SON DAKİKA
Hava Durumu

SULTAN ABDÜLAZİZ VE İLK KEZ GERÇEKLEŞTİRİLEN AVRUPA SEYAHATİ

Yazının Giriş Tarihi: 24.01.2023 09:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.01.2023 09:13

Batı Avrupa’da ziyaretler yapan ilk ve tek Osmanlı Sultanı

Sultan Abdülaziz, 30. Osmanlı padişahı olan II. Mahmud ve Pertevniyal Valide Sultan'ın oğlu, 31. Osmanlı padişahı Abdülmecid'in kardeşi olarak 25 Haziran 1861 tarihinde kardeşinin ölümü üzerine, 31 yaşındayken tahta geçmiştir. 15 yıl tahtta kalan Abdülaziz, tahttan indirilip öldürülen son padişahtır.

Hükümdarlığı süresince; Darülfünûn (İstanbul Üniversitesi), Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi), Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye (Yargıtay), Şura-yı Devlet (Danıştay), Darülmuallimat (Kız Öğretmen Okulu), Mekteb-i Sanayi (Sanayi Okulu), Bank-ı Osmani-i Şahane (Osmanlı Bankası) açılmış, il meclisleri kurulmuş, başta Sirkeci Garı olmak üzere demiryollarında önemli adımlar atılmıştır. Hükümdarlığı süresince sık sık ülke içi ve ülke dışı temaslarda bulunmuş geziler düzenlemiştir. I. Selim'den sonra Mısır'ı ziyaret eden ilk ve tek Osmanlı padişahıdır. Eyaletlerin yanı sıra Batı Avrupa'da ziyaretler yapan ilk ve tek padişahtır.

Avrupa’ya yapılan seyahatin görünürdeki amacı Fransa İmparatoru Üçüncü Napoleon’un Sultan Abdülaziz’i Milletlerarası Paris Sergisine davet etmesidir. Ancak Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki topraklarında meydana gelen milliyetçi ve ayrılıkçı hareketler, Girit’teki karışıklıklar ve bunların Avrupalı devletler tarafından desteklenmesi seyahatin asıl sebebini oluşturdu.

Avrupa başkentleri ziyareti başlıyor

21 Haziran günü Ortaköy Camisi’nde cuma namazını kılan Sultan Abdülaziz, öğleden sonra Dolmabahçe önlerinde bekleyen 119 metre uzunluğundaki Sultaniye Yatı ile yolculuğa başladı.  Bu geziye 27 yaşındaki veliaht Şehzade Murad, 25 yaşında 2. veliaht Abdülhamid, henüz 10 yaşındaki büyük oğlu Yusuf İzzettin, Dışişleri Bakanı Fuat Paşa, geleceğin Şeyhülislamı Hasan Fehmi Efendi, kalabalık ekibiyle Başmabeynci Hüseyin Cemil Bey, hariciye protokol müdürü Mehmed Kamil Bey, yaveri ve baş koruması Çerkes Osman Ferit (paşa), İstanbul Belediye Başkanı Hafız Ömer Faiz Efendi, Fransa'nın İstanbul Büyükelçisi Bourée katıldı.

Çanakkale Boğazında kendi yaptırdığı Aziziye tabyalarından top atışları eşliğinde geçen sultan, boğaz çıkışında bekleyen Fransız donanması tarafından da aynı şekilde top atışlarıyla karşılandı. 8 gün süren yolculuk sonrası 29 Haziran'da Fransa'nın Toulon limanına erişildi. Sultan Abdülaziz, Barbaros Hayrettin Paşa'nın ordusuyla bir yıl kaldığı Toulon şehrinde öğle yemeğini yedikten sonra trenle Marsilya'ya ulaştı.

Sultan Abdülaziz’i taşıyan tren Lyon Garı’na girdiğinde Fransa İmparatoru III. Napolyon hazır bekliyordu. Sultan trenden inince iki imparator el sıkışarak selamlaştı. Karşılamanın ardından saltanat arabasıyla Paris’te yer alan Tuileries Sarayı'na geçildi. Ertesi gün Sultan Abdülaziz kendisi için yer ayrılan Elysee Sarayı’nda Rus Çarı II. Aleksandr ile görüştü. Paris’te 10 gün kalan Sultan Abdülaziz, bu sarayda birçok görüşme gerçekleştirildi. Paris’te birçok sergi, tiyatro ve baloya katıldı. Türk Heyeti, 10 Temmuz'da büyük bir coşkuyla III. Napolyon tarafından Paris’ten uğurlandı. Boulogne'den gemiyle İngiltere'ye geçen heyete, Manş denizinde Fransız Donanması refakat görevini İngiliz Donanmasına devretti.

