Çanakkale’de çöpten çıkan gaz, artık yalnızca atık sahasının bir sonucu değil; elektrik üretiminin ve karbon azaltımının bir parçası.

Çanakkale Katı Atık Yönetim Birliği’nin (ÇAKAB) tesislerinde oluşan metan gazı sistem içerisinde toplanarak enerjiye dönüştürülüyor. Çanakkale Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Aysun Kavcar’ın Kaleninsesi’ne verdiği bilgilere göre, tesiste toplam 2,4 megavat kurulu güç bulunuyor. İki ayrı 1,2 megavatlık gaz motoruyla çalışan sistem, bir taraftan elektrik üretirken diğer taraftan atmosfere salınabilecek metan gazının önüne geçiyor.

Ancak Çanakkale açısından asıl önemli gelişme, yapılan çalışmanın yalnızca “enerji üretildi” denilerek bırakılmaması oldu. Üretilen enerjinin ne kadar karbon azaltımı sağladığı ölçüldü, doğrulandı ve iki yılı aşkın süren uluslararası sertifikasyon sürecine taşındı.

93 bin 805 tonluk azaltım onaylandı

ÇAKAB tesislerindeki çalışma kapsamında 2021 ve 2022 yıllarında sağlanan toplam 93 bin 805 ton karbondioksit eşdeğeri emisyon azaltımı onaylandı. Kavcar, sertifikasyon sürecinin iki yıldan uzun sürdüğünü ve gerçekleştirilen enerji üretiminin doğrulanabilir veriler üzerinden belgelendiğini anlattı.

Kavcar, sürecin çıkış noktasını şu sözlerle anlattı:

“Biz burada bir enerji işi yapıyoruz. Türkiye’de birçok yer gazdan enerji elde ediyor. Fakat biz bunu artık sertifikalandırmalıyız dedik.”

İlk sertifikasyon döneminin tamamlanmasının ardından süreç burada bitmeyecek. 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde edilen enerji ve karbon azaltım verileri de arkadan gelerek doğrulama sistemine dahil edilecek. Böylece Çanakkale’de atıktan enerji üretiminin çevresel karşılığı yıllar bazında takip edilebilecek.

Karbon artık yalnızca çevre başlığı değil

Sertifikasyonun dikkat çeken diğer boyutu ise karbon azaltımının ekonomik bir değere dönüşebilmesi.

Kavcar, belirlenen emisyon yükümlülüklerini karşılayamayan kurum veya şirketlerin doğrulanmış karbon sertifikalarını satın alabildiğini belirterek, karbon piyasasının işleyişini şöyle anlattı:

“Atmosferi kirleten ya da taahhütlerini tamamlayamayanlar bu ağ içerisinde bu sertifikaları temin ederek, satın alarak yükümlülüklerini yerine getiriyorlar. Karbon sertifikası bu aslında.”

Bu durum, ÇAKAB tesislerinde gerçekleşen enerji üretiminin yalnızca elektrik olarak değil, doğrulanmış karbon azaltımı üzerinden de değer üretmesini mümkün hale getiriyor.

ÇAKAB yalnızca Çanakkale merkezden ibaret değil

Sistemin etki alanı da Çanakkale merkezle sınırlı değil.

Kavcar’ın verdiği bilgilere göre ÇAKAB bünyesinde Çanakkale Belediyesi ile birlikte Kepez, Lapseki, Çardak ve Umurbey belediyeleri bulunuyor. İl Özel İdaresinin de birlik içerisinde yer almasıyla yaklaşık 90 köy de sistemin kapsamına giriyor.

Bu nedenle ÇAKAB üzerinden elde edilen enerji ve karbon azaltımı, yalnızca tek bir belediyenin değil, daha geniş bir bölgesel atık yönetim sisteminin sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Muharrem Erkek’ten iklim için iki imza

Karbon azaltımının sertifikalandırıldığı süreç devam ederken Çanakkale’de iklim politikalarının geleceğini ilgilendiren iki yeni adım daha atıldı.

Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, İklim ve Enerji için Belediye Başkanları Küresel Sözleşmesi (GCoM) Taahhüt Metni ile İklim için Çok Düzeyli Yönetişim Platformu (MLGP4Climate) İş Birliği Onay Mektubu’nu imzaladı.

