SON DAKİKA
Hava Durumu

İpekli Dokunuş (15.07.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 15.07.2021 09:34

Günlük hayatımızda ev, iş gibi her bir yaşam alanında birçok kişi ile etkileşimde oluyoruz ve bu etkileşimde bir şekilde kendimizi onlarla iletişim halinde buluyoruz. Gerek tanıdığımız gerekse tanımadığımız birçok insan hayatımızın kıyısından köşesinden de olsa bir yorumda bulunma, söz söyleme hakkını kendinde görüyor. Bazen bu hak ne kadar iyi niyetle söylense de -ki bazen altında kötü niyet de olabilir- haddini aşan bir noktaya evriliyor; kişinin bize yakın ya da uzak oluşu fark etmeksizin. Psikolog İpek KERESTECİOĞLU kaleme aldığı bir yazısında bu durumdan şu şekilde bahsediyor; ,

“Masum görünen; ama karşımızdakinin sınırlarını ihlal eden gündelik cümleler neredeyse her yerde. İşte o cümleler;

Ne zaman evleniyorsun?

Çocuk ne zaman?

İkinci çocuk ne zaman?

Niçin boşandınız?

Sen kilo mu aldın/verdin?

Çok zayıfsın.

Bu kiloları ne zaman vermeyi düşünüyorsun?

Biraz spor mu yapsan acaba?

Bu kadar spor yapma bence.

Acilen bir sevgili bulmalısın.

Okul ne zaman bitiyor?

Ne zaman işe gireceksin?

Sen bugün ilacını almadın mı(antidepresan kullandığı bilinen bir yakını için)?

Seninki biraz hareketli, hiperaktif olabilir mi?

Bebeğine sütün yetmiyor olabilir mi?

Senin sütün yaramıyor galiba?

Emzirmiyor musun?

Bu kadar erken mama takviyesi başlanır mı hiç?

Oysa, atladığımız bir şey var; samimiyet kisvesi altında söylenen bu cümleler birer sınır ihlalidir. Biz paylaşmak istemediğimiz sürece yaşantımızla ve tercihlerimizle ilgili bir şey anlatmamak da samimiyetsizlik veya soğukluk değildir.

Bizi rahatsız eden bu cümleler birer sınır ihlali ve bu ihlali durduracak şey de karşımızdakine sağlıklı sınırlar koyabilmek Sevgili Okur. Sayın Kerestecioğlu sınır koymayı dört adımla şu şekilde anlatıyor;

  1. adım: Karşınızdaki kişinin ne yapmak istediğini ve niyetini anladığınızı açıklayın.
  2. adım: Karşınızdakinin neyi yapmasından hoşlanmadığınızı söyleyin.
  3. adım: Duygunuzdan ve/veya düşüncenizden bahsedin.
  4. adım: Ne niyetle sınır koyduğunuzu açıklayın.

 

Şimdi bu dört adımı bir cümle içinde kullanmaya örnek verelim;

“Bana kendimi daha iyi hissetmem için bunları söylediğini görüyorum; ama sen bunları söylediğinde ben kendimi iyi hissetmenin aksine kötü hissediyorum. O yüzden lütfen bana bunları söyleme; çünkü ben bu şekilde kendimi daha iyi hissederim.”

 

Bizi rahatsız eden, üzen herhangi bir davranışı yapan kişi/kişilere duygu ve düşüncelerimizi söylemek, rahatsızlığımızı, kırgınlığımızı dile getirmek kötü bir şey değil; aksine hem kendimiz hem de o kişiyle olan ilişkimiz için en sağlıklı şeydir, tabi doğru bir dille.

 

Bilmeliyiz ki; İfade edilmeyen bu rahatsızlıklar bir volkan gibi aniden patladığında bu herkes için daha hasar verici olacaktır. Sağlıklı sınırlar ise hepimizi koruyacaktır.

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.