Kaleninsesi’ne özel açıklamalarda bulunan Altınkaya; tarihi ve kültürel mirasını görünür kılan, doğal değerlerini kent yaşamıyla bütünleştiren, sosyal ve kültürel gelişmişliğini artıran, ulaşım sorunlarını çözen, esnaf ve üreticinin ayakta kalabildiği, turizmini yılın tamamına yayan ve nüfus artışını doğru yöneten bir Çanakkale hayal ettiğini anlattı.
Altınkaya, “Şehri dışarıdan gelenlerin tarihi ve kültürel mirasını görüp anlayabildiği, aynı zamanda sosyal ve kültürel anlamda şehrin gelişmişlik düzeyini yukarıya çekebildiğimiz bir Çanakkale” istediklerini ifade etti.
“Kent meydanı şehrin kendisi gibi ferah olmalı”

Çanakkale’nin sahip olduğu boğaz, orman ve doğal alanların şehir planlamasında daha fazla hissedilmesi gerektiğini belirten Altınkaya, kent meydanının da kentin karakterini yansıtması gerektiğini söyledi. “Boğaz var, doğa var” diyen Altınkaya, hayalindeki kent meydanını, “Kent meydanı aynı şehrin kendisi gibi ferah olmalı. Betona boğulmamış, denizi gören, yeşili hissettiren, insanların nerede olduğunu, nereye geldiğini anlayabildiği bir yer olması lazım. Çanakkale’ye yakışan kent meydanı ancak öyle olur” sözleriyle anlattı.
Çanakkale’nin gelişme modelinin de bu kimliğe göre şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Altınkaya, “Biz sanayi şehri değiliz. Burası turizm ve doğa şehri. O yüzden konseptin de ona göre olması lazım” ifadelerini kullandı.
Modern pazar yeri ve mahallelerin ihtiyacına göre hizmet

Vatandaşların günlük yaşamını zorlaştıran konular arasında pazar yerindeki fiziki koşullara dikkat çeken Altınkaya, teşkilat olarak esnafı ziyaret ettiklerini ve sorunlarını dinlediklerini söyledi. “Kışın soğuktan, yazın da sıcaktan vatandaşlarımız ve esnafımız çok dertli” diyen Altınkaya, “Biz tek tek bütün esnafımızı dolaştık pazar yerinde. Hem vatandaşlarımızın hem esnafımızın sıkıntılarını dinledik. Daha kapalı, ferah bir kapalı pazar yeri hayal ediyoruz. İlçelerimize baktığımızda birçok yerde kapalı, modern pazar yerleri var. Bu niye Çanakkale’de olmasın?” ifadelerini kullandı.
Mahallelere verilen hizmetleri de değerlendiren Altınkaya, farklı nüfus ve sosyo-kültürel yapılara sahip bölgelerin ihtiyaçlarının da birbirinden farklı olduğunu belirtti.
Altınkaya, “Aynı hizmeti vermek demeyelim ama orada yaşayan insanların ihtiyaçları tam karşılanabiliyor mu demek lazım. Burada bile karşılanamıyor. Bizce karşılanamıyor” dedi.
“Özgürlük kisvesi altında yapılmayan işlerin üzeri örtülmemeli”
Altınkaya, Çanakkale’nin yıllardır “özgürlükler şehri” kimliğiyle öne çıkarılmasına yönelik de dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Kent merkezinde temizlikten kaldırımlara, sosyal alanlardan günlük belediye hizmetlerine kadar eksikler bulunduğunu savunan Altınkaya, özgürlüğün bu hizmetlerin yerine konulamayacağını ifade etti. Altınkaya, “Burada en büyük kandırma cümlesi de maalesef özgürlük. Çanakkale merkez siyaseti, Çanakkale’yi yöneten siyaset hep Çanakkale’nin çok özgür bir şehir olduğu üzerine yürüyor. Çünkü yapmadığı hizmetlerle ilgili kendini hep böyle bir savunma kalıbında tutuyor. Bir sürü hizmet eksiği var şehrin merkezinde. Temizlikle ilgili eksikler var, kaldırımlarla ilgili eksikler var, vatandaşın sosyal haklarıyla ilgili bir sürü eksik var” dedi.