İmzalarla birlikte Çanakkale’nin sera gazı emisyonlarının azaltılması, kentteki iklim risklerinin ortaya çıkarılması, iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması ve sürdürülebilir enerji çalışmalarının geliştirilmesi hedefleniyor.

Kavcar da röportaj sırasında imzaların yeni atıldığını belirterek GCoM’un küresel ölçekte belediyeleri aynı iklim hedefleri etrafında buluşturan bir yapı olduğunu anlattı. Kavcar’ın verdiği bilgiye göre ağ içerisinde dünya genelinde 14 binden fazla şehir ve yerel yönetim bulunurken, Türkiye’den de yaklaşık 130 belediye yer alıyor. Çanakkale Belediyesi de imzayla birlikte bu uluslararası yapının taraflarından biri oldu.

Ancak bu imza yalnızca uluslararası bir ağa katılım anlamına gelmiyor.

Çanakkale üç yıllık bir çalışma dönemine giriyor

Kavcar, GCoM kapsamında belediyelerin belirli bir süre içerisinde kent ölçeğinde sera gazı emisyon envanteri hazırlaması, iklim risklerini ve kırılganlıklarını belirlemesi ve ölçülebilir azaltım hedefleri ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Bu süreçte Çanakkale’nin mevcut İklim Değişikliği Eylem Planı da yeni mevzuat doğrultusunda yeniden ele alınacak.

Yeni yönetmeliğin yayımlandığını ancak belediyelerin uygulamada izleyeceği kılavuzların beklendiğini belirten Kavcar, kılavuzların ardından Çanakkale’nin yeni yol haritasının oluşturulacağını söyledi.

Kentte daha önce hazırlanan eylem planının da zaman içerisinde güncellenmesi gerektiğini anlatan Kavcar, geçtiğimiz yıl yürütülen Avrupa Birliği destekli İklim Elçileri Projesi kapsamında mevcut planın farklı kesimlerin katılımıyla yeniden tartışmaya açıldığını ifade etti.

“Ölçülebilir olmadığı sürece anlamı kalmıyor”

Çanakkale’nin yeni dönem iklim politikasındaki temel yaklaşım ise yapılan çalışmayı yalnızca anlatmak değil, sonucunu rakamlarla ortaya koymak olacak.

Kavcar, bu noktada özellikle ölçülebilirlik üzerinde durdu.

Kentte uygulanan akıllı kavşakların dahi artık yalnızca trafik ve ulaşım açısından değerlendirilmediğini belirten Kavcar, kavşaklardaki bekleme sürelerinin azalmasıyla birlikte egzoz emisyonlarında sağlanan düşüşün de hesaplanabilir hale geldiğini söyledi.

Kavcar, “Burada veri, yani ölçülebilirlik çok önemli. Ölçülebilir olmadığı sürece ‘bunu yapacağım, onu yapacağım’ demenin çok bir anlamı kalmıyor” dedi.

Bu yaklaşım, karbon sertifikasyonundan akıllı kavşaklara, güneş enerjisinden atık yönetimine kadar kentte yapılan çalışmaların ortak noktası haline geliyor.

Güneş de Çanakkale’nin enerji hesabında

Metan gazından sağlanan enerji üretiminin yanında Çanakkale Belediyesinin farklı tesislerinde güneş enerjisi de kullanılıyor.

Kavcar, belediyenin yeşil binasının çatısında, Teknik Hizmetler Kampüsü’nde ve arıtma tesisinde bulunan güneş enerji sistemlerinin enerji geri kazanımına katkı sağladığını söyledi. Bu üretimlerin de iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında raporlandığını belirtti.

Kavcar’ın verdiği bilgilere göre, dönemsel olarak değişmekle birlikte elektrik üretimi aylık ortalama bin megavatsaat seviyesine ulaşabiliyor.

Böylece Çanakkale’nin enerji hesabında atıktan elde edilen gaz ile güneş enerjisi aynı iklim politikasının farklı parçaları haline geliyor.

Uluslararası ağ, yeni finansman kapıları da açabilir

Bolu'da Dünya Yaşlılar Günü'nde anlamlı buluşma!
Bolu'da Dünya Yaşlılar Günü'nde anlamlı buluşma!
İçeriği Görüntüle

Muharrem Erkek’in imzaladığı uluslararası iş birliği metinlerinin bir başka önemli boyutu ise finansman.

