Ekonomi

Altyapıdan Faturaya: Çanakkale’de Suyun Ekonomisi Veriyle Yönetiliyor”

Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürü Doruk Özdemir, su fiyatlarının enerji, yatırım ve vergi giderlerinin toplamıyla belirlendiğini açıkladı. Kentte altyapı yenilemeleri sürerken, kayıp-kaçak oranının düşürüldüğü ve su yönetiminde önemli ilerleme sağlandığı belirtildi.

Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü, kent genelinde yürüttüğü kapsamlı altyapı çalışmalarıyla içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarında önemli bir dönüşüm sürecini sürdürüyor. Su ve Kanalizasyon Müdürü Doruk Özdemir, Kaleninsesi’ne verdiği özel röportajda hem sahadaki yatırımları hem de su yönetiminde gelinen noktayı ayrıntılarıyla anlattı

“Rastgele değil, analizle hareket ediyoruz”

Doruk Özdemir, altyapı çalışmalarının tamamen planlı ve veri odaklı bir sistemle yürütüldüğünü belirterek, müdahalelerin rastgele değil şikâyetler, saha ekiplerinin tespitleri ve teknik analizler doğrultusunda belirlendiğini söyledi.

Troya Caddesi, Cevatpaşa Mahallesi Gül Sokak ve Ordu Sokak başta olmak üzere birçok noktada 2026 yılının başı itibarıyla içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının yenilenmesine başlandığını ifade eden Özdemir, özellikle yeni yapılaşma alanları ve sosyal konut bölgelerinde ana taşıyıcı hatların yeniden projelendirildiğini kaydetti.

Kent genelinde kanalizasyon, içme suyu ve yağmur suyu açısından problem yaşanan bölgelerin tek tek tespit edilerek müdahale edildiğini vurgulayan Özdemir, tüm çalışmaların saha ekiplerinin analizleri ve teknik değerlendirmeler sonucunda planlandığını dile getirdi.

Bölgesel sorunlara nokta atışı müdahale

Özdemir, Troya Caddesi bölgesinde artan yapılaşma ile birlikte altyapı ihtiyacının yükseldiğini, bu nedenle ana isale ve taşıyıcı hatların yenilendiğini belirtti. Bölgede bazı sitelerde yaşanan kanalizasyon problemlerinin giderildiğini, küçük sanayi bölgesinde ise şiddetli yağışlarda oluşan su baskınlarının önüne geçmek için yağmur suyu hatlarının yenilendiğini ifade etti.

Aynı bölgede içme suyu şebekesindeki basınç problemlerinin de çözüldüğünü belirten Özdemir, yapılan tüm müdahalelerin uzun vadeli teknik planlamalarla hayata geçirildiğini söyledi.

Cevatpaşa Mahallesi’nde de uzun süredir devam eden kanalizasyon ve içme suyu sorunlarına müdahale edildiğini ifade eden Özdemir, hatların yenilenmesiyle birlikte koku problemlerinin ortadan kaldırıldığını ve kanalizasyon taşkınlarının sona erdirildiğini kaydetti.

28 kilometrelik altyapı yenilemesi tamamlandı

Son iki buçuk yılda kent genelinde yaklaşık 28 kilometrelik içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hattı yenilendi. Gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte kanalizasyon taşkınlarının büyük ölçüde önüne geçildiği, yağmur suyu baskınlarının azaltıldığı, içme suyu basınç problemlerinin giderildiği ve koku kaynaklı şikâyetlerin ortadan kaldırıldığı belirtildi.

Özdemir, bu yatırımların yalnızca günlük sorunları çözmekle kalmadığını, aynı zamanda 30 ila 40 yıllık bir altyapı vizyonu doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade etti. Çanakkale’de su kayıp-kaçak oranının 2024 yılı başında %28 seviyesinden %20,5’e düşürüldüğü açıklandı. Türkiye ortalamasının yaklaşık %33 seviyesinde olduğu dikkate alındığında, Çanakkale’nin ulusal ortalamanın altında başarılı bir performans sergilediği ifade edildi.

Özdemir, Bakanlık tarafından 2033 yılı için hedeflenen %25 seviyesine 2025 yılı başında ulaşıldığını, böylece hedefin yaklaşık 8 yıl öncesinden yakalandığını söyledi.

Uluslararası ilgi ve teknik eğitimler

Çanakkale’deki su ve atık su arıtma tesislerinin yalnızca ulusal değil uluslararası düzeyde de dikkat çektiği belirtildi. Son dönemde Danimarka Başkonsolosluğu’nun tesislerde incelemelerde bulunduğu, ayrıca İller Bankası’nın farklı illerden gelen mühendislerine Çanakkale’de uygulamalı eğitim programı düzenlendiği ifade edildi.

Özdemir, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen mühendislerin tesislerde işletme, planlama ve arıtma teknolojileri üzerine eğitim aldığını ve programın başarılı geçtiğini söyledi.