Özgürlüğün bir yönetimin vatandaşa sunduğu ayrıcalık gibi gösterilemeyeceğini belirten Altınkaya, “Özgürlük kimseye lütfedilen bir şey değil. Özgürlük zaten bu ülkede herkesin en doğal hakkı. Özgürlük kisvesi altında yapılmayan işlerin üzerinin örtülmemesi lazım” ifadelerini kullandı.
Altınkaya, “Bunlar bir hizmet değil. Özgürlük bir hizmet değil” diyerek kentteki özgür yaşam biçiminin temel belediyecilik hizmetlerinin önüne geçirilmemesi gerektiğini savundu.
Raylı sistem üzerinden belediyeye vizyon eleştirisi

Çanakkale’nin trafik ve ulaşım sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altınkaya, modern toplu taşıma sistemlerinin kent için yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Raylı sistem konusunda nüfusun ve yolcu sayısının yeterli olmadığı, Çanakkale’nin büyükşehir statüsünde bulunmadığı gibi gerekçelerin dile getirildiğini hatırlatan Altınkaya, “Büyükşehir olmadan ve kullanan kişi sayısı yeterli olmadığı için yapılamıyor deniyor. Bu da bir mazeret. Bu da bir mazeret bizce” dedi. Yerel yönetimin merkezi idareyle ilişkilerinin yatırım süreçlerinde önemli olduğunu savunan Altınkaya, “Mevcut hükümetle aranızın iyi olmaması ya da onlara projeni düzgün anlatamamanız, aradaki diyaloğu düzgün tutmuyor olmanız da bence bu işi yapamamanızın bir sebebidir.” ifadelerini kullandı.
Çanakkale Belediyesi’nin mevcut siyasi ve yönetimsel vizyonunu yeterli bulmadıklarını ifade eden Altınkaya, büyük yatırımların siyasi ayrışmalardan çok kente hizmet kazandırma anlayışıyla ele alınması gerektiğini söyledi.
Altınkaya, “Devletle hükümeti karıştırmamaları lazım. Hizmet devletten istenir. Hükümet aracıdır sadece” değerlendirmesinde bulundu.
Akıllı kavşak, otopark, toplu taşıma ve güvenli bisiklet yolları
Kent içi ulaşımda daha kısa vadede uygulanabilecek çözüm önerilerini de sıralayan Altınkaya, akıllı kavşak sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. “Akıllı kavşak sistemleri yaygınlaştırılmalı. Trafik yoğunluğuna göre sinyal süreleri düzenlenmeli” diyen Altınkaya, şehir merkezindeki otopark kapasitesinin de artırılması gerektiğini ifade etti. Toplu taşımada yalnızca araç sayısının artırılmasını yeterli görmeyen Altınkaya, “Koordinasyon olmadıktan sonra otobüs alsan ne olacak?” sözleriyle sefer ve güzergâh planlamasının önemine dikkat çekti.
Yaya geçitleri ve kaldırımların düzenli olarak bakım ve denetimden geçirilmesini isteyen Altınkaya, özellikle okul ve hastane çevrelerinde trafik güvenliği için özel düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi. Bisiklet ve yaya ulaşımının da güvenli biçimde teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Altınkaya, “Bisiklet yolu olmadan bisiklet kullanmak çok zor Çanakkale’de” diyerek kentte bisiklet altyapısının geliştirilmesini istedi.
“Aile yaşam merkezleri kurulmalı”
Çocukların ve ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirebileceği kamusal alanların artırılmasını isteyen Altınkaya, mahallelerde aile yaşam merkezleri kurulmasını önerdi.
Altınkaya, “Çanakkale’de çocukların ve ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirebileceği alanların artırılması önemli bir ihtiyaçtır. Aile yaşam merkezleri kurulmalı. Her mahallede modern ve güvenli çocuk parkları artırılmalı” dedi. Futbol, basketbol ve yürüyüş alanlarının yaygınlaştırılabileceğini belirten Altınkaya, ailelerin yararlanabileceği piknik ve rekreasyon alanlarının artırılmasını istedi. Mevcut parklardaki aydınlatma, güvenlik ve bakım sorunlarına da dikkat çeken Altınkaya, bu eksikliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Kırsalın sorunu kontrolsüz göç
Başkan Altınkaya, büyükşehirlerden Çanakkale’nin köylerine yönelen kontrolsüz göçün de tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çekti.
