SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Duygularımızı anlayabiliyor muyuz? (25.10.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 25.10.2021 09:45

Bir çoğumuz günlük hayatında bir çok duygu değişimi yaşar. Duygularımızın bence belli bir sayısı ve yüzdesi yoktur. Ben bu olaya yüzde 10 şaşırdım diyemeyiz hiçbir zaman.. Aslında duygularda zaman kavramı gibidir bazen duygularımız .çok uzun yaşarız bazen de çok kısa o yüzden duygulara sayısal değer vermek pek mümkün değil benim açımdan. Duygularımızın beden dilimizle alakası var mıdır ? elbette ki vardır.  Sert tavırlı duran bir insan duygusunu çok yumuşak bir tavırla belli etse bile biz onu sert tavrının verdiği imaja göre sert algılarız. Özellikle çocuklarda bu durumu çok sıklıkla görürüz.  Güler yüzlü olduğunuz vakit bir çocuğa bağırdığınızda o bunun bir oyun olduğunu anlar.. O zaman şu kanıya varırız; ‘’Ne söylediğimizden çok nasıl söylediğimiz önemli’’.. Gerçekten de ne kadar doğru değil mi ? hayatımızın her alanında karşımızda ki kişi bizden bir şey isteyeceği vakit ne isteyeceğine değil nasıl isteyeceğine dikkat ediyoruz aslında.

Şuna şöyle kısa bir örnek verelim mi ;

Bana Mutfağı toplamamda yardım eder misin?

Mutfağı toplamama yardım et..

Aslında ikisi de aynı eylem için kurulan cümleler ..

Ama nasıl söylediğimiz çok önemli..  Tabii nasıl söylediğimizin bir diğer önemi ise beden dilimizdir. İşte o yüzden beden dilimizin duygularımızla bağlatışı olduğunu düşünüyorum.

Günlük hayatınızda şöyle düşünün; Sürekli karşınızda kaşlarını çatan, negatif düşünceleri olan, fikirlerinizi küçümseyen, size konuşma hakkı vermeyen ve dinlemeyen insanlar size istedikleri kadar iyi şeyler söylesinler yada istedikleri kadar sizi pofpoflasınlar.. beden dili ayrı duyguları ayrı davranıyorsa işte orada bir sıkıntı var demektir. 

Çağımızın önemli hastalıklarından biride dinlememek.. Önceden herkes birbirini dinlerdi ama şu son zamanlar çoğu insan birbirini dinlemiyor herkes karşısında ki kişiyi konuşarak susturma çabasında adeta. Çağımız ilerledikçe insan ilişkileri daha hasarlı. Özellikle kendini geliştiremeyen ve sürekli haklı olduğunu düşünen insanlar var..

Sürekli haklı olduğunu düşünmek aslında ciddi bir hastalık..  Uzmanların bu konuyla ilgili birkaç yazısına denk gelmiştim şöyle diyordu; KENDİLERİNİ SÜREKLİ HAKLI GÖRMELERİNİN ALTINDA, ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ,KENDİNİ SEVMEME, KABUL GÖRMEME KAYGISI, YER EDİNEMEME KAYGISI.. olduğunu belirtmişler.

Duygularımı ve beden dilimiz bizi her zaman ele verir. Yapmak istemediğimi bir şey olduğunda duygularımız yapmak istediğini söylese de beden dilimiz bizi  ele verir.

Benim beden dili ile dikkat ettiğim ve bu duruşta birini görünce acaba iletişim kurmak istemiyor mu diye düşündüğüm bir beden dilini sizinle paylaşmak isterim.

Kolları çapraz yapmak

İletişimi kesmenin, karşınızdakini artık dinlemiyor olduğunuzun bir göstergesi olabilir. Kollar genelde iletişimi kesmek istediğinizi ya da karşıdan alacağınız duygu ve düşüncelere kapalı olduğunu işaret ediyor olabilir.

İşte bu beden dilini karşımdaki insanda gördüğüm vakit dönüp kendime acaba iletişim kurmak istemiyor olabilir mi ve bunun için ne yapmalıyım diye soruyorum. Çünkü insanları zorla benimle iletişim kurmaları için zorlayamam..  Saygı duymalı ve sizinle iletişim kurmak istemeyen insanları saygı ile karşılamalısınız..