TBMM İçişleri Komisyonunda, Ankara'nın Kazan ilçesinin adının "Kahramankazan" olarak değiştirilmesi ve 15 Temmuz'un, resmi tatil ilan edilmesine dair kanun teklifi kabul edildi.

15 Temmuz günü, "Demokrasi ve Özgürlükler Günü" olarak resmi tatil…

15 Temmuz’u sadece tatil olarak algılamayalım.

Ruhunu içselleştirelim.

ALTINOK VE SORUMLULUK

Ak Parti Kepez Belde Başkanı Alper Altınok, birçoğumuzun beklediği performansın çok üzerinde etkili siyaset tarzı geliştiriyor. Hatta şöyle diyebiliriz; Ak Partili başkanları koy üst üste, bir de Alper başkanın iki ay gibi kısa sürede gerçekleştirdiklerine bak, fark o kadar açık ki..

Alper Altınok’un hemen her gün olmasa da haftanın belirli günlerinde gerçekleştirdiği esnaf, hastane, ev ziyaretleri göz dolduruyor. Halk ile iç içe siyaset tarzını benimseyen başkanın ekibi de çok sağlam. Gördüğüm kadarı gençler kadar tecrübeli olan isimlerin harmanlandığı kadro uyum içinde çalışıyor.

Aslında vurgulamak istediğim başka bir şey.

İlk ziyaretini yaptığı Kepez Balakçılar Kooperatifi Alper başkandan özel bir ricası oldu. Kepez Çay içinin temizletilmesini istedi ve çalışma koşullarını kirliliğin etkilediğinden yakındılar. Başkan da ‘Tamam en kısa sürede hallederiz’ dedi. Tahminen üzerinden üç hafta geçtikten sonra bir de bakıyoruz; DSİ’nin dere yataklarını temizleme ve derinleştirmede kullandığı iş makineleri Kepez’de…

Aslında bu tür işleri yapması gereken İl Genel Meclis üyeleri. Onların sorumluluğu, demek ki Kepez’e yolları hiç düşmemiş. Meclis üyeliği köylerle sınırlı değil ama maalesef bizde köy şartlanması var. İşi siyasi parti başkanından çok İl Genel Meclisi üyeleri çözümler fakat Kepez’den uzak kalınca sorunları tespit zaafı çıkıyor ortaya. Alper Altınok, bu zafiyeti ortadan kaldırarak görev edinmiş…

Kepez çay yatağının temizlenmesinde ben bunu anlıyorum…

Sonuçta Altınok, bir beldenin teşkilat başkanı. Asli görevi; partisini seçime hazırlamak, vatandaşın dert ve isteklerini, önerilerini dinleyip varsa eksiklik konusunda yetkili organları uyarmak, çözüm noktasını göstermek. Sahada icra makamı İl Genel ile belediye meclisi üyelerinin işi…

Tabi Ak Parti’nin Kepez Belediye Meclisi üyelerini suçlama adına söylemiyorum, imkanları kısıtlı çünkü dere yatağını kirleten yerel yönetime müdahale etme şansı yok ama önergelerle çözebilirdi, olmamış.

Ancak aynı iyi niyeti İl Genel Meclisi üyeleri için söyleyemeyeceğim. Ahmet Çiçek, Ufuk Ünver daha da dikkatli olmalılar. Nitekim bir zamanlar Erenköy’de belde idi ama ilgilenmeyince sorunlar baş gösterdi , şehire göç engellenemedi ve köy statüsüne girdi. Kepez için böyle bir tehlike yok ama oy aldığın seçmene karşılığını vereceksin…

Altınok’u aldığı sorumluluktan ötürü kutlamak lazım…

İlçelerde dahi Altınok’un performansı ile karşılaştıracak isim koyamıyorum buraya…

Hele bir de barınak sorununu çözüme kavuşturursa.

Tek başına Kepez’de yerel yönetim olarak hem iktidar, hem de muhalefet…

Ak Parti’nin Siyaset Akademisi ders konularını girecek bir başarı öyküsü yaşanıyor Kepez’de…

Darısı ‘diğerlerinin başına’ dileğimden önce;

Alper Başkana Kepez’de kim ‘git görev al’ dediyse, tam 12’den isabet kaydetmiş…

Günümüzde zor çıkar Alper Altınok gibiler…

BU NE PERHİZ

Anlatacağım konu; ‘bu ne perhiz, ne lahana turşusu’ dedirtecek cinsten.

Efendim; geçenlerde İda Dayanışma Derneği tarafından Erkan Yavuz Sahnesi’nde "Yenilenebilir Enerjiye Yüzde 100 Geçişin Çanakkale`de Uygulanması İçin Danimarka Modeli" paneli yapılmış.

Panelde bahsedilen ve ‘Danimarka modeli’ diye yutturulmaya çalışılan aslında dünyayı yeniden keşfetme gibi sunulsa da hiç de yabancı olmadığımız, uygulamaları yıllardır devam eden formül.

Panelist anlatıyor ‘rüzgarınız, jeotermaliniz, hayvansal atıklarınız, çöpünüz varsa, bir de güçlü bir imar planınız varsa yenilenebilir enerji mümkündür.”

İnsanın aklına hemen daha geçenlerde İda’lı arkadaşların Kazdağları’na kurulmak istenen kısa adı RES diye tarif edilen rüzgar enerjisi planlamasına karşı çıkışları oldu. Ağaç kesilecek, kuşların göç yolu v.s gibi bir süre bahaneler. Benzeri daha geçen yıl Erenköy sırtlarında yaşandı.

Peki Danimarka modeli dediğiniz model neyi öngörüyor?

Elin yabancısı söylediğinde malın değeri artıyor, biz söylediğimizde yerden yere vurup beş para etmez hale geliyor.

Çevreci arkadaşlar artık bir karar verse…

Kimden yanasınız?

Enerjide yerli üretimden mi yoksa ithalatın mı yanındasınız?

Bakın daha dün duyuruldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin geliştirdiği çevreci üniversite projesi Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın bastırmasıyla Kalkınma Bakanlığı tarafından 2017 yatırım bütçesine alındı.

Çevrecilerden cılız da olsa tek bir ses çıktı mı?

Yakında çıkar diye düşünüyorum…

Ama destek değil…

Umarım yanılırım…

AYAKKABICILAR NEREDE?

Denizli'de FETOCU bir memurun evinde yapılan aramada 989 bin 658 Dolar ve 50 bin 550 Euro ele geçirildi, ayakkabı kutusu, valiz ağzına kadar yabancı para dolu. Görüntüleri Denizli Valisi Ahmet Altıparmak resmi twitter hesabından paylaştı.

Ayakkabı kutularıyla Sokrates'in diyalog yöntemini bile hiç eden Çanakkale’deki soytarılardan tık yok. Dirsek teması sağlamasa da 15 Temmuz akşamı avuçlarını ovuşturanların geçerli bir sebebi olabilir mi acaba?

Merak ettim de…