SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ne De Olsa Alışkınız (18.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 18.05.2021 09:56

Hata yapmaktan daha kötü bir şey varsa o da hata yaptığını bile bile yanlışından dönmemektir. Biz buna gurur diyoruz. Ama akıllanmıyoruz, çünkü haklı çıkmayı her şeyden mühim buluyoruz. Ah şu kuyruğu dik tutma çabası yok mu? Bize her şeyi yaptırır.

“Üzgünüm yanlış bir karardı”, “Hatalıydım” sözünü hiç duymadık ki öğrenelim değil mi? Ailemiz yıllar sonra “Haklısın gençliğinde sana çok baskı yaptık” demeyecek, sadece susacak. Öğretmenimiz cetvel izi bıraktığı ellerimizi görünce yüzünü çevirecek. Yani herkes yaptığını doğru bulup, yine susmayı tercih edecek hatayı kabul etmek yerine. Hem hatanın kabul edildiği nerede görülmüş, Japonya mı burası?

“Yanlış anlamışsınız” diyecekler, hatta pudra şekeri falandı gördüğünüz… Siyasetten ekonomiye, eğitimden kültüre, sağlıktan turizme her konuda bize “Sen yanlış biliyorsun” diyecekler. Bazen yetmeyecek bizden özür bekleyecekler ve biz bunu bile normal karşılayacağız.

Normallik. Olağan. Sıradan. Bunca akıldışı şeyi yaşıyor olmamızın sebebi bu, her şeye alışmış olmamız. Hor görülmeye, aptal yerine konulmaya alıştık. Bunu en tepeden en aşağıdakine kadar herkes yapmıyor mu? Hadi kabul edelim.

Geçtiğimiz günlerde bir sayfa paylaşmıştı, ‘samimi olduğun herkes senin işini savsaklıyor’ diye, öyle doğru ki bu. Biraz samimiyiz diye kusurları tolere etmiyor muyuz? Arkadaşız diye her şeyi ucuza getirtme çabalarına hiç girmiyorum bile.

Kurbağa deneyini bilirsiniz belki. Kurbağayı sıcak bir suya koyarsanız hemen zıplar ve kaçar. Ama eğer ılık bir suya bırakır ve suyu yavaş yavaş ısıtırsanız suyun ne kadar ısındığını fark edemeden ölür. Ya da fark etse de “Ufak bir sıcaklık farkı zaten, sorun olmaz” der. Aslında sorun olmaz diye diye ömrünü bitirdiğinden haberi yoktur. Bu hikâye size de tanıdık geldi mi?

Her gün “Bu kadar da olmaz” dediğimiz her şey oluyor farkında mısınız? Tüm dünya çetin bir sınavdan geçerken, daha önce yaşamadığımız her ne varsa hepsine ait hissetmeye başladık kendimizi. Her olaya, her karara, her absürt bilgiye adaptasyon sürecimiz takdire şayan bir şekilde ilerliyor. Peki, pandeminin süreç yönetimi konusunda aynı şeyleri söyleyebilmek mümkün mü? Neler yaşadığımıza yetişebilen var mı gerçekten?

Eğer hayata karşı referans noktamızı vasata yakın bir seviyeye alıp, başımıza gelenlere o kadar az hayret etmek bir çözümse, eh tabii ki biz de haklıyız.