Yüksek alım gücüyle kırsala gelenlerin arazi fiyatlarını artırabildiğini belirten Altınkaya, “Köylere kontrolsüz bir göç var büyükşehirlerden. Çanakkale çok revaçta olduğu için bu kontrolsüz göç, köyde gerçekten bu işi yapan, bu işten geçinen; sadece kendisine değil, Çanakkale’nin tamamına hem gıda hem istihdam sağlayan insanları da zora sokuyor” ifadelerini kullandı. Tarım arazilerinin yüksek fiyatlara ulaşmasının üretim maliyetini de artırdığını söyleyen Altınkaya, toprağın gerçek üreticinin tarımsal faaliyet sürdürebileceği ekonomik seviyelerde kalmasının önemine dikkat çekti. Üreticinin gelirini artırabilmesi için yalnızca ham ürün satışına bağlı kalmaması gerektiğini ifade eden Altınkaya, Çanakkale’de yetiştirilen domatesi örnek gösterdi. “Bütün ilçelerimizde çok kaliteli domates yetişiyor. Ama bunu tarlada sattığınızda kârlılık dönem dönem çok tatmin edici olmayabiliyor” diyen Altınkaya, ürünün işlenerek ekonomik değerinin yükseltilebileceğini söyledi.
Domatesin konserve veya farklı işlenmiş ürünlere dönüştürülmesinin üreticinin elde ettiği geliri artırabileceğini belirten Altınkaya, kooperatifleşmenin de bu süreçte önemli rol oynayabileceğini ifade etti.
“Bu şehrin insanı çalışmak için başka şehre gitmek zorunda kalmamalı”
Çanakkale’nin aldığı göçle birlikte büyüyen bir kent olduğunu belirten Altınkaya, büyümenin kendisinin bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kentin ekonomik olarak kendi insanına yeterli imkânı sunması gerektiğini ifade eden Altınkaya, “Bu şehrin insanının çalışmak için, hayatını sürdürmek için başka şehirlere gitmek zorunda kalmayacağı kadar bir dünyası olması lazım” dedi. Göçü Çanakkale açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiren Altınkaya, nüfus artışının plansız ilerlemesi halinde ise yeni sorunlarla karşılaşılabileceğini belirtti.
Altınkaya, “Çanakkale göç alan ve bu nedenle büyüyen bir şehir. Bu bizim için önemli bir fırsat. Ancak nüfus artışı doğru planlanmazsa konut, trafik, altyapı, eğitim ve sağlık hizmetlerinde sorunlar büyüyebilir. Çanakkale’nin büyümesini durdurmak değil, bu büyümeyi doğru yönetmek gerekiyor” ifadelerini kullandı. Altınkaya, Çanakkale’nin geleceğine ilişkin yaklaşımını, “Hedefimiz plansız büyümek değil, güçlü ve planlı büyümek” sözleriyle özetledi.
“Ormanlarımız yanarken burada oturmamız mümkün değil”

Röportajın sonunda Çanakkale’de yaşanan orman yangınlarına ve MHP teşkilatlarının yangın bölgelerindeki çalışmalarına da değinen Altınkaya, Çanakkale’nin aynı zamanda önemli bir orman kenti olduğunu söyledi. “Ormanlarımız yandığında bizim ciğerlerimiz yanıyor. Dağlarımız, ormanlarımız yanıyorken burada oturmamız mümkün değil” diyen Altınkaya, yangınlarla mücadelede devletin ilgili tüm kurumlarının sahada görev yaptığını belirtti.
Altınkaya, “Devletimizin bütün unsurları; itfaiyesiyle, jandarmasıyla, Orman Bölge’nin personeliyle zaten orada görevini yapıyor. Biz de gidip onlara destek oluyoruz, yanlarında moral veriyoruz. Elimizden tutmamız gereken bir iş varsa seve seve, çekinmeden mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.




