SON DAKİKA
Hava Durumu

Daha Ne Kadar Seyirci Kalacağız? (07.04.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2021 09:39

Literatürde duyarsızlık kavramına bir de seyirci kalma etkisi eşlik ediyor. Bu etkiye göre; acil durumlarda insanlar, eğer kalabalık bir grupla beraberse “Nasıl olsa birisi yardım eder” diyerek orada bulunan başka birisinin olaya müdahale edeceğini düşünüyor. Yani duruma kayıtsız kalıyor. Ancak kimse kendisini doğrudan sorumlu hissetmediği için de olaya hiç kimse müdahale etmiyor! 

Günümüz dünyasında da zaman tuzla buz olurken, bu uğurda ellerimizin arasından akıp giden kaybettiklerimizi izlemekte ama hala o gaflet uykusundan uyanamamaktayız. Uyanmamak için direnen, kendi acısından ve duygusundan kopan, uzaklaşan insan pek tabidir ki başkasının acısını da göremiyor, empati kuramıyor. İşte bu yüzden yanı başımızda haksızlığa, zulme uğrayanları da görmüyoruz. Daha doğrusu, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” misali onlara ve olanlara karşı maalesef duyarsızlaşıyoruz.

Gerçi içerisinde bulunmuş olduğumuz duruma artık duyarsızlık demek de az kalıyor. Bizimkisi her şeyi görmek, bilmek ama engelleyememek! Her şey o kadar aleni ki, sanki gözümüze sokarcasına yaşanıyor. Bazen yanımızda “Yardım edin, kurtarın” diye bağıran bir sese, bazen kaldırımlarda soğuktan ölen evsizlere, bazen sırf macera olsun diye yoldaki can dostlarımızı ezip geçenlere, bazen işsizlikten borç batağında yüzenlere, bazen eve ekmek götüremediği için utancından canına kıyan babaya nasıl da üç maymunu oynamayı tercih ediyoruz değil mi?

Hayatlarında herhangi büyük bir acıdan geçmemiş, yalnızca ufacık sorunlar yaşayan kimselerin yukarıda bahsettiğim olaylara ve daha nicelerine tepki göstermesi beklenebilir mi? Tok açın halinden anlayabilir mi? Keşke tüm acılardan uzaklaşıp, sadece güzel duyguları derinden deneyimleme imkânımız olabilseydi. Ancak ne yazık ki ihtimali bile muhtemel değil. Ruhsal acılarımızla bağımız koptukça, kendimizden de uzaklaşıp her şeye robotik tepkiler verir olduk. Yaşanılan acıları görmezden gelip reddettikçe, birbirimize zarar veren insanlara dönüşüyoruz farkında mısınız? Saldırgan ile özdeşleşip saldırganın bizzat kendisi oluyoruz. Sizce de buna artık bir dur demenin zamanı gelmedi mi?

Sorumluluktan kaçmayarak, durumu ciddiye alarak ve insanları görünüşüne, giyimine bakmadan ilk adımı atarak, telefonlarımızdan canlı yayın yapmak yerine bir yardım eli uzatarak belki de birçok kötülüğün üstesinden gelebiliriz. Kaçmayı, ilgilenmemeyi, bananeciliği bırakıp dünyayı hem kendimiz için hem de başkaları için daha yaşanabilir kılmak hala mümkün gibi geliyor bana. Bir kişinin yardım etmeye başlamasıyla diğerlerinin de ona bakarak yardıma koşmasına bugün otobüste,  hastanelerde sadece ben rastlamıyorum sanırım...

 

Belki de bizi bu kadar yoran şartların ağırlığı değil, insanların halden anlamayan sağırlığıdır ne dersiniz?

      

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.