SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Osmanlı Devleti’nde Bayram Kutlamaları 03.06.2019

Yazının Giriş Tarihi: 03.06.2019 08:28


Bir Ramazan Bayramı’na daha ulaştık. Günümüzde eski aile gelenekleri ya da ziyaretlerine malesef pek rastlayamıyoruz. Büyükler tatlılarıyla küçüklerini beklerken, küçükler ise tatilleriyle bayramı bekliyor. Peki bundan yüzyıllar önce Osmanlı’da Ramazan Bayramı nasıl kutlanırdı? Ne gibi hazırlıklar yapılırdı?
Osmanlı Devleti’nde bayramlar on beş gün önceden başlardı. Osmanlı döneminde “Iyd-i Said-i Fıtr” denilen Ramazan Bayramı için özel kıyafetler dikilirdi. Günümüzdeki gibi hazır giyimlere ulaşmak kolay değildi. Bu olmadı, bir küçüğü ile değiştireyim diye bir konu olamazdı. Bayram kıyafetleri kişiye özel ölçülerde dikilirdi. Halk bayram kıyafetlerini bayramdan günler önce ister evinde diker isterse terzilere sipariş verirdi. Terzilerin en yoğun olduğu günler işte bu bayram önceleriydi. Durumu iyi olmayan ve kıyafet diktiremeyecek kişilere durumu iyi olanlar yardım ederdi. Bu gelenek özellikle çocuklar içindi.
Ramazan bayramının arefe günü ikindi namazından sonra top atışları başlardı. Bu Ramazan Bayramı’nın gelişini haber verirdi. Bu top atışları bayramın son gününe kadar belirli zamanlarda yapılırdı. Toplar genellikle tersanelerden ateşlenirdi.
İstanbul’da sarayda yapılan kutlamalar sabah namazıyla başlardı. Padişahın camiye gidiş ve dönüşünde bayram alayları yapılırdı. Bu alayda padişah atının üstünde camiye gelirdi. Bayram namazı için seçilen cami Sultanahmet veya Aya Sofya olurdu. Bayram namazının öncesi bayramlaşmalar yapılır, bayramlaşmanın ardından bayram namazı kılınırdı. Bayram namazından sonra ise saray çalışanlarına hediyeler dağıtılırdı. Bu uygulama Osmanlı padişahları için büyük önem arz ediyordu. Gönlü zengin padişah olarak anılmak oldukça önemliydi. Ardından bayram merasimleri Topkapı, Yıldız ve Dolmabahçe Sarayı’nda yapılırdı.
Ramazan bayramı günlerinde Sultanahmet Meydanı'nda panayırlar kurulurdu. Bu panayırlar sayesinde halk padişahı uzaktan da olsa görebiliyordu. Bu panayırlarda oyuncakçılar, şerbetçiler, yiyecek tezgahları bulunurdu. Herkesin pişen yemeklerden yiyebilmesi için maddi durumu iyi olanlar ürünlerin paralarını karşılardı. Panayırlar geceleri de açık kalırdı. Halk geç saatlere kadar panayırda zaman geçirirdi.
Bayram namazının ardından kalabalık aile kahvaltıları yapılırdı. Osmanlı kültüründe öz Türk kültüründe olduğu gibi aile yemekleri çok önem arz ederdi. Bu yemekler eksiksiz katılım ile gerçekleşirdi.
Bayramda misafir ziyaretlerinde, ev sahibi konuğuna önce şeker ardından da sade kahve ikram ederdi. Bayramlaşmak için yapılan ziyaretler ise ev sahibinin aileye yakınlığına göre planlanıyordu. Yapılan ziyaretler kıymet sırasına göre yapılırdı.
Osmanlı son dönemlerinde bayramın ikinci günü padişah, Gülhane Köşkü'ne giderdi. Padişah ve devlet adamları Gülhane Köşkü’nde toplanır ve bayram tebriklerini kabul ederdi. Bayramın son günü ise padişah ve yöneticiler, eski sarayda cirit oyunu seyrederlerdi. Bu oyunlara çok önem verilirdi.
Osmanlı Devleti’ndeki bu uygulamalar, Türk gelenek-görenekleri ve İslam’ı bir arada yoğurmuş, ortaya naif yaşamın, hoşgörünün ve saygının olduğu bir ortam hazırlamıştı.
Ramazan Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum. İyi bayramlar diliyorum.