SON DAKİKA
Hava Durumu

İpekli Dokunuş (25.11.2020)

Yazının Giriş Tarihi: 25.11.2020 08:22

Şiddet, insanlık tarihi boyunca çeşitli şekillerde maruz kalınan ya da şahit olunan dünyamızın temel sorunlarından biridir. Ne yazık insan, hayvan demeden canlı veya cansız her varlık bir şekilde şiddete maruz kalmaktadır. Dünyada şiddete en çok maruz kalan varlık kadınlar ve çocuklardır.  Kadına yönelik şiddet ile mücadele etmek ve farkındalık oluşturmak adına Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 25 Kasım, “Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü”  olarak ilan edilmiştir.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi’nin birinci maddesi gereğince;

Kadına Yönelik Şiddet, Kamusal ve özel alanda gerçekleşen, kadınların fiziksel, cinsel, duygusal zarar görmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması olası, her türlü cinsiyet temeli şiddet eylemi veya eylemin yapılacağına ilişkin tehdit ya da zorlama ve keyfi olarak özgürlüğün kısıtlanması olarak tanımlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddet deyince akla ilk gelen fiziksel şiddet yani dayak, yaralama, cinayet olsa da şiddet sadece bununla sınırlı değildir. Şiddet, hayatın her alanında karşılaşabildiğimiz, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümüdür ve fiziksel olmasının yanı sıra; ekonomik, psikolojik, cinsel ve dijital olarak da karşımıza çıkmaktadır. 

ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİLDİR!

Fiziksel Şiddet: Yumruklama, tokat atma, vurma, ısırma, çimdikleme, tekmeleme, saç çekme, itip kakma, yakma, boğazını sıkma, bir aletle vurma.

Ekonomik Şiddet: Ekonomik özgürlüğü kısıtlama, eve para bırakmama veya çok az bırakma, sürekli hesap sorma, parayı kullanarak aşağılamaya çalışma.

Psikolojik Şiddet: Küsmek, baskı uygulamak, intihar etmekle tehdit, çocukları uzaklaştırma, arkadaşlarınıza, ailenize sizinle ilgili yalanlar söyleme, onları görmenizi engelleme, güveninizi kırma, bilgi saklama, kıskançlık, gözdağı verme.

Cinsel Şiddet: İstenmeyen cinsel davranışları yapmaya zorlama, istemediğiniz halde cinsel ilişkiye zorlama, cinsel yöneliminize bağlı davranışlarınızı değersizleştirme, taciz etme, cinsel ilişki sırasında güç kullanma.

Dijital şiddet: Cinsel içerikli mesajlaşmanın ifşası, ısrarlı takipçilik, intikam pornografisi, etek altı görüntü kaydıgeleneksel davranmayan kadının aşağılanması, kurban suçlama.

Şiddetin ne olduğunu ve nasıl gerçekleştiğini bilmek şiddete maruz kalınıp kalınmadığını anlamak noktasında büyük önem taşımaktadır. Şiddet, döngüsel olarak gerçekleşmektedir ve şiddet uygulan ve şiddet uygulanan kişi arasındaki bu döngüyü fark etmek şiddeti engelleyebilmek için önemlidir.

Birleşmiş Milletler 1981 yılında kadınların sadece kadın olduğu için karşılaştığı şiddet ve ayrımcılığı önlemek amacıyla Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi(CEDAW)’ni yürürlüğe koyarak dünyada kadınların evlilik, boşanma, kamu hayatı ve kendi bedenleriyle ilgili birçok hakkını koruma altına aldı. Türkiye bu sözleşmeyi 1985 yılında imzalayarak onayladı. 

2011 Mayıs ayında ise kadına yönelik ev içi şiddetle ilgili yaptırım gücü bulunan ilk uluslararası sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi imzalandı.  Sözleşme şiddete uğrayan ya da uğrama riski olan kadınlara ve çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici maddeleri içermektedir ve günümüzde uygulanması için büyük bir mücadele verilmektedir.

