görüntüleri ekrana getirerek sert bir dille yanıt verdi. Çelik, Yüksekova'yı ekrana getirerek şunları söyledi: "Bu görüntüdeki yer, Hollywood'da film seti değil. Asker ve polisler de figüran değil. Çevredeki binaların üzerindeki delikler de matkap deliği değil. Onlarca şehidin verildiği, pek çok teröristin öldürüldüğü Yüksekova'nın ta kendisi”
Yüreğine, eline ve ağzına sağlık sayın meslektaşım.
YÜREĞİMİZ YANARKEN
TBMM Başkanlığı, Meclis’in 96. kuruluş yıl dönümü olan 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı programında bir değişiklik yapmış. TBMM Başkanlığı, Doğu ve ’da ’nın yürüttüğü operasyonlar ve gelen şehit haberleri nedeniyle 96. kuruluş yıl dönümü programında resepsiyon bölümünü iptal etmiş. 96. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında TBMM Başkanı İsmail Kahraman ilk olarak 09.00’da TBMM Anıtı’na çelenk koyacak. Kahraman başkanlığındaki devlet erkanı, Anıtkabir’i ziyaret ederek, saygı duruşunda bulunacak.
Bu değişiklik muhalefet ve Çanakkale’deki çeşitli sendikalar dahil öyle bir hava verilerek tersine rüzgar olarak estiriliyor ki, tam bir akıl tutulması. Ulusal egemenliği sadece balo, resepsiyon gibi sığı bir siyasi anlayış olarak sınırlayanlara şaşmamak elde değil.
Terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda şehitler veriliyor. Tam bir ateş çemberi ve asker –polis ulusal toprak bütünlüğümüzü koruma adına mücadele ediliyor. Bir kesim ise resepsiyon peşinde. Neyin aklı bu Allah aşkına?
BENZİN BEDAVA MI?
Bozcaada'nın tek akaryakıt istasyonu, adaya deniz ulaşımı ile akaryakıt tankerlerinin geçiş ücretine yüzde 100 zam yapılması üzerine satışlarını durdurmuş. Bu iddiaya yalanlama geldi. Tek gidiş 950 TL. Dönüşle birlikte 1900 TL ama zamla falan alakası yok çünkü eski tarife de aynı. Anladığım kadarıyla sistematik olarak GESTAŞ yıpratılmak isteniyor ve yıldırıcı eylemlik devam ediyor.
Hadi diyelim zam yapıldı. İster bir tanker geçir, istersen iki ve daha fazlasını. Çünkü feribot, güvenlik açısından yakıt gibi parlayıcı ve yanıcı madde taşıyan araçlar için özel sefer yapıyor. Mevzuat böyle.
Meseleye amme hizmeti diye bakanlar olabilir. Ancak bir işi amme hizmeti yapabilmek için maddiyat olmaması lazım. Benzin, mazot ne varsa bedavaya dağıtılmayı gerektirir. Böyle bir durum söz konusu olamayacağına göre; işletme bağlamında maliyet düşürücü tedbirler almak lazım.
Yakın depoları mı genişletilecek, özel taşıma yapacak tanker mi alınacak, bir çözüm geliştirilmesi gerekirken topun ağzına GESTAŞ’ı sürmek pek bir haklılık oluşturmuyor.
Adada rekabet yaratacak ikinci, üçüncü istasyon olsaydı yine böyle mi tepki verilirdi?
Sanmıyorum.
GESTAŞ üzerinden ellerinizi çekin lütfen.
HANİ ÖZGÜRLÜKTÜ ?
Onca iktidarlar geldi geçti, düşünceyi suç olmaktan çıkartan ve ifade serbestliği getiren tek iktidar Ak Parti. Ancak solcu bazı arkadaşlar hala eski günleri yad ediyor, yorumlarımıza yarı sansür getirmeye çalışırken tatlı-sert yaparak da CHP’yi hem merkezi, hem de yerel anlamda eleştirmememizi istiyor.
Basın özgürlüğünü her fırsatta savunan bir siyasi yapının destekçisi olanlardan böyle bir şey duymak ve baskı altına alınmak aslında hiç şaşırtıcı değil.
Basın tarihi geçmişte benzer ve daha şiddetli baskı örnekleriyle dolu.
Neyse.
Rahatsızlık duymalarının bir sebebi de Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ı öne çıkarmamızmış.
Güya, yılbaşı öncesine kadar yazdığım gazetede sol ile ilgili radikal eleştirilerimden dolayı rahatsızlık olmuş ve kapının önüne konmuşum. Aynı durumu Kalenin Sesi’nde de yaşamamak adına, beni çok sevdikleri (!) için, telkinlerini dikkate almam isteniyor.
Ne diyeyim?
Şimdi kalkıp eski gazetemden kovulmadım, bireysel tercihimle ayrıldım diye kendimi mi savunayım, yoksa telkinlerine teşekkür mü edeyim, vermek istedikleri gözdağı ve baskılarına boyun mu eğeyim?
Kendi ütopyalarında nasıl yaşarlarsa yaşasınlar, hakkımda ne düşünürlerse düşünsünler dostlukları baki kalmak kaydıyla diğer taraflar beni ilgilendirmiyor.
Bülent Turan ile ilgili eleştirilerine gelince.
Niye bu rahatsızlık?
Sayın Turan, parti ayrımı yapmadan CHP’li belediyelerin bile Ankara’da işlerini çözüyor diye yazıp olumlu eleştiriler yapmayalım mı? Acaba bugün kendileri iktidar olsa Ak Parti veya MHP’li belediyeler ile ilgili Turan gibi davranırlar mıydı ? Asıl sorgulanması bu.
Fanatik bir anlayışla insanları sırf düşünce ve konuları irdeleme açısından ötekileştirmenin kime ne faydası olur? Hani Çanakkale özgürlüklerin kentiydi?
Efendim yarın Ak Parti yerel yönetimi alırsa bir takım yasaklarla karşılaşacakmışız.
Çan’da, Bayramiç’te, Ezine ve Ayvacık’ta Ak Parti iktidar. Daha önce Gökçeada.. Hangi yasaklar geldi?
Kusuruma bakmasınlar eleştiri olarak almıyorum söylediklerini.
Doğru bildiklerimi yazmaya ve eleştirmeye devam edeceğim.
Onların kafalarında yarattıkları korku dağları beni bağlamıyor.
Yok onlar haklı çıkarsa elimiz kalem tuttuğu sürece en sert eleştirimizi de yöneltiriz.
Ama çıkmıyorsa, çıkma olasılığı ile hareket edip Çanakkale’nin önüne tıkayacak değilim.
Her gece iki-üç yandaş ile aynı masada korku teorileri kurgulayacak halimiz yok.