Günlük yaşamda giderek daha sık kullanılan “beyin sisi” ifadesi, kişinin zihinsel olarak eskisi kadar berrak hissetmemesini anlatıyor. Bir toplantı sırasında söylenecek kelimeyi bulamamak, mutfağa neden gidildiğini unutmak, bir metni defalarca okumak veya aynı anda birkaç işe odaklanmakta zorlanmak bu tablo içinde değerlendirilebiliyor.

Bütüncül Tıp Doktoru Dr. Cüneyt Yardımcı beyin sisi ve datylarını anlattı.

Özellikle 40’lı ve 50’li yaşlarda ortaya çıkan bu tür şikâyetler bazı kişilerde “Acaba bunama mı başlıyor?” endişesine yol açabiliyor. Ancak beyin sisi ile demans aynı durum değil. Beyin sisi, farklı koşullarda ortaya çıkabilen bilişsel yakınmaların ortak bir ifadesi olarak kullanılıyor.

Beyin sisi hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?

Beyin sisi yaşayan kişilerde en sık dile getirilen şikâyetler arasında kelime bulma güçlüğü, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, zihinsel yavaşlama ve çalışma belleğinde zorlanma yer alıyor.

Kişi ne söylemek istediğini bildiği halde doğru kelimeyi bulamayabiliyor. Günlük hayatta basit görünen bazı görevler daha fazla zihinsel çaba gerektirebiliyor.

Bu durum zaman zaman kişinin kendisini “Beynim eskisi gibi çalışmıyor” şeklinde ifade etmesine neden olabiliyor.

Bununla birlikte, bu belirtilerin tek bir nedeni bulunmuyor.

Beyin sisinin arkasında hangi nedenler olabilir?

Beyin sisi farklı kişilerde farklı koşullarla ilişkili olabilir. Uyku düzensizliği, yoğun stres, hormonal değişimler, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri, tiroid sorunları, uyku apnesi, depresyon ve geçirilen bazı enfeksiyonların ardından devam eden iyileşme süreçleri bunlar arasında sayılabiliyor.

Özellikle post-COVID döneminde dikkat, çalışma belleği ve işlemleme hızındaki güçlükler “brain fog” olarak tanımlanan yakınmalar arasında yer aldı.

Menopoz ve perimenopoz dönemindeki hormonal değişimler sırasında da benzer bilişsel şikâyetler görülebiliyor.

Bu nedenle beyin sisi yaşayan kişinin yalnızca belirtilere değil, belirtilerin ne zaman başladığına ve yaşamındaki diğer değişikliklere de bakılması önem taşıyor.

Nöroinflamasyon beyin sisiyle ilişkili mi?

Beyin sisiyle ilgili araştırmalarda üzerinde durulan başlıklardan biri nöroinflamasyon olarak öne çıkıyor.

Beyinde bulunan mikroglia hücreleri, bağışıklık sisteminin önemli unsurları arasında yer alıyor. Özellikle enfeksiyon ve bağışıklık sistemi yanıtları sonrasında beyindeki inflamatuvar süreçlerin bilişsel işlevlerle ilişkisi araştırılıyor.

Post-COVID beyin sisi konusunda yapılan çalışmalarda da nöroinflamasyonun yanı sıra bağışıklık sistemi düzensizlikleri ve damar yapısıyla ilişkili mekanizmalar üzerinde duruluyor.

Ancak beyin sisinin bütün vakalarını tek başına nöroinflamasyonla açıklamak mümkün değil. Belirtilerin ortaya çıkmasında birden fazla mekanizma rol oynayabiliyor.

Uyku beyin sağlığında neden önemli?

Beyin sisi konusunda üzerinde durulması gereken başlıklardan biri de uyku.

Uyku sırasında beynin çeşitli bakım ve düzenleme süreçleri devam ediyor. Beyindeki sıvı dolaşımı ve metabolik atıkların uzaklaştırılmasıyla ilişkilendirilen glimfatik sistem de son yıllarda uyku araştırmalarının önemli konularından biri haline geldi.

Uyku kalitesinin bozulması ise yalnızca sabah yorgun kalkmaya değil, gün içerisinde dikkat ve zihinsel performansın etkilenmesine de neden olabiliyor.

Bu nedenle zihinsel bulanıklık yaşayan bir kişinin uyku süresi kadar uyku kalitesini, uyku düzenini, horlama ve gündüz aşırı uyku hali gibi belirtileri de değerlendirmesi önem taşıyor.

Stres zihinsel berraklığı nasıl etkiliyor?

Uzun süreli stres yalnızca kişinin ruh halini değil, günlük yaşamda bedenin verdiği fizyolojik yanıtları da etkileyebiliyor.