İklim eylem planları, enerji projeleri ve yeni uygulamaların ciddi maliyet gerektirdiğini belirten Kavcar, uluslararası ağların belediyelerin yeni finans kaynaklarına ulaşabilmesi açısından önem taşıdığını söyledi.

Kavcar, “Bu uluslararası kuruluşlara üye oluyoruz ki hem finans kaynağına rahat erişebilelim hem de uluslararası platformlarda bize eş değer belediyeler ya da kurumlarla iş birliği içerisinde görünür hale gelelim” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle GCoM ve MLGP4Climate adımları, yalnızca iklim hedefleri açısından değil, Çanakkale’de planlanan projelerin finansman ve uluslararası iş birliği boyutu açısından da önem taşıyor.

İklim mücadelesi evin kapısında başlıyor

Kavcar’a göre Çanakkale’nin karbon hesabı yalnızca belediye binaları, tesisler veya kamu kurumlarından oluşmuyor.

Geçmiş çalışmalarda konut kaynaklı tüketimin önemli emisyon başlıklarından biri olarak ortaya çıktığını belirten Kavcar; tarım, ulaşım, enerji tüketimi ve atıkların da kentin toplam karbon yükünde etkili olduğunu ifade etti.

Vatandaşın kullandığı elektrikten doğal gaza, özel araçla yaptığı yolculuktan su tüketimine kadar günlük hayatın birçok parçası bu hesabın içerisinde.

Çanakkale Belediyesinin internet sitesinde vatandaşların kendi karbon ayak izlerini görebileceği bir hesaplama sistemi bulunduğunu belirten Kavcar, elektrik, doğal gaz ve yakıt verileri girildiğinde tüketimin çevresel karşılığının ortaya çıktığını söyledi.

Bazı aylık tüketimlerde sistemin kişiye 21 ağaç dikilmesine karşılık gelecek bir karbon yükü gösterebildiğini anlatan Kavcar, bu tür hesaplamaların günlük tüketimin büyüklüğünü görünür hale getirdiğini ifade etti.

Sıfır Atık Parkı’nda hazırlık tamam

Çanakkale’de iklim ve atık çalışmalarının vatandaşa doğrudan dokunacağı yeni projelerden biri ise Sıfır Atık Parkı olacak.

Belediyenin bugüne kadar okullar, üniversite öğrencileri, yurtlar ve muhtarlıklar üzerinden eğitim çalışmaları yürüttüğünü belirten Kavcar, yeni parkla birlikte eğitimin uygulamalı hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Parkta cam, kağıt ve plastik atölyeleri bulunacak. Ayrıca yeşil atıkların komposta dönüştürülebileceği bir sistem kurulacak.

Vatandaşlar yeşil atıklarını alana getirerek komposta dönüştürebilecek, çocuklar uygulamalı atölyelere katılabilecek. Plastik atölyesinde üniversite öğrencileriyle ortak çalışma yapılması da planlanıyor.

Kavcar, projenin geldiği aşamayı, “Her şey hazır. Yeri hazır, projeleri tamamlandı. Şimdi imalat kısmına geçeceğiz” sözleriyle anlattı.

Çanakkale’nin yeni iklim hesabı

Çanakkale’de bir tarafta 93 bin 805 tonluk karbon azaltımı uluslararası sistemde belgelenirken, diğer tarafta Başkan Muharrem Erkek’in imzaladığı iki yeni metinle kentin önündeki yıllara ilişkin iklim politikalarının çerçevesi genişliyor.

Atıktan enerji, güneş enerjisi, yeni emisyon envanteri, iklim risklerinin belirlenmesi, finansman kaynakları ve Sıfır Atık Parkı artık birbirinden bağımsız projeler değil; aynı yol haritasının parçaları olarak ilerliyor.

Çanakkale Belediyesi, yürüttüğü çalışmaları uluslararası platformlarda anlatmak amacıyla COP31 kapsamında bir sunum başvurusu da yaptı. Kavcar, başvurunun henüz sonuçlanmadığını belirtti.

Kavcar’a göre asıl mesele ise hazırlanan planların ve imzalanan taahhütlerin sahaya yansıması.

“Sadece konuşmak yetmiyor, planlamak da yetmiyor. Onu icraata geçirmek gerekiyor.”

Muhabir: Utku Cüce