SON DAKİKA
Hava Durumu

İpekli Dokunuş (28.05.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 28.05.2021 09:44

Uzman Psikolog Çağla Tuğba Selveroğlu sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda “Schadenfreude” kelimesinin anlamından bahsetmiş. Bu kelime birinin düştüğü durumdan alınan haz olarak tanımlanıyormuş. Selveroğlu bu kelimeden yola çıkarak şu açıklamayı yapmış;

“Özellikle sosyal medya ile beraber daha görünür olan linç kültürünün motivasyon kaynağını bu kelime çok iyi anlatıyor. İnsanlar başarısını, mutluluğunu, güzel anlarını paylaşırken takip eden bir grup arka planda kıskançlık ya da farklı bir duygu ile izliyor. Ardından takip ettiği bazen de yoğun takiple(bkz. Stalk) hayatının merkezine aldığı ünlü/fenomen kişinin yaşadığı zor bir dönemde(ayrılık, maddi kayıp, iş kaybı, vefat, kaza, hastalık) onun yaşadığı üzüntü ya da zor duygudan keyif alıyor; “Schadenfreude”.

“Böyle olacağı belliydi zaten.”, “Çok abartmıştı.” bu ve buna benzer cümleler kurup belki de hasetle beraber hissedilen haz mantığa yerleştirilmeye çalışılıyor. Bulunduğumuz yerden, oturduğumuz koltuktan karşımızdakini sadece kendi bakış açımızla değerlendiriyoruz. Ne yaşadığını, ne hissettiğini, hangi deneyimler sonucu o seçimleri yaptığını bilmiyoruz; ancak yargılama, suçlama, hak verme/haksız ilan etme hakkını kendimizde buluyoruz. Peki asıl önemli olan bu yaptığımız “Schandenfreude” bize kendimiz hakkında ne söylüyor olabilir? Sürekli dışarıyı eleştiren, yargılayan, başkalarının hayatlarını mercek altına tutma hakkını kendinde gören kişinin hayatında neler eksik, bu yaptığı şey hangi ihtiyacını karşılıyor, ona kendisi ile ilgili ne söylüyor, kendi hayatında ne görmek istemediği için başkalarının hayatına bu kadar bakıyor/irdeliyor?”

Sosyal medyanın insanlarının hayatlarının bu şekilde merak unsuru haline getirilip bu merakın doyurulacağı; bu doyumun başkalarının hayatlarına müdahale sağlanacağı bir platforma dönüşü gerçekten vahamet verici. Kişilerin başkalarının hayatlarına dair merakları ve bu meraklarını doyurma şekli de kendi hayatlarına dair oldukça düşündürücü bir durum. Tam da bununla ilgili bir kavanoz-karınca metaforu yapılmış severek takip ettiğim “mutlu mesaj” instagram paltformunda. Paylaşımda deniyor ki;

“Bir çölden 100 tane kırmızı ateş karıncası yakalayın. Daha sonra bir başka topraktan 100 tane bildiğimiz siyah karıncayı alın ve bunların hepsini bir kavanozun içine koyun. İlk başta hiçbir şey olmayacaktır. Daha sonra kavanozu elinize alın, oldukça şiddetli bir şekilde sallayın ve tekrar yerine koyun. Kavanozun içinde, bir anda karıncaların birbirlerini öldürmek için savaş açtığı bir kaos ortamı göreceksiniz. Kırmızı karınca bunu yapan düşmanın siyah karıncalar olduğunu düşünürken siyah karıncalar bu kaosun nedeni olarak kırmızı karıncaları görmektedir. Oysa çok iyi bildiğiniz üzere kaosun asıl nedeni sizin ellerinizdir. O nedenle günümüzde sosyal medya aracılığı ile gerekse de başka ortamlarda normalde tanımadığınız insanlarla tartışacak ya da kavga edecek duruma geldiğinizde kendinize hep şu soruyu sorun lütfen; kavanozu sallayan kim?”

Umarım herkes gözünü başkalarının hayatlarından ziyade kendi hayatına çevirir ve kendi gerçekleri ile yüzleşir. Kavanozu sallamak yerine; kalbini, ruhunu iyileştirir.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.