Çanakkale’de uzun yıllar erkek çalışanlarla özdeşleştirilen toplu ulaşım sektöründe kadınların görünürlüğü giderek artıyor. Çanakkale Belediyesi bünyesinde bir süre önce 4 olan kadın otobüs şoförü sayısı 8’e yükselirken, belediyenin ulaşım filosuna katılması planlanan yeni araçlarla kadın istihdamının daha da artırılması gündemde. Çanakkale Belediyesi Ulaşım Müdürü Pınar Karabacak, Belediye Başkanı’nın kadınların çalışma hayatındaki varlığına yalnızca ulaşım alanında değil, belediyenin genel yapılanmasında da önem verdiğini belirterek, belediye personeli ve müdürler arasında kadınların güçlü biçimde temsil edildiğini söyledi.
“Erkek bunu yapar, kadın bunu yapar diye büyümedim”
Yaklaşık iki buçuk yıldır Çanakkale Belediyesi Ulaşım Müdürlüğü görevini sürdüren Karabacak, ulaşım sektörünün erkeklerle özdeşleştirilmesine rağmen görevi hiçbir zaman kadın-erkek ayrımı üzerinden değerlendirmediğini söyledi. Çanakkale’de yetişirken “erkek bunu yapar, kadın bunu yapar” şeklinde bir anlayışla büyümediğini belirten Karabacak, erkeğin yaptığı bir işi kendisinin de yapabileceğini düşündüğünü anlattı. Ulaşım Müdürlüğü görevine gelirken “Ben bunu yapabilir miyim?” ya da “Burada bir erkek mi olmalı?” gibi bir düşüncenin aklına gelmediğini söyleyen Karabacak, dışarıdan çeşitli önyargılar bulunabileceğini ancak önemli olanın işi yapabilecek bilgiye ve yetkinliğe sahip olmak olduğunu ifade etti. Yaklaşık 15 yıldır belediyede ve ulaşım hizmetlerinin içerisinde çalışan Karabacak, kadınların iş hayatına kattığı farklılığı ise empati ve detaylı düşünme üzerinden değerlendirdi. Bir ulaşım yöneticisi olarak yalnızca otobüslerin sefere çıkmasını değil, gece nöbetinden çıkan personelin evine nasıl ulaşacağından otobüs istasyonlarında yapılabilecek iyileştirmelere kadar birçok ayrıntıyı düşündüğünü belirten Karabacak, kadınların olaylara daha geniş ve insan odaklı bakabildiğini söyledi.
Sekiz kadın, sekiz farklı başlangıç
Çanakkale Belediyesi bünyesinde direksiyon başında görev yapan Sevil Sezgin, Yeliz Tez, Hülya Karadeniz, Cemile Uysal, Işın Elik, Deniz Uylar, imge inmez ve Pınar Baş’ın şoförlüğe uzanan yolları birbirinden farklı. Daha önce direksiyon eğitmenliği yapan Sezgin, kadın şoför alımlarını görmesinin ardından Ezine’den Çanakkale’ye gelerek mesleğe başladı. Tez, eşinin ve çevresinin “Sen de yaparsın” desteğiyle direksiyon başına geçerken, yaklaşık yedi buçuk yıllık deneyime sahip Karadeniz ise yeni bir iş arayışındayken şoförlüğe yöneldi. Karadeniz, “Araba kullanmayı ve insanları çok seviyorum. İyi ki girmişim, mesleğimi ve ekip arkadaşlarımı çok seviyorum” dedi. Şoförlükten önce markette çalışan Cemile Uysal, mesleğe geçişini “hayat mücadelesi” olarak tanımlarken; Işın Elik çocukluk yıllarından beri traktör, kamyon ve tırlara duyduğu ilginin ardından kentteki kadın şoförleri görüp “Ben de yapabilirim” diyerek harekete geçti. Deniz Uylar ise Hülya Karadeniz’in “Sen de yaparsın” sözleri ve eşinin desteğiyle mesleğe adım attığını belirterek, “Yapamayacağımı düşünüyordum ama yaptım, başardım. Şu an çok severek yapıyorum” ifadelerini kullandı.
Kadın şoförler arasında ağır vasıta tecrübesiyle öne çıkan İmge İnmez, yaklaşık beş yıl yurt içi ve yurt dışında tır şoförlüğü yaptıktan sonra ailesinden uzun süre ayrı kalmamak için kent içi ulaşıma geçti. Pınar Baş’ın araçlarla ilişkisi ise 13 yaşında başladı; uzun yol şoförü olan eşinin de desteğiyle mesleğe yöneldi. Sekiz kadının farklı başlangıçları, araç kullanma sevgisi ve insanlarla kurdukları iletişimde birleşirken, bir kadın şoförün görünürlüğü başka kadınların da “Ben de yapabilirim” demesine cesaret veriyor.
