SON DAKİKA
Hava Durumu

TELGRAFIN İSTANBUL’A YOLCULUĞU (05.08.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 05.08.2021 10:18

Telgraf çekmek için kullanılan Mors alfabesini duymayan yoktur. 1791 doğumlu Amerikalı Samuel Morse'un bulduğu ve kendi adını verdiği bu alfabenin farklı bir öyküsü var.

Mors alfabesinin mucidi Samuel Morse aslında ressamdır. Ressamlığının yanı sıra mekanik araştırmalar yaparak bir mermer kesme makinesi yapmış ancak patentini alamamıştır. Bunun üzerine farklı alanlar üzerinde çalışan Morse, iletişim ve haberleşme alanında çalışmalarına ağırlık vermiştir.

1832 yılında arkadaşı Charles Jackson ile yaptığı okyanus seyahati, elektrikle ilgili düşüncelerinin şekillenmesini sağlar. Ayrıca elektromanyetik alanında öğrendiği konular, kafasında "elektrikli telgraf" fikrini doğurur.

Morse'un elektrikli telgrafı, bir elektrik devresinde bobinin bir kolu çekmesi ile rulo kağıdı üzerine izler bırakmasına dayanıyordu. Kısa ve uzun çekmeler, kısa ve uzun izler bırakıyordu. 1835 senesinde başlayan bu çalışmalarına destek bulmak için önce ABD'den, sonra da Avrupa ülkelerinden destek istedi. Ancak hiç kimse henüz ne işe yaradığı belli olmayan böyle bir buluşa destek vermek istemiyordu.

Destek arayan Samuel Morse, bu icadını Osmanlı hükümdarı Sultan Abdülmecid’e anlatmak istiyordu. Bunun için yakın arkadaşı Chamberlain'i Osmanlı başkenti İstanbul'a gönderdi. O yıllarda Osmanlı’da haberleşme alanında yenilikler yaşanıyordu. Abdülmecid, Tanzimat Fermanı ile 1840 yılında ilk posta teşkilatını kurmuştu. Şehirlerde ve uzak yerleşim yerlerinde postaneler açılıyordu. İlk postane, İstanbul'da Yeni Cami avlusunda "Postahane-i Amire" adıyla açıldı.

İstanbul’a gelen Chamberlain yanında telgrafı da getirmişti. Amacı sadece telgrafı padişaha göstermek değil, ona küçük bir gösteri sunmaktı. Fakat mekanizmanın Osmanlı hükümetine güvenle sunulmasından önce birkaç şeye daha ihtiyaç vardı. Chamberlain gerekli hazırlıkları yapabilmek için Viyana'ya gitmek üzere yola çıktı. Viyana’ya giderken Tuna vapuru alabora olunca boğularak can verdi ve saray için hazırlanan gösteri gerçekleşmedi.

Chamberlain'in ölümünden sonra Morse, çalışmalarını sürdürdü ve 1847 yılında ilk mesajını elektrikli tel yoluyla Baltimore'dan Washington'a gönderdi. Ancak buluşun dünya çapında yaygınlaşması için maddi desteğe ihtiyacı vardı.

Osmanlı İmparatorluğu'nda jeolog olan Profesör Lawrence Smith, Morse'dan iki telgraf aracı ısmarladı. Yanına mekanik konularda usta olan başka bir Amerikalıyı, Hamlin'i aldı ve onu Abdülmecid'e yapacağı gösteride kendisine yardım etmesi konusunda ikna etti.

O yıllarda ıssız bir sahil köyü olan Bebek'te günlerce telgrafı denemeleri yapıldı. En sonunda sultandan randevu geldi. Telgraf cihazının biri tahtın bulunduğu odaya, diğeri uzak bir köşeye kondu. Mesaj, her iki cihazdan başarıyla alındı ve gönderildi. O zaman 24 yaşında olan Abdülmecid, gözleriyle tanık olduğu olaydan çok etkilendi. Osmanlı hükümdarı bir sonraki gün sarayda üst düzey memurlar için gösterinin tekrar edilmesini istedi.

Gösteri 10 Ağustos 1847'de bir kez daha başarıyla tekrar edildi. Padişah kesinlikle ikna olmuştu. Abdülmecid, İstanbul'dan Edirne'ye bir telgraf hattı çekilmesini teklif etti. Sultan ayrıca ödül olarak ne verebileceklerini Osmanlı jeologu Smith’e sordu. Smith ödülün telgrafın mucidi Samuel Morse'a verilmesi gerektiğini söyledi. Padişah Abdülmecid, Morse için bir saray beratı yazdırdı. Üzerinde şunlar yazıyordu:

"Yetenekli bir Amerikalı bilim adamı, ulusunun önde gelen bir örneği olan Sayın Samuel Morse'un başarılarının artarak devamını dilerim."

Beratın yanı sıra elmastan yapılmış bir madalya Smith’e gönderildi. Berat ve madalyadan büyük onur duyan Morse, telgrafa benzeyen bir aracı Osmanlı sarayına gönderdi. Abdülmecid, bunu öğrencilerin faydalanması için Askeri Mühendislik Okulu'na verdi.

Abdülmecid'in İstanbul - Edirne arasında telgraf hattı kurulması emri vermesine rağmen bu gerçekleşmedi. Osmanlı'nın ilk telgraf hattı, 1855 yılında Kırım Savaşı’nın çıkmasıyla güzergah değiştirerek İstanbul – Varna – Kırım arasında kullanıma açıldı.

Abdülhamid tahta çıktıktan hemen sonra, babası Abdülmecid'in telgrafa gösterdiği ilgi alakayı devam ettirdi. Haberleşme çalışmaları için ‘Posta Telgraf Bakanlığı’ kuruldu.

Samuel Morse ise 1872 yılında 80 yaşında New York'ta hayatını kaybetti. Yaklaşık 150 yıl sonra teknoloji alanında yaşanan gelişmelerden sonra telgraf da teknoloji mezarlığına gömülmek zorunda kaldı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.