Anayasamızdaki 6284 Sayılı kanunAilenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine yönelik hazırlanmıştır. Şiddete uğrayanlar bu kanundan yararlanarak şiddet uygulayana karşı çeşitli önlemler alabilir. Evden uzaklaştırma; şiddet mağdurunun evine, iş yerine veya diğer adreslerine yaklaşılmasının engellenmesi, iletişim araçlarıyla rahatsız edilmenin engellenmesi, kişisel bilgilerin gizlenmesi, geçici genel sağlık sigortasına başvurma, müşterek konuta şerh koydurtma, şiddet uygulayıcının var ise silahına el koydurtma; yakın koruma, tedbir nafakası, geçici maddi yardım ve geçici velayet talep etme alınabilecek önlemler arasındadır.

ÜLKEMİZDE HER YIL YÜZLERCE KADIN ÖLDÜRÜLÜYOR!

2020 yılında erkek şiddeti sebebi ile en az 229 kadının öldüğü bilinmektedir ve bu sayıdan daha fazla ölümün olduğu da tahmin edilebilir bir gerçektir. Ülkemizde her yıl yüzlerce kadın öldürülüyor. 10 kadından 4’ü en az 1 kez fiziksel ya da cinsel şiddete uğruyor ve şiddete uğrayan her 100 kadından sadece 7’si durumunu polise bildiriyor. Bildirilen ihbarların en az %42’sinde kadınlar şiddet failleri ile barıştırılıyor ya da hiçbir işlem yapılmıyor. Savcılık ise toplam şiddet vakalarının sadece %4’ünde devreye giriyor. Savcılığa taşınan vakaların ise %21’i mahkûmiyet ile sonuçlanıyor; bu şiddet uygulayan her 1000 kişiden 8 kişinin mahkum olması anlamına geliyor. Geriye kalan 992 kişi hiçbir ceza almadan hayatına devam ediyor. Bu rakamlar değişen hayat koşulları ve pandemi sürecinde azalmanın aksine daha da şiddetlenerek artmaya devam ediyor. İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı kanun gibi devletleri bağlayıcı nitelikte olan yasal düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması tam da bu noktada hayati bir önem taşıyor. 

ŞİDDET ÖĞRENİLEN VE ÖNLENEBİLİR BİR DAVRANIŞTIR.

Sonucu ölüme kadar varabilen şiddet öğrenilen ve aynı zaman da önlenebilir bir davranıştır. Hayat boyu maruz kaldığı kişilerde derin izler bırakan şiddet ile mücadele hepimizin insanlık görevidir. Kadına yönelik şiddet ile mücadele etmek ve kadınlara sahip oldukları hakları ve nasıl kullanacaklarını anlatmak için Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi(ŞÖNİM)  gibi birçok dernek ve kurumun yanı sıra belediyeler ve bakanlıklar da çalışmalar yapmaktadır.

Kadına yönelik şiddet ile mücadelede şiddetin ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilmenin yanı sıra şiddete göz yummamak ve sessiz kalmayıp bildirmek de çok önemlidir. Şiddete uğranıldığında en Yakın Emniyet Müdürlüğü, Karakol, Jandarma Komutanlığı, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne (ŞÖNİM), Cumhuriyet Başsavcılığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü, Kaymakamlık/Valilik, Aile Mahkemesi, Belediyeler ve Kadın Örgütleri başvurulabilecek yerlerdir. Bu yerlerin yanı sıra günün her saatinde 155 Polis İmdat ve Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk, Özürlü ve Sosyal Hizmet Danışma Hattı aranabilir.

Kadın, erkek fark etmeksizin şiddetin olmadığı bir dünyada eşit bireyler olarak yaşamak bizlerin elinde ve bizlerin çabası ile mümkün! 

Siz de hepimiz adına daha iyi bir gelecek için şiddetin karşısında olun! 

Göz yummayın, sessiz kalmayın! 

Çanakkale İletişim Birimleri:

ÇANAKKALE KADIN EL EMEĞİNİ DEĞERLENDİRME DERNEĞİ-DANIŞMA MERKEZİ(ELDER): 0286 217 06 03/ E-POSTA: elder17@mynet.com

ÇANAKKALE BARO: 0 286 212 71 71 - 286 213 92 33

E-posta: canakkalebarosu@hotmail.com
                canakkalebarosu@gmail.com     

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.