Dover limanında Sultan Abdülaziz’i geleceğin İngiltere Kralı Veliaht Galler Prensi Edward karşıladı. Londra'ya trenle geçildi. Windsor Sarayı'nda Kraliçe Victoria tarafından şatafatlı bir törenle karşılandı ve Buckingham Sarayı'nda kendisine ayrılan yerde 11 gün kaldı. Sergiler, tiyatrolar, konserlere gidildi. Çeşitli incelemelerde bulunuldu.  Londra Belediye Başkanı tarafından Sultan Abdülaziz'e fahri hemşehrilik beratı verildi. Büyük bir donanma hayranı olan Sultan Abdülaziz, dünyanın en iyi savaş gemilerinin yapıldığı tersane şehri Portsmouth'u ziyaret etti ve buradaki tersanede incelemelerde bulundu. Kraliçe ile birlikte kendi adına düzenlenen tatbikatta İngiliz gemilerinin manevrasını izledi. Gosport kasabasında askeri hastane mezarlığında bulunan 26 gemicimize ait Türk şehitliğini yeniletmesini talep etti. Burada yatan gemiciler ağabeyi Sultan Abdülmecid tarafından eğitim için gönderilen ve koleraya yakalanarak görevleri başında şehit düşen 26 denizciydi. Portsmouth dönüşü Sultan Abdülaziz, Londra Avam Kamarasına davet edildi ve burada milletvekillerinin müzakerelerini izledi. İki yıl önce ölen büyük Türk dostu Başbakan Palmerston'un evine giderek ailesini ziyaret etti.

Sultan Abdülaziz, 23 Temmuz'da Kraliçe Victoria'ya veda ederek İngiltere’den ayrıldı. Dover Limanından donanma eşliğinde Calais'e, oradan da trenle Belçika'nın başkenti Brüksel'e geçti. Burada Kral II. Leopold'le öğle yemeğini yedikten sonra yine aynı gün akşamı hareketle 25 Temmuz'da Ren Nehri üzerinde bulunan Alman Şehri Koblenz'e ulaştı. Sultan Abdülaziz’i ziyaret etmek için Berlin’den gelen Alman İmparatoru I. Wilhelm tarafından karşılandı. Burada I. Wilhelm ile birlikte Alman ordusunu teftiş etti. Subaylar arası yapılan müsabakalara Türk heyetini Sultan Abdülaziz’in baş koruması Çerkes Osman Ferit temsil etti. Yaptığı tüm mücadeleleri kazanınca I. Wilhelm göğsündeki nişanı çıkartarak Çerkes Osman Ferit’e takdim etti. Bu durum bütün heyeti gururlandırmıştı.

Koblenz'de üç gün kalan Sultan Abdülaziz, yine trenle hareketle Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna ulaştı. Avusturya İmparatoru ve Macaristan Kralı olan Franz-Joseph tarafından Viyana’da karşılandı. Viyana'da üç gün kalarak birçok görüşme gerçekleştiren Sultan Abdülaziz, 31 Temmuz'da Tuna Nehri üzerinden Budapeşte'ye geldi. Budapeşte Kraliyet Sarayı'nda önemli Macar ileri gelenleri ve hükümet üyeleriyle ayrı ayrı görüşen Sultan Abdülaziz, 3 Ağustos'ta Türk topraklarına girerek Vidin'e ulaştı. Burada kendisini Sadrazam Ali Paşa ile Serasker Rüştü Paşa karşıladı. Tuna Eyalet Merkezi Rusçuk'a, oradan da Varna'ya trenle geçti. Sultan Abdülaziz 7 Ağustos'ta İstanbul'a giriş yaptı ve devlet yöneticileri başta olmak üzere halk tarafından coşku ile karşılandı.

Düşündüren olay: Batının nesini alalım?

Sadrazam Ali Paşa geziye çıkmadan önce İstanbul Şehremini Ömer Faiz efendiye gezi esnasında günlük tutması talimatını verir. 47 gün süren geziyi Ömer Faiz Efendi tek tek kaleme alır. Bu günlüklerden faydalanarak Cemal Kutay tarafından “47 Gün Sultan Abdülaziz’in Avrupa Günlüğü” adlı eser yayınlanmıştır. Bu eserin 113. sayfasında da ilginç bir konuşma geçer:

Gezi sona eriyor. Dönüşte Sadrazam ve paşaların da yer aldığı bir toplantıda ‘’Avrupa seferi’’ ve “Batı’nın nesini alalım?” konusu tartışılırken Ömer Faiz Efendi söze girer: ‘’Paşa hazretleri bu memleketlerden her şeyi alalım, hatta Müslümanlığı bile alalım.’’ der. Herkes şaşırınca Ömer Faiz Efendi sözlerine açıklık getirir.

‘’Evet Paşa hazretleri, evet efendimiz. Müslümanlığı da bu memleketlerden alalım, çünkü onlar ilim, irfan, medeniyet, çalışkanlık, adalet, müsavat ve liyakatleri ile Müslümanlığın asıl emirlerini Hristiyan oldukları halde uyguluyorlar, yani bilmeden hidayete mazhar olmuşlar. Cehaleti bırakıp ilmi, iptidailiği bırakıp medeniyeti, tembelliği bırakıp çalışkanlığı, el emeği biçareliğini bırakıp makineyi, şehirlerde ve köylerde pisliği bırakıp temizliği, üfürüğü bırakıp ilacı, deveyi bırakıp treni, yelkeni bırakıp uskurlu gemiyi alır, kadın erkeğimizle birlikte hem dinin hem devletimizin bekasını ve izzü şan ile devamını temin ederiz.” demiştir.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.