Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Yaşam

Sofraların vazgeçilmezi Şanlıurfa isotunun acı serüveni başladı

✍️ Haber Merkezi 📅 30 Ağustos 2023 12:21 👁️ 54 görüntüleme

Tadı ve kokusuyla birçok yemeğe lezzet katan, çiğ köftenin olmazsa olmazı pul biber, kadınların ellerinde zahmetli bir sürecin ardından tezgahlardaki yerini alıyor.

Şanlıurfa’da ilkbaharda ekilen, bakım ve sulamanın ardından Ağustos ayı başında hasat edilmeye başlanan kırmızı renkteki biberler, kamyonlarla pazarlarla getiriliyor. İsot üreticileri tarafından pazarlardan veya tarlalardan satın alınan biberler, çalışan kadınlar tarafından saplarından ve çöplerinden ayıklanıyor. Daha sonra özel makinelerden geçirilen biberler yere serilen bezlerin üzerinde kurutulmaya bırakılıyor. Çeşitli işlemlerden geçen biberler, isot veya biber reçeline dönüşüyor. Kentte zaman zaman 40 dereceyi aşan sıcak hava altında çalışan işçiler, aile bütçelerine katkıda bulunmanın mutluluğunu yaşıyor. Şanlıurfa’nın tescilli ürünü isot, bu yıl tezgahlarda kalitesine göre kilogramı 150 ila 300 lira arasında satışa sunuluyor.


İsot üreticilerinden Zübeyir Polat, zor bir iş yaptıklarını belirterek, “Biberi hal pazarından alırız. Halden aldıktan sonra burada işçilerin yardımıyla biberin kökü çekilir. Bu sefer makine yardımıyla biberin tohumu ayrılır. Tohumu ayrıldıktan sonra 3-5 parçaya ayrılır, sergiye serilir. Kurutma aşaması başlar. Hem isotun acısı hem de güneşin sıcaklığı altında biber işi çok zor. Zahmet bir iştir. Sabah 05.30 - 06.00'dan akşam saat 20.00'ye kadar işimiz devam eder. Fiyatlar değişiyor. Sabit bir fiyat şimdilik yok” dedi.
İsot yapımında çalışan kadınlardan Elif Demir, “Kadınlar isotu saplarından ayırıyoruz. Biz de makinelerde çekiyoruz. Makineden işlendikten sonra el arabaları ile bezlerin üzerine seriyoruz. Kuruduktan sonra tırmıkla üzerinden geçiyoruz. Topluyoruz, çadırı açıp tere koyuyoruz. Ter işleminden sonra siyah rengini alıyoruz. Ardından tekrar makinelerden geçirip eliyoruz. Sabahtan akşama kadar çalışıyoruz. Yevmiyemiz 300 TL’dir” şeklinde konuştu.


İsot yapımında çalışan kadınlardan Meryem Demirkır ise “Sabah saat 06.00’da geliyoruz. Geldiğimiz gibi sergileri açıyoruz. Serme işlemi sonrası isotları karıştırıyoruz. Diğer kadınlar gibi bizde isot yapımında çalışıyoruz. Yoruluyoruz, ellerimiz yanıyor ve nasır tutuyor. Mecbur olduğumuz için üşenmeden çalışıyoruz. Bizim işimiz böyle birkaç aylığına böyle çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler

Çanakkale köylerinde ulaşım kalitesi artıyor!
17.09.2026
Biga fuara kilitlendi; Geri sayım başladı!
17.09.2026
MHP Merkez İlçe sahada: Parlak ve yönetiminden önemli temaslar
17.09.2026
Bozcaada'da pazar denetimi!
17.09.2026
Çanakkale’de Ahilik Haftası buluşması
17.09.2026
Gökçeada'nın Kurtuluş Günü ve 19 Eylül Gaziler Günü hazırlıkları başladı
17.09.2026
Çanakkale’de amatör balıkçılara yeni kurallar: Boğaz ve köprü çevresine dikkat
17.09.2026
Yahya Çavuş Kur’an Kursu’nda “Hz. Peygamber ve Güzel Ahlak” programı
17.09.2026
Çanakkale Boğazı'nda dikkat çekiyordu; Prof. Dr. Suat Ateş uyardı!
17.09.2026
Bursa’nın İçme Suyunda Alarm! Deredeki Görüntü Endişelendirdi
16.09.2026
Biga’da Hanımeli Festivali İçin Geri Sayım Başladı
16.09.2026
Çanakkale İl Müftüsü Mevlüt Topçu’dan Yahya Çavuş Kur’an Kursu’na Kapsamlı Ziyaret
16.09.2026
Çanakkale’nin Mavi Bayraklı Plajlarında sezon finali!
16.09.2026
Çanakkale'de altyapı yenileme çalışmaları sürüyor…
16.09.2026
Çanakkale Ticaret Borsası Yönetimi, Ayvacık'ta üyelerle buluştu!
16.09.2026
Müftü Topçu’dan SGK ve İŞKUR İl Müdürleriyle görüştü
16.09.2026