Okullarda meydana gelen şiddet olaylarının çocuklar, aileler ve toplum açısından kaygı verici bir noktaya geldiğini ifade eden Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Funda Çiftçi, sorunun yalnızca aile içindeki eğitim üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığını söyledi.
Kaleninsesi’ne özel konuşan Çiftçi, çocuğun kişiliğinin şekillenmesinde ailesinden aldığı eğitimin önemli olduğunu ancak okul hayatıyla birlikte arkadaş çevresinin ve sosyal ortamın da belirleyici hale geldiğini ifade etti.
“Eğitim ailede başlar, okulda devam eder”
Çocukların yalnızca ev ortamında yetişmediğini belirten Çiftçi, “Eğitim tabii ki ailede başlar, okulda devam eder. Ancak çocuk daha sonra toplumun içerisine giriyor, okula gidiyor, arkadaş çevresi oluşuyor. Dolayısıyla çevrenin çocuk üzerindeki etkisini de görmemiz gerekiyor” dedi.
Ailesinden iyi bir eğitim alan bir çocuğun dahi zaman içerisinde çevresindeki olumsuzluklardan etkilenebileceğini belirten Çiftçi, bu nedenle okullarda yaşanan şiddet olaylarının tek bir nedene indirgenmemesi gerektiğini ifade etti.
“Tek başına ailenin gücünü aşan durumlar var”
Şiddet eğilimi gösteren veya psikolojik ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan çocukların yalnızca ailelerin sorumluluğuna bırakılmaması gerektiğini söyleyen Çiftçi, bazı durumlarda ailelerin imkânlarının yetersiz kalabileceğini dile getirdi.
Çiftçi, “Bu mesele tek başına ailelerin altından kalkabileceği kadar küçük değil. Tedaviye, desteğe ya da yardıma ihtiyaç duyan çocuklara devletin de sahip çıkması gerekiyor. Bazı durumlar ailenin gücünü aşabiliyor” ifadelerini kullandı.
“Çocuğu korumak toplumsal bir sorumluluk”
Okullardaki şiddetin önlenebilmesi için aile, okul ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Çiftçi, çocukların sorunlarının erken dönemde fark edilmesinin önemine dikkat çekti.
Çiftçi, çocukların yalnızca yaşanan bir olayın ardından gündeme gelmemesi gerektiğini belirterek, desteğe ihtiyaç duyan çocukların korunması ve gerekli desteğe ulaştırılmasında devletin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının toplumsal açıdan son derece üzücü olduğunu ifade eden Çiftçi, sorunun çözümünde ailelerin suçlanması yerine çocukların içinde bulunduğu aile, okul ve çevre koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.



