SON DAKİKA
Hava Durumu

442 Yıldır Kültürleri Birleştiren Köprü: “Drina Köprüsü”

Yazının Giriş Tarihi: 27.05.2019 09:49

Mimar Sinan tarafından yapılan bu köprü, Osmanlı tarihinin önemli eserleri arasında yer alır.

Sava nehrinin bir kolu olan Drina Nehri, Sırbistan ile Bosna Hersek arasındaki sınırı oluşturur.  346 km’lik bu nehir üzerinde yer alan Drina Köprüsü, Visegrad şehrinin iki yakasını birleştirir. 1571-1577 yılları arasında inşa edilmiştir. O yıllarda Bosna ile başkent İstanbul arasındaki ulaşımda çok önemli rol üstlenmiştir.

Bu köprü yüzyıllar boyunca Drina Nehri’nin iki yakasını birleştirmekle kalmadı, farklı etnik yapıların yaşamlarına da tanıklık etti. Bölge halkı olan Boşnaklar ile Sırpları birbirine bağlarken İspanya yahudilerine de kucak açtı. Ayrıca bu köprü Bosnalı yazar İvoAndriç’e Nobel ödülünü getirdi. Andriç ‘Drina Köprüsü’ romanında bu köprüyü farklı etniklerin kardeşçe yaşamasının bir simgesi olarak gösterdi.

Drina Köprüsü’nün tam ortasında Vişegradlıların “kapiya” dedikleri yer bulunuyor. Köprünün ayrıca seyir için kullanılan iki adet terası bulunuyor. Vişegrad’a bakan tarafta ise “sofa” diye adlandırılan bir oturma alanı bulunuyor. Drina Köprüsü’nün ortası ilk yapıldığı yıllardan bu yana Vişegradlıların buluşma noktası. Kapiya diye adlandırılan bu bölge savaş yıllarında askerlerin beklediği, suçluların cezalandırıldığı bir yer olmuş. IvoAndric’in eserinde bu bilgilere genişçe yer verilmiş. Vişegradlılar çocukluk yıllarında ilk oyunlarına bu köprüde başlar, yaşlılıklarında ise sofada anlattıkları hikayelerle yaşamını tamamlardı.

Köprünün hikayesi  1516 yılında Sokolovic köyünden alınıp Osmanlı’nın başkentine getirilen 10 yaşındaki çocuğun hikayesi ile başlar. Bu çocuk nehrin karşı yakasına geçirilirken doğduğu toprakları unutmamak üzere gidiyordu. Bu küçük çocuk yıllar sonra Osmanlı sarayında sadrazam olacak ve doğduğu topraklarda Sokullu Mehmet   Paşa olarak anılacaktı.

Sokollu Mehmet Paşa’nın eli doğduğu coğrafyaya da uzanmış. Onun isteği üzerine köprü Koca Mimar Sinan tarafından yapılmış. Köprü zamanla bölgenin kaderini değiştirmiş ve Doğu ile Batı’yı, İstanbul ile Avrupa’yı birbirine bağlamış. Kısa zamanda en güvenilir geçit haline gelmiş. Vişegrad kasabasının büyüyüp gelişmesini sağlamış, ve önemli olayların yaşandığı bir yer olmuş.

Köprünün yapıldığı günden bugüne Vişegrad; Sırbistan isyanlarına, ciddi sayıda ölümlere sebep olan salgınlara, bölgenin Avusturyalılar tarafından işgaline, bölgeye demiryollarının yapımına, 1912 yılında gerçekleşen Balkan Savaşları’na, 1914 yılında başlayan Avusturya-Sırbistan savaşına tanık olmuş. Andric’in romanındaki Vişegrad ve Drina Köprüsü hikayelerinin ortak noktası,  tüm bu büyük olaylar ve akımlar köprü bölgesi sakinlerini sadece dolaylı yoldan etkiler.  Kendi topraklarının dışında bir yerde olaylar olur, birileri onlar adına kararlar alır ama ne olursa olsun Vişegrad insanları yaşayışlarına her zamanki gibi devam ederler.

Romanında Andric’in bu konu hakkında şöyle der:  ”Dünyanın bir tarafında bir yerde, bir piyango çekiliyor, savaş yapılıyor ve hepimizin alınyazısı da böylece uzaklarda belirleniyordu.’’

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.