Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeni dönemin siyasi hamleleri peş peşe geliyor. Muhalefet blokundan koparak bağımsız statüde çalışmalarına devam eden deneyimli bürokrat, iktidar partisinin davetiyle yeni bir siyasi yolculuğa adım attı.
Bursa Erkek Lisesinden Afrika kıtasına uzanan yaşam öyküsü Bin dokuz yüz elli dokuz senesinde Artvin sınırları içindeki Ardanuç ilçesinde doğan Cemalettin Kani Torun, eğitim hayatında elde ettiği başarılarla basamakları hızla tırmandı. Köklü eğitim kurumlarından Bursa Erkek Lisesini bitirmesinin ardından Türkiye'nin en saygın tıp merkezlerinden İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazandı. Buradaki eğitimini bin dokuz yüz seksen dörtte başarıyla tamamlayıp hekimlik cübbesini giydi. Üniversite camiasından kopmayarak Marmara Üniversitesinde bilimsel araştırmalarına hız verdi ve Karadeniz Teknik Üniversitesinde de öğretim üyeliği yaptı.
Türkiye sınırları içinde uzun yıllar şifa dağıtan başarılı doktor, vizyonunu yurt dışına taşıma kararı alarak bin dokuz yüz doksan altı yılında İngiltere'nin yolunu tuttu. Orada yalnızca mesleki gelişimini sürdürmekle kalmadı; küresel sağlık krizlerine müdahale eden yardım kuruluşlarının temellerini attı. Kurucu yöneticiliğini yaptığı sivil toplum yapılanmaları aracılığıyla on yıl boyunca yoksul Afrika halklarına tıbbi destek sağladı. İleri düzey İngilizcesi ve beş çocuklu mutlu aile hayatıyla dikkat çeken Torun, bu süreçte sivil diplomasi alanında yetkin bir isim haline geldi.
Büyükelçilik unvanından parti kuruculuğuna kadar geniş siyasi yelpaze Sahadaki uluslararası deneyimi, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politika hedefleriyle kesişince iki bin on bir yılında diplomatlık kariyeri resmen başladı. Üç sene boyunca Somali Büyükelçisi sıfatıyla zorlu bir bölgede bayrak dalgalandıran yetkin isim, iki bin on dört yılında dönemin Başbakanlık makamında danışman olarak görevlendirildi.
Bu dönemde özellikle sınır dışı yardımlar ve mülteci krizlerinin yönetimine dair raporlar hazırladı. Ardından siyasete yönelerek iki bin on beş seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisinden parlamentoya girme hakkı kazandı. Ancak ilerleyen yıllarda ortaya çıkan siyasi ayrılıklar, onun Gelecek Partisi saflarında yer almasına neden oldu. İki bin yirmi üç yılına gelindiğinde Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili kontenjanından meclise tekrar giriş yaptı. Daha sonra farklı siyasi grupların birleşmesiyle oluşturulan Yeni Yol Partisinde siyasetine yön vermeye çalıştıysa da, Ağustos iki bin yirmi altı itibarıyla bağımsız kalmayı tercih etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği son toplantıda kendisine rozet takılarak yıllar önce ayrıldığı partisine yeniden resmi katılımı sağlandı. Bu sayede genel kuruldaki mevcut koltuk dağılımında ufak çaplı bir revizyon yaşanmış oldu.



