Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 9 üniversiteye yeni rektörler atadı.

Gazi Üniversitesi Rektörü Çanakkaleli Prof.Dr. İbrahim Uslan. Gündem yoğunluğundan fırsat bulup kendisini kutlayamamıştım.

Hayırlı uğurlu olsun hocam.

Çanakkaleli olarak gururlandık..

ÇANAKKALE’DE GEÇEN HAFTA

Hayat devam ediyor. 40 yıldır örgütlenip sinsi darbe planı hazırlayanlar ve bu yapıya (FETÖ/PDY) yardım yataklık yapanlar yargı önünde hesap vermek üzere yakalanıp gözaltına alınmaları dışında günlük yaşam olağan akışında sürüyor.

Hükümet OHAL Kanunu çıkardığında ortalığı yangın yerine dönüştürmek isteyenlerin boş konuştuğu ve millete ‘bak öcü geliyor’ diye korkutmanın dışında farklı bir amaç taşımadığını millet olarak gördük.

Size somut bir örnek; Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) dönem değişikliği planlanan tarihte gerçekleşti. Çanakkale Valisi Hamza Erkal, GMKA Yönetim Kurulu Başkanı olarak bayrağı devir aldı. Bu şu demek; ajansın destekleyeceği projeler incelenecek ve tıpkı 15 Temmuz öncesi gibi Çanakkale’ye ne pay düşecek, izleyip takipçi olacağız.

Cuma Pazarına gidiyoruz. Haftalık ihtiyaçların karşılanması için bunaltıcı sıcak havaya rağmen insanlar alışverişte. Pazarda esnafa soruyorum “işler nasıl?” Verdiği yanıt “Allah bereket versin.Bu hafta iyi.”

Seyyara soruyorum “nasıl gidiyor su satışları?” Aldığım yanıt “abi Pazar pazarı için aldığım sular bile Cuma’dan bitti.”

Hafta sonu (cumartesi) Çarşı’dayım. Bir ahbabımın yanına uğruyorum “nasıl gidiyor?” Yanıtı “16’sında bıçak gibi kesti işler. Sonra bir süre (5-6 gün) devam etti. OHAL ilanı öncesi durmuştu ama bu hafta hiç beklemediğimiz canlılıkla karşılaştık. İnsanlar rahat harcıyor.”

Deniz kenarı, akşam Kordon gezintileri, düğünler. Hayat kaldığı yerden devam ediyor. Trafik denetimi cezaları da aynen kaldığı yeden..

80 darbesi sonrasını hariç tutarsak Batı’da Çanakkale ilk defa OHAL yaşıyor. Rutin akışta değişiklik yok.

Ne diyordu muhalefet?

Bir iki gün moralimizi bozdu o kadar.

Demokrasi nöbetindeki zabıta engeli dışında…

Herşey olağan akışında.

YABANCI NE YAPSIN

Çanakkale Belediyesinin, Ak Partili belediyelerin yıllar önce başlattığı ‘bebek emzirme’ kabinlerini yeni getirip kente koyduğunu ilk buradan duyurmuştuk. Belediye basın bürosu bizden sonra çıkıp tanıtım yazısını servis etti. Her neyse, atlatma haber hobimizi tatmin edecek değilim.

Önceki gün bir açıklama okudum. Deniyor ki; kabinlerden yararlanacak bebek sahibi annelere kabine giriş kartları Belediye Kültür Sosyal İşler Müdürlüğünden verilecek…

Hoppalaaa..

Anne evinden çıkacak. Önce belediyeye uğrayacak. Kartını alacak. Sonra alışveriş yada gezintiye çıkıp bebeğini emzirecek. Olabilir. Keşke çat kapı girebilse ama hadi neyse. Kabinlerin emzirme sonrası hijyen temizliği v.s nasıl olacak? Bunu da geçtim.

Çanakkale dışından şehre gezmeye gelmiş anneler ne yapsın? Belediye Kültür Sosyal İşler Müdürlüğü adresini mi soracak taksiciye? Hadi diyelim sordu, gidip aldı kartı. Gece kimi bulacak?

Böyle saçma, sapan, uğraştırıcınıza adam gibi bir formül öretilemez mi?

Örneğin kabin başına bir görevli koysanız.

Donanma Çay Bahçesi önündeki kabine bir bakın.

Önünde seyyar, kapının kolu görünecek kadar..

Bebekli anne, elinde kartı da olsa seyyara “çek arabanı kardeşim’ diye polemiğe mi girecek?

İşgaliye zaten ödemiyor, anneyi geçit de vermiyor.

Nerede lokma ocağı saban zabıta?

ESKİ VEKİL NEREDE?

Milli Birlik, demokrasi adı altında veya başka sloganlarla Çanakkale’de demokrasi nöbetleri devam ediyor. CHP, yönetim anlamında alanlarda yok ama Ak Parti gibi MHP’de alanlara indi. Dayanışma için güzel milli birlik beraberlik resmi oluşturuyor.

Başından beri izliyorum; MHP’nin 7 Haziran’da seçilip 1 Kasım’da kaybettiği milletvekili ve adayı nerede? Belki gözden kaçırmışımdır (!), eğer kendisini alanlarda görüp eden varsa beni aydınlatsın.

Kimseye zorla “hadi alana nöbete” diyecek halimiz yok. Böyle bir yetkimiz de yok. Zorlayacak da değil ama kamu adına madem eleştiri hakkımız var. Bu eleştiriye de şahsi açıdan değil MHP’lilerden gelen talep adına katılıyorum.

Sanırım muhatabı olarak bir yanıt verir.