Geleceğin Ateşine Kıvılcım Derneği Başkanı ve antrenör Serap Şengezer, özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımı, ailelerin desteklenmesi ve Çanakkale’de farkındalığın artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Şengezer, dernek olarak toplumsal açıdan dezavantajlı görülen özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Engelliliğin yalnızca fiziksel veya zihinsel bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Şengezer, “Engellilik sadece fiziksel ya da zihinsel bir durum değildir. Aynı zamanda toplumun engelli bireylere nasıl davrandığı, onlara fırsatlar sunup sunmadığı ile ilgilidir” dedi.

Kadın çiftçiler Çanakkale ve Edirne’de tarımsal uygulamaları yerinde inceledi
Kadın çiftçiler Çanakkale ve Edirne’de tarımsal uygulamaları yerinde inceledi
İçeriği Görüntüle

"Engelsiz Aile" projesinin başarısı

Dernek tarafından ailelere ve özel gereksinimli çocuklara yönelik ücretsiz hizmetler sunulduğunu belirten Şengezer, İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanan “Engelsiz Aile” projesinin altı aylık sürecin ardından tamamlandığını söyledi.

Proje kapsamında dil terapisti, klinik psikolog, diyetisyen, özel eğitim uzmanı, ses bilgisi uzmanı ve sportif eğitmenlerin ailelerle bir araya geldiğini aktaran Şengezer, uzmanların seminerler düzenleyerek ailelerin sorularını dinlediğini ve çözüm önerileri sunduğunu kaydetti.

Projenin sonunda yaklaşık 90 kişilik grupla İstanbul gezisi düzenlediklerini belirten Şengezer, çocukların ve ailelerin sosyal yaşama katılımının desteklenmesinin hedeflendiğini söyledi. Şengezer, “Amacımız çocukların toplumun içine karışmasını, sosyal gelişimlerinin desteklenmesini, birbirleriyle iletişim kurmalarını ve farklı yerleri görmelerini sağlamaktı. Onlara, ‘Farklı olsak da biz de varız’ duygusunu yaşatmak istedik” ifadelerini kullandı.

Yeni proje yolda

Derneğin yeni projesinin “Sağlıklı Ebeveyn, Regüle Çocuk” olduğunu açıklayan Şengezer, projenin İçişleri Bakanlığı tarafından onaylandığını belirtti. Yaklaşık altı ay sürmesi planlanan proje kapsamında, özel gereksinimli çocukların ailelerine yönelik çok yönlü bir destek programı uygulanacağını aktaran Şengezer, çalışmanın yalnızca klinik psikolog desteğiyle sınırlı olmayacağını ifade etti.

Programda klinik psikolog Hüseyin Gürtekin’in ailelerin ruhsal süreçlerine yönelik çalışmalar gerçekleştireceğini belirten Şengezer, kendisinin ise Kıvılcım Spor Akademisi antrenörü olarak ailelere nefes egzersizleri ve kaygıyı azaltmaya yönelik somatik egzersizler uygulayacağını söyledi. Çalışmaların altı aylık süreçte toplam 8 uygulamalı seans şeklinde gerçekleştirilmesinin planlandığını kaydeden Şengezer, projenin sonunda ise katılımcılarla İstanbul Macera Parkı’na düzenlenecek geziyle kapanış yapılacağını belirtti.

“Otizm ve zihinsel yetersizlik konusunda farkındalık artırılmalı”

Engellilik denildiğinde toplumda daha çok görme, işitme ve bedensel engelliliğin ön plana çıktığını belirten Şengezer, otizm, zihinsel yetersizlik, dikkat eksikliği ve farklı genetik durumlarla yaşayan çocukların da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.

Şengezer, “Çanakkale'de görme ve işitme engelli bireyler de bulunuyor ve bunlarla ilgili gerekli hakların tanımlanması gerekiyor. Ancak özellikle otizm ve zihinsel yetersizlik yaşayan çocuklar konusunda toplumun bilinçlendirilmesine daha fazla ihtiyaç var” dedi.

Dernek olarak farkındalık çalışmaları yaptıklarını belirten Şengezer, zaman zaman sokak röportajları gerçekleştirdiklerini ve vatandaşlara “Otizm nedir?”, “Otizmi nasıl biliyorsunuz?” ve “Bakış açınız nedir?” gibi sorular yönelttiklerini söyledi.

Toplu taşımada farkındalık çağrısı

Özel gereksinimli çocukların ailelerinin toplu taşıma araçlarında zaman zaman sorunlarla karşılaşabildiğini belirten Şengezer, belediyelere ve ilgili kurumlara çeşitli önerilerde bulundu.

Şengezer, otobüs şoförlerine özel gereksinimli çocuklarla ilgili eğitimler verilmesi gerektiğini belirterek, “Bu çocuklara ve ailelerine nasıl davranılması gerektiği konusunda bilgilendirmeler yapılabilir” dedi.

Otobüslerde yalnızca genel uyarıların değil, özel gereksinimli bireylere yönelik bilgilendirici içeriklerin de yer alabileceğini ifade eden Şengezer, bu tür uygulamaların ailelerin toplum ve kurumlar tarafından desteklendiğini hissetmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

“Farkındalık yalnızca belirli günlere sıkıştırılmamalı”

3 Aralık Dünya Engelliler Günü ve farkındalık haftalarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirildiğini ancak çalışmaların yıl geneline yayılması gerektiğini belirten Şengezer, “Farkındalık çalışmalarının yalnızca belirli gün ve haftalara sıkıştırılmaması gerekiyor. Her yıla yayılan, sürdürülebilir farkındalık çalışmaları yapılmalı” ifadelerini kullandı.

Toplumun özel gereksinimli bireyler konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Şengezer, bu farkındalığın yalnızca yetişkinlere değil, çocuklara da küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söyledi.

“Aileler ‘İnsanlar ne der?’ düşüncesine kapılmamalı”

Özel gereksinimli çocukların ailelerine de mesaj veren Şengezer, özellikle otizmli çocukların sosyal hayattan uzaklaştırılmaması gerektiğini belirtti.

Şengezer, “Ailelerin, özellikle otizmli çocukların ailelerinin, hiçbir şekilde çocuklarını sosyal hayattan ve toplumsal alanlardan uzaklaştırmalarını istemiyorum. Çocuklarımız toplumsal hayatın içine girdikçe buna alışacak ve kendilerini buna göre şekillendirecekler. Ancak toplumun da buna alışması gerekiyor” dedi.

Ailelerin “İnsanlar ne der?” düşüncesine kapılmadan çocuklarını sosyal yaşamın içine dahil etmeleri gerektiğini ifade eden Şengezer, ailelerin kendilerini de güçlendirmesinin önemine dikkat çekti.

Farkındalık çalışmalarının okullardan başlaması gerektiğini vurgulayan Şengezer, “Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bu farkındalığın kazandırılması gerekiyor. Çok farklı projeler geliştirilebilir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Esra Nur Çay