SON DAKİKA
Hava Durumu

İpekli Dokunuş (25.09.2020)

Yazının Giriş Tarihi: 25.09.2020 15:27

Hayatta,
Sözlerimizin ya da söylemeyip sustuklarımızın;
Bakışlarımızın ya da gözümü kapatıp veyahut kafamızı çevirip bakmayışlarımızın;
Dokunuşlarımızın ya da aramıza koyduğumuz mesafelerin, çizdiğimiz sınırların bir amacı, bir derdi vardır.
O da kendimizi anlatmaktır, anlaşılmaktır.

HER VARLIK ANLAŞILDIĞI,
KENDİNİ ANLATABİLDİĞİ YERDE
HAYAT BULABİLİR.

Peki neden bu kadar önemli kendimizi anlatmak, anlaşılmak?
Çünkü; her varlık anlaşıldığı, kendini anlatabildiği yerde hayat bulabilir.
Bir çiçek suya ihtiyacı olduğu anlaşılıp ona su verildiğinde,
Bir hayvan aç olduğu fark edilip karnı doyurulduğunda,
Bir insan da anlatmak istediği anlaşıldığında olduğu yerde yaşamaya devam edebilir.
Çünkü; her canlı varlık yaşarken kendini anlatabilir ve anlaşıldıkça da yaşayabilir.
Ne demiş Oğuz ATAY;
Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim; çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum. Ben Van Gogh'un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız.

BAZEN AYNI DİLİ KONUŞMAK YETMEZ,
BİR DE AYNI YERDEN ANLAMAK GEREKİR.

Biz insanlar ne kadar da aynı canlı türünden de olsak, aynı dili de konuşsak bazen birbirimizi anlamayız; çünkü bazen aynı dili konuşmak yetmez, bir de aynı yerden anlamak gerekir(T.S. Eliot). Aynı yerden anlamak önemlidir; çünkü hayatımızın seyrini değiştirir.

Anlamak, anlaşılmak;
Mutlu edebileceği gibi üze de bilir.
Hayali gerçek yapabileceği gibi hayal kırıklığı da yaratabilir.
Bir barışma, kavuşma olabileceği gibi bir küskünlük, ayrılık da olabilir.
Aradaki mesafeleri yıkabileceği gibi araya uçsuz bucaksız sınırlar da koyabilir.
Bunlardan hangisini yaşayacağımız kendimizi doğru anlatmamız ve doğru anlaşılmamız ile belli olacaktır. Bu yüzden de birbirimizi anlamaya, doğru anlamaya niyetli olmamız gerekir. Pek tabii hayatta bizi anlamaya niyetli olmayanlar da olacaktır. Onlar için Alexis Carrel, “Anlamak istemedikleri için anlamayanlara gelince onlardan yüz çevirin, onlar affedilmez bir hata işliyorlar.” der. Bu noktada karar elbette senin Sevgili Okur.

YOLUMUZ BİRBİRİMİZİ ANLAMAKTAN GEÇMİYORSA,
HİÇBİR YERE VARAMAYACAĞIZ DEMEKTİR.

Hayat hepimiz için uzun bir yolculuk…
Her yolun bir sonu, her yolculuğun da bir varış noktası vardır. Bazen biz nereye gideceğimizin bilinci ile yola çıkarız; bazen de kendimizi yolculuğa, yani hayatın akışına bırakırız ve o bizi bir yere vardırır.

Yol boyunca önümüze çıkan zorluklarda;
Bize güç veren,
Varlığından güç bulduğumuz,
Yardım eli üzerimizde olan,
Sevgisini derinden hissettiğimiz,
Güvenebildiğimiz,
Her ne ise kim ise, biliriz ki o bizi anlamıştır.
Bizi anlayanlar ile
Mutlu olabilir,
Konuşabilir,
Derdimizi paylaşabilir,
Hayallerimizi gerçekleştirebilir,
Kavuşabilir,
Yaşayabiliriz.
Biz onlarla yolculuğumuza, hayatımıza devam edebilir ve bir yere varabiliriz.

Hayatta geç kalmamak,
Keşke yerine İyi ki diyebilmek için,
Zaman kaybetmek yerine birlikte olabilmek için,
Birbirimizi aynı yerden anlayabilmek,
İstediğimiz yerde olabilmek, oraya birlikte varabilmek için,
Kendini doğru anlat ve karşındakini de doğru anlamaya niyetli ol Sevgili Okur; çünkü “Yolumuz birbirimizi anlamaktan geçmiyorsa, hiçbir yere varamayacağız demektir(İsmet ÖZEL).”

Hayat yolculuğunda kendini doğru anlatabilmen ve doğru anlaşılabilmen dileğimle…

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.