Çanakkale’de sabahın ilk saatlerinde sokaklara yayılan taze ekmek kokusu, kentin köklü fırınlarından Tadım Taşfırın’da geçmişle bugünü buluşturuyor. Kesin kuruluş tarihi bilinmese de 70-80 yıldan fazla geçmişe sahip olduğu tahmin edilen işletme, yıllara meydan okuyarak faaliyetini sürdürüyor. Geleneksel üretim yöntemlerini korumaya çalışan fırın, yalnızca ekmekleriyle değil, mahalle kültürünü yansıtan samimi atmosferiyle de dikkat çekiyor.
Günde 1000 ekmek üretiyor
Yaklaşık 10 kişinin çalıştığı Tadım Taşfırın’da günlük ortalama 1000 ekmek üretiliyor. Bunun yanı sıra günde 500-600 civarında simit ve poğaça satışı gerçekleştiriliyor. Ekşi mayalı, tam buğdaylı ve kepekli ekmeklerin de aralarında bulunduğu 7-8 çeşit ekmek müşterilerin beğenisine sunuluyor. Simit, poğaça, içli açma ve diğer unlu mamuller de işletmenin ürünleri arasında yer alıyor.
İşletmede ustabaşı olarak görev yapan Mustafa Usta, yaklaşık 7-8 yıldır fırında çalıştığını belirterek üretimin her aşamasından sorumlu olduğunu söyledi. Hamurun hazırlanmasından ekmeğin fırına verilmesine kadar bütün süreçleri yürüttüğünü ifade eden Mustafa Usta, çalışma gününün henüz gece saatlerinde başladığını anlattı.

Gece 02.00’de mesai başlıyor
Herkesin uyuduğu saatlerde fırının yolunu tutan Mustafa Usta, her gün saat 02.00’de işbaşı yapıyor ve yaklaşık 10 saat çalışıyor. Mesleğinin zorluklarına rağmen işini severek yaptığını dile getiren Mustafa Usta, “En zor yanı yataktan kalkıp buraya gelmek ama yaptığım işi seviyorum. İşimden zevk alıyorum ve bugüne kadar en iyisini yapmaya çalıştım” dedi.
“Doğallığı ön planda tutmaya çalışıyoruz”
Yıllardır aynı lezzeti korumanın kolay olmadığını belirten Mustafa Usta, geleneksel fırıncılıkta ustalığın, kullanılan unun kalitesinin ve üretime gösterilen özenin belirleyici olduğunu vurguladı. Ürünlerde doğallığa, temizliğe ve hijyene önem verdiklerini kaydeden Mustafa Usta, “Bu işte özen göstermek çok önemli. Yaptığın ürünün katkısız ve doğal olmasına dikkat edeceksin. Biz de burada doğallığı ön planda tutmaya çalışıyoruz. İnsanlara temiz, kaliteli ve doğal ürün sunmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Her ustanın yaptığı ekmeğin lezzeti farklıdır”
Zincir marketlerin ve fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasıyla geleneksel fırınların sayısının azaldığını söyleyen Mustafa Usta, eski usul üretim anlayışını sürdürmeye çalıştıklarını belirtti. Her ustanın elinden çıkan ekmeğin kendine özgü bir lezzeti olduğunu ifade eden Mustafa Usta, “Artık eskisi gibi doğal ekmek yapan fırınlar pek kalmadı. Herkes makine sistemiyle seri üretime yöneliyor. Biz ise elimizden geldiğince eski usul üretim anlayışını yaşatmaya çalışıyoruz. İnsanlar bizim yaptığımız ekmeğin lezzetinden vazgeçemiyor” diye konuştu.
Askıda ekmekle ihtiyaç sahiplerine destek
Tadım Taşfırın’da geleneksel fırıncılığın yanı sıra dayanışma kültürü de yaşatılıyor. İşletmede uygulanan askıda ekmek sistemiyle hayırseverlerin bıraktığı ekmek ücretleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Uygulamanın işleyişini anlatan Mustafa Usta, “Hayırseverler ekmek ücretlerini getirip bırakıyor. Biz de bu ekmekleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz” dedi.
Mahalle hafızasında yer eden anılar
Yıllardır aynı mahallede hizmet veren fırın, müşterileriyle kurduğu bağ sayesinde geçmişten bugüne uzanan pek çok anıya da ev sahipliği yapıyor. Yıllar önce dedeleriyle fırına gelen çocukların bugün kendi çocuklarıyla alışverişe geldiğini zaman zaman gördüklerini belirten Mustafa Usta, burada kendilerini tanıyan ve yıllardır alışveriş yapan birçok kişinin bulunduğunu söyledi.
Mustafa Usta, meslek hayatında unutamadığı bir anısını da paylaştı. Bir gün sabaha karşı saat 03.00-04.00 sıralarında ekmek çıkardığı sırada yaşlı bir adamın fırına geldiğini anlatan Mustafa Usta, yaşananları şu sözlerle aktardı: “Yaşlı bir amca geldi ve ‘Ekmeğin çıktı mı oğlum?’ diye sordu. Ben de ‘Çıktı amca’ dedim. Parası yokmuş ama ekmeği hazırlayıp vermek için arkama döndüm. Ekmeği verecektim ancak bir anda ortadan kayboldu. Ne olduğunu anlayamadık. Yaklaşık 15-20 dakika sonra tekrar geldi. ‘Ekmeğimi alacaktım, unutmuşum’ diyerek ekmeğini aldı ve gitti. Unutamadığım anılardan biridir.”
“Bu tür fırınları ayakta tutmamız lazım”
Müşterilerinden bugüne kadar olumsuz bir geri dönüş almadıklarını belirten Mustafa Usta, geleneksel fırınların geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Mahalle fırınlarının yaşatılmasının önemine değinen Mustafa Usta, sözlerini şöyle tamamladı: “Günümüzde bizim gibi geleneksel yöntemlerle ekmek yapan fırınlar artık pek kalmadı. Birçoğu yavaş yavaş kapanıyor. Bence insanların fırınları tercih etmesi, marketlerden almak yerine mahalle fırınlarından alışveriş yapması gerekiyor. Bu tür fırınları ayakta tutmamız lazım. 80 yıldır ayakta duran bir işletmenin devam etmesi için çok dikkatli çalışmak gerekiyor. Özellikle hijyen ve sağlık konularına önem vermek şart. Bu meslek kolay değil ama yaşatılması gerekiyor.”
Yaklaşık 80 yıllık geçmişiyle Çanakkale’nin geleneksel fırıncılık kültürünü temsil eden Tadım Taşfırın, her gün yeniden yoğrulan hamurları ve fırından çıkan sıcak ekmekleriyle kentin yaşayan lezzet duraklarından biri olmayı sürdürüyor.