Stres dönemlerinde uyku düzeninin bozulması, kas gerginliği, nefes alışverişindeki değişiklikler ve dikkat dağınıklığı gibi farklı sorunlar bir arada görülebiliyor.

Bu nedenle kişi fiziksel olarak dinlenmeye çalışsa bile sinir sisteminin stres yanıtının devam ettiğini hissedebiliyor.

Beyin sisi yaşayan kişilerde stres kaynaklarının ve günlük yaşam ritminin değerlendirilmesi de bu açıdan önem taşıyor.

Biofeedback beyin sisi yaklaşımında nasıl değerlendiriliyor?

Biofeedback, kişinin kalp ritmi, solunum, kas aktivitesi gibi ölçülebilir bazı fizyolojik yanıtlarını görsel veya işitsel geri bildirim yoluyla takip etmesine dayanan bir yöntemdir.

Amaç, kişinin kendi fizyolojik yanıtlarını fark etmesini ve bazı öz-düzenleme becerilerini geliştirmesine yardımcı olmaktır.

Stres, gevşeme ve dikkat çalışmaları kapsamında biofeedback uygulamalarından yararlanılabiliyor. Ancak biofeedback'in tıbbi değerlendirme ve gerekli tedavilerin yerine geçmediğinin de altı çiziliyor.

Quantum biofeedback ve biorezonans konusunda dikkat edilmesi gerekenler

Quantum biofeedback ve biorezonans gibi tamamlayıcı yaklaşımlar da bazı merkezlerde stres, gevşeme ve genel iyi oluş kapsamında ele alınıyor.

Palyatif bakım hemşireliği kursiyerleri Çanakkale Şehitliklerini ziyaret etti
Palyatif bakım hemşireliği kursiyerleri Çanakkale Şehitliklerini ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Nova Vita İstanbul'un Etiler'deki uygulamalarında da biofeedback ve tamamlayıcı yaklaşımlar kişinin yaşam koşulları, stres düzeyi, uyku düzeni ve genel sağlık öyküsüyle birlikte değerlendiriliyor.

Bu tür uygulamaların kişinin mevcut tıbbi değerlendirmesinin yerine geçmemesi gerekiyor. Özellikle yeni başlayan veya giderek artan unutkanlık, konuşma bozukluğu, belirgin davranış değişikliği ya da günlük yaşamı etkileyen bilişsel sorunlarda öncelikle uygun sağlık değerlendirmesinin yapılması önem taşıyor.

Beyin sisi yaşayanlar nelere dikkat etmeli?

Zihinsel yorgunluk ve odaklanma problemi yaşayan kişilerin öncelikle günlük yaşam alışkanlıklarını gözden geçirmesi öneriliyor.

Düzenli ve yeterli uyku, gün ışığına maruz kalmak, fiziksel aktivite, dengeli beslenme, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak ve uzun süreli ekran kullanımını azaltmak genel sağlık açısından önem taşıyor.

Bunun yanında kullanılan ilaçlar, stres düzeyi, hormonal değişimler, tiroid fonksiyonları ve bazı vitamin-mineral eksiklikleri gibi olası nedenlerin değerlendirilmesi gerekebiliyor.

“Beynim eskisi gibi çalışmıyor” hissini önemseyin

Beyin sisi tek başına bir hastalık adı değil. Ancak kişinin günlük yaşamını etkileyen zihinsel bulanıklık, unutkanlık veya odaklanma sorunlarının göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Özellikle şikâyetler uzun süre devam ediyorsa, giderek artıyorsa veya kişinin iş ve sosyal yaşamını etkiliyorsa altta yatan nedenlerin araştırılması önem taşıyor.

Bazen sorun uyku düzeninde, bazen yoğun stresin yarattığı yükte, bazen hormonal değişimlerde veya başka bir sağlık probleminde olabilir.

Bu nedenle “Beynim neden böyle?” sorusunun yanında daha kapsamlı bir soru sormak gerekiyor:

Son dönemde bedenim ve zihnim hangi yükleri taşımak zorunda kaldı?

İstanbul Etiler'de hizmet veren Nova Vita'da beyin sisi şikâyetleri kapsamında stres yanıtı, uyku, günlük yaşam ritmi ve kişinin yaşam koşulları birlikte değerlendiriliyor. Biofeedback ve tamamlayıcı yaklaşımlar ise kişinin ihtiyaçları doğrultusunda sürece eşlik edebiliyor.

Beyin sisi yaşayan kişiler için ilk adım, belirtileri görmezden gelmek ya da doğrudan en kötü senaryoyu düşünmek yerine, bu şikâyetlerin altında hangi nedenlerin bulunabileceğini anlamaya çalışmak oluyor.

Kaynak: Haber Merkezi