Türkiye’nin en köklü yağlı güreş organizasyonları arasında yer alan Geleneksel Çardak Yağlı Pehlivan Güreşleri, 672’nci yılında pehlivanları er meydanında buluşturdu. Tarihi 1354 yılına dayanan organizasyon, bu yıl da yağlı güreş geleneğinin önemli isimlerine ev sahipliği yaptı.
Osmanlı askerlerinin 80 yiğitle Rumeli’ye geçmek üzere sallara bindiği yer olarak tarihî kaynaklarda yer alan Çardak; Koca Yusuf, Kurtdereli Mehmet Pehlivan ve Adalı Halil gibi Türk güreş tarihinin unutulmaz isimlerinin mücadele ettiği er meydanlarından biri olarak öne çıkıyor.
“Orası bir müze, bir kütüphane”
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Çardak Güreşleri’nin taşıdığı tarihî anlam nedeniyle herhangi bir beldede düzenlenen yerel güreş organizasyonu gibi görülemeyeceğini ifade etti.
Turan, “Çardak Güreşleri herhangi bir beldemizin güreşleri gibi değerlendirilemez. Orası yalnızca bir güreş yeri değil; aynı zamanda bir müze, bir kütüphane. Orası tarihin bize emanetidir” ifadelerini kullandı.
Kırkpınar’dan daha eski bir hatıra
Çardak Güreşleri’nin tarihinin, Türk yağlı güreşinin en önemli organizasyonu kabul edilen Kırkpınar’dan daha eskiye dayandığını belirten Turan, “Kırkpınar, en kıymetli güreşlerin yapıldığı yerlerden biridir. Osmanlı’ya başkentlik yapan bir şehrin güreşleridir. Kırkpınar 1361 yılında, Çardak Güreşleri ise 1354 yılında başladı. Dolayısıyla Çardak, Kırkpınar’dan daha eski bir hatıraya sahiptir” dedi.
“Bu tarihe hep beraber sahip çıkacağız”
Çardak Güreşleri’nin yalnızca sportif bir mücadeleden ibaret olmadığının altını çizen Turan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çardak, bir güreş organizasyonu olmanın ötesinde tarihî bir emanete omuz veriyor. Orası özel bir emanet, özel bir tarihtir. Bu tarihe hep beraber sahip çıkacağız.”
Turan, 672’nci kez er meydanına çıkan tüm pehlivanlara başarı dilerken geleneğin yaşatılmasına katkı sunan belediye başkanlarına, güreş ağalarına ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.