“Güvenli şehrin anahtarı biz kadınlarız”
Kadın şoförlerin yıllar içinde edindikleri ortak deneyimlerden biri de yolcuların kendilerine yönelik yaklaşımı oldu. Otobüsün gecikmesi, yoğunluk ya da kalabalık nedeniyle araca gergin şekilde binen bazı yolcuların direksiyon başında kadın gördüklerinde daha yumuşak bir iletişim kurduğunu anlatan şoförler, özellikle “Günaydın” ve “Kolay gelsin” sözlerini sık duyduklarını söyledi. Kadın şoförler, yolcuyla kurdukları ilişkinin temelinde sabır, güler yüz ve empati bulunduğunu düşünüyor. Onlara göre şoförlük yalnızca direksiyonu çevirmekten ibaret değil; kentte yolunu bilmeyen bir yolcuya yardımcı olmak, sorulara cevap vermek, yaşlı, hamile ya da çocuklu yolcuların güvenliğini takip etmek de mesleğin önemli parçaları arasında yer alıyor. Kadınlar, güzergâhı, sefer saatini ve trafik akışını takip ederken otobüs içerisindeki yolcuları da sürekli gözlemlemek zorunda olduklarını belirtti. Kadınlar, anlayışlı ve sabırlı davranmanın yolcuların kendilerine duyduğu güveni artırdığını belirterek, “Empatiyle yaklaştığımız için yolcu bizden memnun. Güveni vermek önemli. Bu hepimizin başarısı” “Güvenli şehrin anahtarı biz kadınlarız” ifadelerini kullandı.
“Sen araç kullanmıyorsun, adeta şiir yazıyorsun”
Yolcuların kadın şoförlere ilişkin söyledikleri bazı sözler ise yıllar geçmesine rağmen unutulmadı. Bir yolcunun kadın şoförlerden birine, “Sen araç kullanmıyorsun, adeta şiir yazıyorsun” dediğini anlatan ekip, başka yolcuların da “Parmaklarının ucunda çeviriyorsun” gibi ifadeler kullandığını belirtti. Bazı yolcuların kasislerden geçişlerini dahi hissetmediklerini söyleyerek kendilerine teşekkür ettiğini anlatan kadınlar, trafik konusunda deneyimli yolculardan gelen olumlu değerlendirmelerin de kendileri için önemli olduğunu söyledi. Kadın şoförlerin kentte artan görünürlüğü yalnızca otobüs içerisindeki yolcuların değil, sokaktaki vatandaşların da dikkatini çekiyor. Aynı güzergâhta çalışan üç kadın şoförün peş peşe aynı durağa girdiği bir anı anlatan kadınlardan biri, “Duraktakilerin yüzlerine baktım. Öyle bir mutluluk vardı ki... Sanki onların çocuklarıyız ya da gelinleriyiz” sözlerini kullandı.
“Biz Cumhuriyet kadınlarıyız, biz Atatürk’ün kadınlarıyız”
Çanakkale Belediyesi toplu ulaşımında kadın şoför sayısının 4’ten 8’e yükselmesi, kadınlar açısından yalnızca rakamsal bir artış anlamına gelmiyor. Bir kadının direksiyon başındaki görünürlüğü başka bir kadının “Ben de yapabilirim” demesine, yıllardır erkeklerle özdeşleştirilen bir meslekte kadınların daha fazla yer almasına ve kentte kadın şoför görüntüsünün giderek olağanlaşmasına katkı sağlıyor. Kadın şoförler ise ulaştıkları noktayı yalnızca bireysel başarıları olarak görmüyor. Meslekte birbirlerine verdikleri destekten yolculardan kazandıkları güvene kadar ortaya çıkan tabloyu ortak bir başarı olarak değerlendiren kadınlar, kendilerini şu sözlerle ifade etti: “Bu hepimizin başarısı. Bunu başarmak çok güzel. Çünkü biz Cumhuriyet kadınlarıyız. Biz Atatürk’ün kadınlarıyız.” Çanakkale’nin farklı güzergâhlarında her gün direksiyon başına geçen sekiz kadın, yalnızca yolcuları bir duraktan diğerine taşımıyor; ulaşım sektöründe kadınların daha fazla görünür olmasının da yolunu açıyor.





