SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Covid-17 (20.04.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 20.04.2021 09:51

Türkiye'nin 100 bin nüfusta haftalık vaka sayılarını gösteren tablosu 8 Şubat'tan bu yana Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılmaya devam ediyor. Sürecin başından beri yüksek riskli illerden olan Çanakkale, 8 Şubat'tan bugüne kadar vaka sayılarında 26 kat artış gösterdi. 8-14 Şubat haftasında 37,61 olan vaka sayısı, 10-16 Nisan haftasında ise 100 bin kişide 962,98 oldu. Vaka sayısındaki artışın haftalardır hız kesmediği Çanakkale’miz, son rakamlarla birlikte haftalık vaka sayısının en yüksek olduğu kent seçildi. Bir önceki hafta Türkiye üçüncüsü olan Çanakkale'nin Türkiye birinciliğine yükselmesi kentte yaşayan bizleri de günden güne daha büyük bir tedirginliğe sürüklüyor.  

Geçen hafta, haftalık vaka sayıları ile toplanan İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu, yeni tedbirler alarak, kentteki sahil bantlarının ve bazı parkların kapanmasına karar vermişti. Bu doğrultuda park ve bahçelerin kapıları kapatıldı. Kordon boyuna girişler, konulan demir bariyerlerle önlendi. Ayrıca Nisan ayının ilk haftasında alınan kararla halk pazarında da yalnızca sebze ve meyve tezgâhları kurulmuştu. Ancak görünen o ki alınan bu önlemler de yeterli olmadı.

Çanakkale Tabip Odası’nın konu ile ilgili sosyal medya üzerinden yaptığı son açıklamada; “Çanakkale’de son vaka sayıları göstermektedir ki, il pandemi yönetimi iflas etmiştir. Halkımız kendi güvenliğini sağlamak üzere azami dikkat göstermek zorundadır. Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde Cuma günü açılan 4.yoğun bakım ünitesi de 2 gün içinde dolmuştur. Tüm Çanakkale halkına duyururuz ki, yeni covid hastaları için yer bulmakta zorlanacağımız gibi covid dışı vakalar için de yerimiz kalmayacak. Bu korkutucu bir film repliği değil, gerçek bir kırmızı alarmdır. Lütfen maskesiz dolaşmayınız, kalabalık ortamlara girmeyiniz, karantina kurallarına uyunuz ve acil olmadıkça hastanelere gitmeyiniz” ifadelerine yer verildi.

Artık çalan tehlike çanlarının sesini duymayanınız yoktur sanıyorum. Belki de zamanında alınması gereken tedbirlerin alınmaması sonucudur bu yaşadıklarımız. Çanakkale vaka sayılarında 500 bin küsur nüfusu ile İstanbul gibi 16 milyon nüfusa sahip bir Mega kenti geride bırakıyorsa bunun suçunu sadece halkta aramamamız gerekir. Zira Çanakkale sanıldığı kadar kıyıda köşede olan bir il değil. Tam tersine bir geçiş alanı ve kırmızı renkte yer alan dört büyük şehre de komşu konumunda. Yani ilimize şehirlerarası akış çok fazla. Bu seyahatlerin sadece şehirlerarası değil, ilçeler arası da kısıtlanması gerekiyor.

Çünkü her gün Çanakkale’ye bağlı bir belde ya da köyün 10 gün karantinaya alındığı haberleriyle uyanıyoruz. Fakat yoğun bakımda yeni bir güne uyanamayan hastalarımız da var. Salgının önlenmesinde en temel faktörün aşı olduğunu söylüyoruz, ama randevu alıp aşı olmaya gitmiyoruz. Hafta sonu evlerimizden çıkmak yasak diyoruz, elimize market poşetini alıp oradan oraya geziyoruz. Bu illetten bir an önce kurtulalım diyoruz, havalar ısındığı gibi caddelere, kafelere akın ediyoruz. Sizce de bu işte bir terslik yok mu?

Tam kapanma olmadan bazı şeyleri kontrol edebilmek artık hiç de mümkün gözükmüyor. En azından içerisinde bulunduğumuz Ramazan ayı için böyle bir yol izlenilmeli. Çemberin ne kadar daraldığı hepinizin malumu… İvedi bir şekilde bu kararlar alınmazsa yapmadığımız fedakârlıklar için, birileri ağır bedeller ödemeye devam edecek.

Yaşamına sahip çık Çanakkale!