SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

RUSYA – UKRAYNA KRİZİ VE MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ (05.03.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 05.03.2022 10:37

Peki bu sözleşme nedir ve ülkemiz için önemi nedir?

1936 yılında imzalanan bu sözleşme ile İstanbul ve Çanakkale Boğazı’nı kontrol etme ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkını ülkemize veren uluslararası bir anlaşmadır. Bu sözleşme Türkiye’ye boğazın tam kontrol hakkını verir ve barış zamanında sivil gemilerin serbest geçişlerini garanti eder.

1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nda boğazlar uluslararası bir komisyona bırakılmıştır. Uluslararası bir komisyonda bulunması ülkemizin boğazlar üzerinde egemenliğini engellemekteydi.  22 Haziran 1936 tarihinde İsviçre’nin Montreux (Montrö) kentinde düzenlenen konferansta boğazların durumu konuşuldu. Toplantılar iki ay sürdü ve 20 Temmuz 1936 tarihinde Bulgaristan, Fransa, İngiltere, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Türkiye tarafından imzalandı. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte ülkemizin kısıtlanmış olan hakları geri alınmış ve boğazların egemenliği ülkemizin eline geçmiş oldu.

Montrö Sözleşmesi Türkiye'nin güvenliği, Karadeniz'e kıyısı olan devletlerin güvenliği ve Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin çıkarlarını da içine alan bir denge üzerinde kurulmuştur. Bu denge sözleşmenin imzalandığı 1936 yılından bu yana bozulmadığı için günümüzde de yaşayan bir belge özelliğini taşımaktadır. Fakat günümüzde olduğu gibi, olası bir savaş durumunda bu dengenin korunması zorlaşıyor ve gündemden düşmüyor.

Sözleşme'nin dengesi kadar önemli olan bir diğer durum ise Türkiye’nin sözleşmeye sadık kalmasıdır. Kendi ülke sınırları içinden geçen bir su yolu ile ilgili bu sözleşmenin yorumundan ve bu sözleşmenin uygulanmasından Türkiye sorumludur. Barış zamanında bir sorun teşkil etmeyen bu sözleşme, savaş zamanında uygulanırken çok dikkatli olunması gerekmektedir. Sözleşme'nin kendi çıkarlarına zarar verdiğini gören tarafların sözleşmeden çekilme hakkı her zaman bulunuyor. Bu nedenle bu dengenin korunması için Türkiye’nin rolü çok önemlidir.

Montrö Sözleşmesi'nin Ukrayna krizi bakımından önem taşıyan maddeleri ne baktığımızda 4 ve 19. maddeleri görüyoruz.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 4. maddesine göre; savaş zamanında Türkiye savaşan ülke değilse, ticaret gemileri barış zamanında olduğu gibi geçiş özgürlüğüne sahiptir. Sözleşmenin 19. maddesinde ise, savaş zamanında Türkiye savaşan değilse, savaş gemileri de belirten koşullar altında geçiş özgürlüğüne sahip olacaklardır. Savaşan bir devletin savaş gemilerinin boğazlardan geçmesi sözleşmede yasaklanmıştır. Ancak limandan ayrılmış gemilerin limanlarına dönüşlerine izin verilebilmektedir.

Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin gemilerinin sözleşmedeki maddeler dahilinde boğazlardan Karadeniz'e serbestçe geçiş yapabilecektir. Ancak bu Rusya – Ukrayna krizinde Karadeniz’e kıyısı olan Rusya’ya boğazların kapatılması Türkiye'yi fazlasıyla zor duruma sokacağı açıktır. Bu nedenle Türkiye'nin resmi açıklamalarda savaş durumundan söz etmemesi ve 19. Maddedeki gemilerin limanlarına dönmelerine izin veren maddeyi uygulaması Türkiye’nin rahat hareket etmesine katkı sağlayacaktır.

Sözleşmenin süresi 20 yıldır. Ancak sözleşmenin 1. maddesinde doğrulanan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesinin süresi sonsuz olacaktır. Bu madde sözleşmenin günümüze kadar sorunsuz bir şekilde uzamasını sağlamıştır. Sözleşmenin 20 Temmuz 1956'da süresi bitmiş, sözleşmeyi imzalayan devletler Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni değiştirmek için girişimlerde bulunmuşlar fakat başarı sağlayamamışlardır. Aynı titizlikle bu sözleşmeyi korumalı ve sözleşmenin devamlılığını sağlamalıyız.

Ukrayna krizi, uluslararası hukukun çiğnendiği, Ukrayna devletinin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün hiçe sayıldığı bir olay (savaş) olarak tarihe geçecektir. Biz ise bu krizde Montrö Sözleşmesi'nin önemini bir kez daha göreceğiz. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin Türkiye’nin milli çıkarlarını koruduğunu unutmamalıyız.