Günlük hayatta ibadetlerini yerine getiren Müslümanlar, Kur'an-ı Kerim tarafından veya hadislerle haram olduğu belirtilen davranışlardan uzak durmaktadır. Örneğin domuz eti yenmesinin kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de net bir ifadeyle haram olduğu dile getirilmektedir. Ancak bazı kara ve deniz hayvanları hakkında gerek Kuran-ı Kerim'de gerekse hadislerde bazıları dışında bütün türler isim olarak zikredilmediğinden bu hususta farklı hükümler ortaya çıkmaktadır. Mezheplere göre bazı canlı türlerinin haram olup olmama durumu değişmektedir. Peki Ahtapot yemek günah mı, haram mı? İşte, konuyla ilgili Diyanet'in yaptığı yorumun detayları...
AHTAPOT YEMEK HELAL Mİ?
Allah Teâlâ’nın İslâm ile insana öğrettiği esaslardan biri de, insanın dünyevî veya uhrevî açıdan faydalı olan şeylere yönelmesi ve zararlı olan şeylerden de kaçınmasıdır.
Bu nedenle İslâm dini, insana maddî veya manevî yönden zarar verecek olan şeyleri yasaklamış ve faydalı olanları da helâl kılmıştır. Bu bağlamda, yiyecek ve içeceklerin prensip olarak helal olduğu belirtilirken az bir miktarının yasaklanması, insanın beden ve ruh sağlığının korunması amacına matuftur.
Bu hususta Kur’ân-ı Kerîm’de, genel hükmü ifade edecek şekilde, insanlar şöyle uyarılmaktadır:
“Ey insanlar, yeryüzünde bulunan helal ve temiz olan şeylerden yiyin ve şeytanın işlerini/adımlarını takip etmeyin…” (Bakara Sûresi, 2/168).
“Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve sadece ona kulluk ediyorsanız ona şükredin.” (Bakara Sûresi, 2/172).
Deniz ürünleri ile ilgili olarak ise Hz. Peygamber; “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir” buyurmuştur (Ebû Dâvud, “Tahâret”, 41).
İslam âlimleri, Kur’ân ve hadislerde belirtilen hüküm ve ilkeler ışığında hangi hayvanların etinin helâl veya haram olduğunu belirlemeye çalışmışlardır.
Kara ve deniz hayvanları hakkında gerek Kur’ân-ı Kerîm gerekse hadis-i şeriflerde -bazıları dışında- bütün türler isim olarak zikredilmediğinden, bu hususta farklı hükümler ortaya çıkmıştır.
Bu bağlamda, bütün âlimlere göre balık türleri helaldir. Balık dışındaki ürünler, Hanefî âlimler tarafından helal kabul edilmemiştir.
Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî alimleri ise Mâide Sûresinin 96. âyetindeki “deniz avı” ifadesinin kapsamlı oluşunu ve Hz. Peygamber’in, “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir” ifadesine dayanarak, deniz ürünlerinin yenilmesi hususunda oldukça geniş bir yaklaşım ortaya koymuşlardır.
Mâlikî ve Hanbelî âlimlere göre, deniz hayvanları prensip olarak helaldir. Ancak timsah gibi yırtıcı hayvanlar helal değildir.
Şâfiî mezhebinde ise; aslen suda yaşadığı halde karada da yaşayabilen kurbağa, yengeç, kaplumbağa ve su yılanı gibi hayvanlar habis ve zararlı oldukları için helal değildir. Bunların dışında kalan midye, kalamar, ıstakoz, karides gibi deniz ürünlerinin yenmesi ise helaldir.
HANGİ CANLILARIN YENMESİ HARAMDIR?
Görüldüğü gibi Kur’ân ve Sünnette yenilmeyecek olan hayvanlar ile ilgili bir liste verilme yönüne gidilmemiş, domuz gibi ismi belirtilerek yasaklananların yanında diğer hayvanlar için ilke ve ölçüler konulmakla yetinilmiştir. Bu nedenle yenmesinin haram olduğu hususunda ittifak edilen hayvanlar oldukça sınırlıdır.
Yeryüzündeki nimetleri insanoğlunun istifadesine sunan Yüce Allah, yiyecek olarak haram kılınan hayvanlar ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
“Allah size murdar eti (leş), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olanı haram kıldı…” (Bakara Sûresi, 2/173). Bunun yanında En’âm Sûresi’nin 145. âyeti kerimesinde de aynı şeyler, niteliklerine atıfta bulunularak sayılmıştır.