The Guardian’ın araştırmasında, 2021-2024 yılları arasında 13 İngiliz şirketi tarafından Adana’daki Kemal Deniz bölgesine yaklaşık 52 bin ton plastik atık gönderildiği belirlendi. Araştırmada, geri dönüşüm tesislerinin aşağısındaki sularda mikroplastik seviyelerinin yukarı bölgelere kıyasla yaklaşık 10 kat daha yüksek olduğu tespit edildi.
Söz konusu kanalların çevredeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanıldığı da gözlemlendi. Bu durum, plastik atıklardan kaynaklanan kirliliğin yalnızca su kaynaklarını değil, tarım alanlarını da etkileyebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Plastiklerin geri dönüşüm sürecinde parçalanması ve yıkanması sırasında çok sayıda küçük plastik parçacığın oluşabildiği görüldü. Atık suların yeterince arıtılmadığı durumlarda ise bu parçacıkların çevreye taşındığı belirlendi.
Türkiye’deki plastik atık tartışmasının en dikkat çekici boyutlarından birinin Akdeniz’deki mikroplastik kirliliği olduğu ifade edildi. Akdeniz’de mikroplastik kirliliğinin 2018 yılından bu yana 66 kat arttığı bilgisine yer verildi.
Mikroplastiklerin deniz canlıları tarafından yutulduğu ve canlıların sindirim sistemlerinde birikebildiği gözlemlendi. Bunun yanı sıra mikroplastiklerin insanlarla temas etme ihtimali nedeniyle insan sağlığı açısından da yeni soru işaretlerinin ortaya çıktığı belirtildi. Yaşanan gelişmeler, plastik atıkların geri dönüşüm süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi ve çevreye bırakılan atık suların etkin biçimde arıtılması gerektiğini bir kez daha gösterdi.




