Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Can Horasanlı, "Anadolu Nihilizmi" adını verdiği ilk kişisel sergisinde Türkiye'nin toplumsal dönüşümünü tuvale taşıdı. Anadolu'daki anlam kaybını, toplumsal kutuplaşmayı ve güncel olayları eserlerinde işlediğini söyleyen Horasanlı, Çanakkale'de sergi açmanın ise resim yapmaktan daha zor olduğunu belirtti.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi son sınıf öğrencisi Can Horasanlı, açtığı ilk kişisel sergide yalnızca eserlerini değil, Türkiye'ye dair düşüncelerini de sanatseverlerle buluşturdu. Bursa'dan Çanakkale'ye Güzel Sanatlar Lisesi eğitimi için geldiğini anlatan Horasanlı, sanat üretiminde çıkış noktasının çoğu zaman Türkiye olduğunu söyledi.

Horasanlı, sergisindeki çalışmaların büyük bölümünün son yıllarda Anadolu'da yaşanan toplumsal dönüşümden beslendiğini ifade etti.

“Bir Şey Görüyorum ve Bunun Türkiye'deki Karşılığını Düşünüyorum”

Eserlerinin ortaya çıkış sürecini anlatan Horasanlı, gündelik hayatta karşılaştığı olayları Türkiye üzerinden okumaya çalıştığını söyledi.

“Bir şey aklıma geliyor, bir olay görüyorum ya da birinden bir şey duyuyorum. Sonra kendime bunun Türkiye için karşılığı ne diye soruyorum. Düşünce alanım genellikle Türkiye oluyor. Çalışmalarımın büyük bölümü de bu sorgulamaların sonucunda ortaya çıkıyor” dedi.

“Nihilizmi Felsefi Anlamda Kullanmıyorum”

Ecdadın izinde Avrupa turu başladı
Ecdadın izinde Avrupa turu başladı
İçeriği Görüntüle

Serginin ismini oluşturan “Anadolu Nihilizmi” kavramına da açıklık getiren Horasanlı, nihilizmi klasik felsefi anlamıyla kullanmadığını vurguladı.

Anadolu'daki geleneksel yapının son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdiğini düşündüğünü belirten Horasanlı, “Ekonomik sorunlardan başlayıp toplumsal kutuplaşmaya kadar uzanan bir süreç görüyorum. Ben burada nihilizmi insanların bildiği anlamıyla kullanmıyorum. Anadolu'nun anlamını yitirmeye başlamasını anlatmak için kullanıyorum” ifadelerini kullandı.

Genç sanatçıya göre sergide yer alan birçok çalışma da bu anlam kaybının farklı yansımalarını içeriyor.

Filistin'den Kadın Cinayetlerine Uzanan Bir Hikâye

Sergideki bazı eserlerin çıkış noktasını güncel olaylar oluşturuyor.

Özellikle İsrail-Filistin savaşı sırasında yaptığı bir çalışmadan söz eden Horasanlı, zaman içerisinde aynı eserin farklı toplumsal sorunları da içine aldığını anlattı.

“Bu resim Filistin savaşıyla başladı. Sonra Türkiye'de kadın cinayetlerine, toplumsal şiddete ve başka olaylara uzandı. Bir süre sonra tek bir konuyu değil, birçok şeyi anlatmaya başladı” dedi.

Bazı eserlerinde izleyiciyi rahatsız edecek detayları özellikle kullandığını belirten Horasanlı, sanatın yalnızca güzel olanı göstermek zorunda olmadığını düşündüğünü söyledi.

“Yağlı Boya Bana Daha Fazla Özgürlük Sağlıyor”

Çalışmalarının büyük bölümünü yağlı boya tekniğiyle üreten Horasanlı, bu tercihin nedenini de anlattı.

“Yağlı boya hata yapma ve düzeltme konusunda çok daha rahat bir teknik. Özellikle büyük boyutlu işlerde ve katmanlı çalışmalarda bana daha fazla hareket alanı sağlıyor” diyen Horasanlı, teknik anlamdaki gelişiminin büyük bölümünü üniversite yıllarında yaşadığını belirtti.

Güzel Sanatlar Fakültesi'nde akademik desen, mozaik, suluboya ve yağlı boya üzerine eğitim aldığını söyleyen genç sanatçı, bugün kullandığı teknik altyapının önemli bölümünü bu süreçte oluşturduğunu ifade etti.

“Resim Üretmek Bu İşin En Rahat Kısmı”

Sergi hazırlık sürecinde karşılaştığı en büyük zorluğun üretim değil, sergi alanı bulmak olduğunu belirten Horasanlı, Çanakkale'de sanatçıların kullanabileceği alanların yetersiz olduğunu söyledi.

“Resim üretmek bu işin en rahat kısmı. Ben sergi açma sürecine geçen yıl eylül ayında başladım. O dönemde bazı eserlerim daha tamamlanmamıştı ama ben sergi salonu aramaya başlamıştım” dedi.

Bu süreçte birçok kurumla görüştüğünü anlatan Horasanlı, farklı salonlar ve kültür merkezleriyle temas kurduğunu ancak çeşitli nedenlerle sonuç alamadığını ifade etti.

“Çanakkale'deki Sergi Salonu Azlığı Şaşırtıcı Boyutta”

Aylar süren arayışın ardından mevcut sergi alanını bulabildiğini belirten Horasanlı, kentteki sergi salonu eksikliğine dikkat çekti.

“Kütüphaneye gittim, farklı kurumlarla görüştüm. Çeşitli seçenekleri değerlendirdim. Süreç içerisinde değişen şartlar nedeniyle yeniden salon aramak zorunda kaldım. Çanakkale'deki sergi salonu azlığı gerçekten şaşırtıcı boyutta” dedi.

Okulun atölye imkanları açısından önemli bir sorun yaşamadıklarını belirten Horasanlı, genç sanatçıların eserlerini izleyiciyle buluşturabilecekleri alanların artırılması gerektiğini söyledi.

“Sanatın İnsanları Düşündürmesi Gerektiğine İnanıyorum”

İlk kişisel sergisini açmanın kendisi için önemli bir deneyim olduğunu ifade eden Horasanlı, bundan sonraki süreçte de toplumsal meseleleri sanat yoluyla anlatmaya devam etmek istediğini belirtti.

Eserlerinde yalnızca estetik kaygılarla hareket etmediğini söyleyen genç sanatçı, sanatın zaman zaman izleyiciyi rahatsız eden, sorgulatan ve düşündüren bir alan olması gerektiğine inandığını sözlerine ekledi.

Muhabir: Deniz Çetin