SON DAKİKA
Hava Durumu

İpekli Dokunuş (19.06.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 19.06.2021 10:42

Yılın herkes için en çok beklenen zamanlarından biri şüphesiz yaz aylarıdır. Yaz, diğer mevsimlere nazaran birçoğumuz için heyecan uyandıran, akşamlarının ayrı sabahlarının ayrı mutluluk verdiği bir mevsimdir. Pandeminin yaşamamıza girmesi ile birlikte özlemini duyduğumuz şeylerden biri de şüphesiz “O eski yazlar!”.

Önünden geçtiğimiz bir kafede içtiğimiz kahvenin kokusu,

Geçmiş yıllarda bu zamanlar sevdiklerimizle yaptığımız gezilerin fotoğrafları,

Tatile gittiğimiz yerlerden aldığımız magnetler,

Dinlediğimiz müzikler,

Yediğimiz yemekler bize o eski yaz anılarımızı hatırlatıyor; Özgür, yasaksız, pandemisiz…

 

ÇAĞRIŞIM, HEM DİLİ HEM DE HAFIZAYI MÜMKÜN KILAR VE TEMELLERİNİ OLUŞTURUR.

Aslında bunların hepsi o eski yazları hatırlamamız için bir çağrışım. Dr. Bruce D. Perry çağrışımları şu şekilde tanımlıyor;  “Çağrışımlar aracılığıyla aldığımız tüm duyusal sinyalleri yani işitme, görme, dokunma ve koku almayla ilgili sinyalleri örerek kişinin, yerin, bir şeyin veya eylemin tamamını yaratırız. Çağrışım hem dili hem de hafızayı mümkün kılar ve temellerini oluşturur.”

HAFIZA BİR DENEYİMİ ZAMANDA İLERLETME KAPASİTESİDİR.

Çağrışımlarla hayatımızın unsurlarını var ediyoruz aslında; tabi bunlar hafıza ve dil ile de ilişkili olduğunda var olabilecek unsurlar. Şimdi de Dr. Perry’nin hafıza ile ilgili sözlerine kulak verelim; “Hafıza gerçekten tam olarak nedir? Çoğumuz bunu isimlerle, yüzlerle ve telefon numaralarıyla ilişkilendirerek düşünürüz; ama o bundan daha fazlasıdır. Biyolojik sistemlerin temel bir özelliğidir. Hafıza bir deneyimi zamanda ilerletme kapasitesidir. Kasların da hafızası vardır; zaten bunu egzersizden kaynaklanan değişimlerle görebilirsiniz. En önemlisi de hafıza, bizi nasıl oluşturduğuyla ilgili olması ve geçmişimizin geleceğimizi belirlemesine izin vermesi açısından beynin yaptığı bir şeydir. Hafıza büyük ölçüde bizi biz yapan unsurdur.”

HAYAT HATIRADIR.

Yaşadığımız acı tatlı her bir anının devamlı ve kalıcı bir hale gelmesini sağlayan şey onları hatırlayabilme yetimiz ve hafızalarımızda yer edinebilme halleridir. Dolayısıyla çağrışımlarla hafızamızda yer eden anılarımızı hatırlamamız bizi biz yapan unsurdur, kendimizi ve onları hayatımızda bu şekilde var ederiz. Tam da bununla ilgili “Şahsiyet” dizisinin bir bölümünde şu sözler geçmektedir;

-Hiç bu kadar huzurlu hissetmemiştim kendimi. Bu senin sayende oldu. Sanki sonsuza kadar yaşayacakmışım gibi. Sanki sonsuza kadar biz seninle böyle oturucaz ve yıldızlara bakacakmışız gibi. Hiç bitmeyecekmiş gibi.

-Zaten hiç bitmeyecek ki Agah. Biz ne zaman düşünsek bu geceyi yine burada olucaz. Bu yıldızların altında. Yeter ki hatırlayalım.

-Zaten ne demiş şair? Hayat hatıradır, unutursan ölürsün.

-Ne güzel söylemiş. Kim bu?

-Unuttum.

Evet Sevgili Okur, hayat hatıradır. Hatıralarımız da bizi biz yapan unsurlar. Sen de zamanda kendinle birlikte ilerletmek istediğin, seninle birlikte var olmasını istediğin, kaybolmamasını istediğin ne kadar anın varsa hepsini Hüsnü Arıkan’ın şarkısında dediği gibi “Hatırla”; kaybolurlar onlar sen unuttukça.

Beni hep böyle hatırla
Ayrılık görmemişiz daha
Hep küçük odalarda
Hep yarım uykularda 
Hatırla kalbim hatırla

Beni hep böyle hatırla
Sabaha ne kaldı şurada
Ömrüme dokunan eller
Ellerimi tutan eller
Kaybolurum sen unuttukça

Hatırla kalbim
Bize bir şarkı söylerdi yağmur abla
Hatırla kalbim
Kilitli sır küpü evler
Kim bilir ne incindiler
Müzeyyen'in sesi nasıl güzel
Hatırla kalbim

Hatırla kalbim
Büyük uykumuzda yaşayan şeyler
Hatırla kalbim
Bir daha olmayacak şeyler
Yeniden olacak şeyler
İyi ki olmuş şeyler
Deniz'ler Mahir'ler
Hatırla kalbim

Beni hep böyle hatırla
Gözlerim ayçiçekleri, tarla
Aklımda taze bir rüya
On altısındayım daha
Kaybolurum sen unuttukça.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.