Geri kazanım suyu: “Mor şebeke” modeli

Atık suyun ileri arıtma teknolojileriyle yeniden kullanıma kazandırılması amacıyla geliştirilen “mor şebeke” projesi kapsamında Singapur, Japonya ve İspanya modelleri incelendi. Arıtılmış suyun park ve bahçeler, rekreasyon alanları, tarımsal sulama ve sanayi bölgelerinde değerlendirilmesine yönelik altyapı oluşturuldu.

Güzelyalı bölgesinde başlatılan pilot uygulama Güzelyalı Arıtma Tesisi’ne entegre edilirken, merkez ilçede daha geniş kapsamlı kullanım için Avrupa Birliği’ne başvuru yapıldı. Proje, 1000 proje arasından seçilen 24 proje arasında yer aldı.

Merkez ilçede Esenler ve Karacaören bölgelerinde planlanan büyük park alanları ile cuma pazarı çevresi ve Sarıçay çevresindeki yeşil alanlara mor şebeke hatlarının döşenmeye başlandığı ifade edildi. Yaklaşık 3,5 kilometre merkezde ve 1,5 kilometre Güzelyalı’da hat imalatı gerçekleştirildiği belirtildi.

350 bin metreküplük geri kazanım potansiyeli

Çanakkale’de günlük yaklaşık 20 bin metreküp atık su arıtıldığı belirtilirken, geri kazanım suyu projesi tamamlandığında bu suyun önemli bir bölümünün yeniden kullanılabilir hale geleceği ifade edildi. Özdemir, toplamda 350 bin metreküpe kadar geri kazanım potansiyeli bulunduğunu söyledi.

Bu suyun özellikle organize sanayi bölgelerinde kullanılabileceğini belirten Özdemir, beton üretimi, parke taş imalatı ve soğutma sistemleri gibi alanlarda ciddi maliyet avantajı sağlayacağını ifade etti. Kentte içme suyunun 44 farklı parametre üzerinden düzenli olarak analiz edildiğini belirten Özdemir, suyun ileri arıtma teknolojileri sayesinde yüksek kalite standartlarında olduğunu ve güvenle tüketilebildiğini söyledi.

Su faturasında maliyet ve finansman yükü

Su fiyatlandırmasında en önemli kalemlerden birinin finansman giderleri olduğunu belirten Özdemir, baraj yatırımları ve altyapı projelerine ait kredi geri ödemelerinin toplam maliyet üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu ifade etti. Bu kapsamda finansman giderlerinin toplam su maliyetinin yaklaşık yüzde 15 ila 20’sini oluşturduğunu, bazı dönemlerde bu oranın yatırım geri ödemeleri nedeniyle daha da yükseldiğini söyledi.

İçme suyu ve atık su arıtma tesislerinde kullanılan tüm ekipman ve malzemelerde Katma Değer Vergisi ödendiğini belirten Özdemir, bu durumun da toplam maliyet üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Enerji, yatırım ve vergi yüklerinin birleşmesiyle suyun nihai maliyetinin oluştuğunu söyledi.

Bu kapsamda çevresel yatırımları düzenli şekilde işleten belediyelerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, atık su arıtma tesislerinde olduğu gibi su yönetimi alanında da teşvik mekanizmalarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. KDV oranlarında yapılacak düzenlemelerin ve olası teşviklerin suyun nihai maliyetini düşürebileceğini ifade etti.

Fatura yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, su faturalarında çevre temizlik vergisi ve katı atık bedelinin de yer aldığını hatırlattı. Kartlı sistemde vatandaşların suyu belirli periyotlarda tükettiğini, bu nedenle katı atık bedelinin kullanım süresiyle birlikte hesaplandığını belirtti.

Katı atık bedelinin aylık kullanım süresiyle çarpılması nedeniyle faturaların zaman zaman yüksek görünebildiğini ifade eden Özdemir, buna rağmen merkezde konut su birim fiyatının metreküp başına yaklaşık 42 TL seviyesinde olduğunu söyledi.

Enerji maliyetleri ve yeni yatırımlar

Arıtma tesislerinde kullanılan yüksek enerji tüketiminin maliyetleri artırdığını belirten Özdemir, özellikle pompa sistemleri ve ileri arıtma teknolojilerinin ciddi enerji gerektirdiğini ifade etti. Bu nedenle enerji teşviklerinin su yönetimi açısından kritik olduğunu söyledi.

Kentte iki yeni su deposunun yapımının sürdüğünü ve toplam kapasitenin 20 bin metreküpe çıkarılacağını belirten Özdemir, bu yatırımlar sayesinde ileride yaşanabilecek su kesintilerinin önüne geçileceğini ifade etti. Kayıp-kaçak oranındaki düşüş, altyapı yenilemeleri, geri kazanım suyu projesi ve uluslararası incelemelerle birlikte Çanakkale’nin su yönetimi alanında Türkiye’de örnek gösterilen şehirlerden biri haline geldiği değerlendiriliyor.