SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

RUSYA – UKRAYNA KRİZİNE TARİHSEL BAKIŞ (24.02.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 24.02.2022 08:18

 

Orta Çağ’dan bu yana kaderleri ortak olan bu iki devletin mücadelesine kısaca bir göz atalım.

17.yy’da Ruslar siyasi olarak bir imparatorluğa dönüşürken, Ukrayna ise kendi devletini kurmayı başaramadı. Bu yüzyılda Ukrayna toprakları Çarlık Rusya tarafından ele geçirildi. Çarlık Rusya’nın Rus İmparatorluğu’na dönüşmesinden sonra Ukrayna toprakları bu imparatorluğun sınırlarını içinde kalmaya devam etti. 1917 Bolşevik İhtilali ile Rus İmparatorluğu parçalandı. Kısa bir süre de olsa Ukrayna bağımsızlığını kazandı ancak bağımsızlık yaklaşık 5 yıl sürdü. Ukrayna, 1922 yılında Rusya önderliğinde kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne (SSCB) katılarak 1991 yılına kadar bu ülke içinde yaşadı.

Sovyetlerin dağılmasının ardından 1991 yılında Rusya, Ukrayna ve Belarus tarafından Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) kuruldu. Ancak işler Rusya’nın istediği gibi gitmedi, çünkü Ukrayna her geçen gün Batı’ya yakın siyaset izliyordu. 2000 yılında Rusya devlet başkanlığına Putin’in gelmesiyle Moskova ile Kiev arasındaki kriz daha da büyüdü. Özellikle Rusya’nın Kerç Boğazı’nda yer alan Ukrayna’ya bağlı adaya doğru baraj yapma çalışmaları Ukrayna’yı rahatsız etti. Yaşanan bu kriz, Rusya’nın barajın yapımını durdurmasıyla sona erdi.

2004 yılında Ukrayna'da gerçekleşen devlet başkanlığı seçiminde iki önemli aday vardı. Moskova tarafından desteklenen Viktor Federovic Yanukovic ve Batı yanlısı Viktor Yusçenko arasında gerçekleşen seçimleri Yanukovic kazandı. Ancak Yanukovic’in zaferini kabul etmeyen halk, ayaklanarak tarihe Turuncu Devrim olarak geçen olaya imza attı. Turuncu Devrim sonucunda Yusçenko devlet başkanlığına geldi. (Turuncu Yusçenko’nun seçimde kullandığı renktir.) Yusçenko döneminde Rusya ile Ukrayna arasında gerilim daha da arttı ve Putin Ukrayna’ya giden doğalgazı iki kez durdurdu. Bu kesinti Ukrayna’da çok ciddi sıkıntılara neden oldu.

Zamanla iki devlet arasındaki gerilime Amerika Birleşik Devletleri de dahil oldu. ABD Başkanı Bush, Ukrayna ve Gürcistan’ı NATO’ya üye yapmak üzere bir hazırlık programı planladı. Ancak bu plana ilk itiraz Putin’den geldi. Bazı Avrupa devletlerinin Bush’un planına karşı çıkmasıyla plan engellendi. Gerçekleşen ilk NATO zirvesinde Ukrayna ve Gürcistan’a üyelik için yeşil ışık yakıldı ancak bu gerçekleşmedi. (Bu yeşil ışık günümüzde hala yanmaktadır.)

2013 yılında Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşması imzalamak için girişimlere başlaması üzerine Rusya tarafından Ukrayna’ya büyük ekonomik baskı başlatıldı. Ukrayna’nın tüm ithalatı engellendi. Turuncu Devrim’de kaybeden taraf olan Yanukoviç, bir sonraki seçimlerde devlet başkanı oldu ve 2013 yılındaki AB ile imzalanması planlanan bu ortaklık anlaşmasını askıya aldı. Halk tarafından protesto edilen Yanukoviç, birkaç ay sonra Rusya’ya kaçmak zorunda kaldı. Yanukoviç’in ardından ortaya çıkan otorite boşluğundan faydalanan Rusya, Kırım’a asker çıkararak, bu bölgeyi ilhak ettiğini açıkladı. İşte günümüzdeki krizin en büyük sebebi ortaya çıkmış oldu. Donetsk ve Luhansk’ta ayaklanmalar çıktı ve bu iki bölgede de halk cumhuriyeti ilan edildi. Yöneticileri ise Rus yöneticiler oldu.

2014 yılında yeni seçilen Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ve Vladimir Putin, Almanya ve Fransa’nın girişimleri ile bir araya geldi. Eylül 2014’te Minsk’te imzalanan ateşkes ile sınırda meydana gelen tüm çatışmalar sonlandırıldı. Her şey yoluna mı girecek derken Ukrayna’da ayrılıkçı Ruslar tarafından saldırılar tekrar başladı. Bunun üzerine Minsk-2 Anlaşması imzalandı.

Rusya ne istiyor?

Rusya Devlet Başkanı Vladamir Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile resmi olarak görüşmek istemiyor. Bunun en önemli nedeni olarak Ukrayna’nın Minsk Anlaşması’na uymamasını gösteriyor. Rusya, Ukrayna’nın hiçbir zaman NATO’ya katılmamasını ve Ukrayna’ya askeri yardımda bulunulmamasını ABD’den talep ediyor. Ukrayna’da gerçekleşen ayaklanmaları Ukrayna’nın iç sorunu olarak değerlendirip, Ukrayna topraklarındaki Donbas’a özel statü verilmesini istiyor. Bu amaçla Ukrayna sınırına askeri yığınak yapmaya devam ediyor.

Ukrayna ne istiyor?

NATO’ya üyelik görüşmelerinin bir an önce başlamasını ve NATO’nun Rusya’nın olası askeri müdahalesini engellemesini talep ediyor. Ayrıca Ukrayna topraklarındaki ayrılıkçı Rus ayaklanmalarının Rusya tarafından sonlandırılmasını istiyor.

AB ve ABD, Rusya’nın bu krizdeki tutumunu eleştiriyor. Bu süreçte Ukrayna’nın yanında yer alarak, ona destek verdiklerini belirtiyorlar.