SON DAKİKA
Hava Durumu

İpekli Dokunuş (14.11.2020)

Yazının Giriş Tarihi: 15.11.2020 16:13

 

“Kırık olsa duramazsın.

Kolun, bacağın kırık olunca duramazsın da; için kırılınca, üzülünce, öfkelenince, utanınca nasıl durduruyorsun kendini?

Zor mu geliyor hissetmek?

Nasıl zorluyor, neler oluyor?

Kolunu bir köşede bırakıp gitmiyorsun da, duygularını nasıl kestirip atıyorsun?”

Bilge KOL

 

Hepimizin var kırıklıkları.

Kimimizin fiziksel; kolunda, bacağında…

Kimimizin de duygusal; içinde, kalbinde.

Kırıklıklarımız fiziksel olunca deyim yerindeyse koşa koşa gidiyoruz doktora. Alçımızı yapıyorlar, ilacımızı veriyorlar; hatta belki ameliyat oluyoruz ve iyileşiyoruz bir şekilde. Peki ya kırıklıklarımız duygusal olunca?

Ya kalbimiz, hayallerimiz, umutlarımız kırıldığında ne yapıyoruz?

Yine koşa koşa gidiyor muyuz bize yardım edeceklere?

 

İNSAN RUHUNUN YARASI DİKİŞ TUTMAZ.

 

Duygusal kırıklıklarımızın alçısı yok Sevgili Okur. Kırılan kalbimizi, hayallerimizi, umutlarımızı ne yazık ki alçıya alamıyoruz. İçince acısını alabilecek ağrı kesicileri de yok onların.Ahmet ÜMİT’in de dediği gibi “İnsan ruhunun yarası dikiş tutmaz. Aynı zamanda ruhun yarası, bedeninkinden daha etkilidir; daha ıstırap verici. Bu acı o kadar güçlüdür ki, insan başka dünyalara dönüp bakamaz bile. İstese bile yapamaz bunu.

 

FARK ET, KABUL ET, DESTEK AL!

 

Kırıklıklarımıza iyi gelecek olan onları fark etmek, kabul etmek, sağlıklı bir hale dönüştürüp yaşamak ve bunu tek başımıza yapamadığımızda bir ruh sağlığı uzmanından destek almaktır Sevgili Okur. Bu noktada unutmamız gereken birkaç önemli kısım var;

Birincisi; nasıl ki kolumuz kırıldığında doktora giden bir deli olmuyor isek; bir psikolojik danışmana, psikoloğa, psikiyatra gidince de deli olmuyoruz. Danışan oluyoruz, destek alan oluyoruz.

İkincisi; bir psikolojik danışman, psikolog, psikiyatr yerine kapısını çaldığımız, aradığımız arkadaşımız, komşumuz, ailemiz, akrabamız, eşimiz bir ruh sağlığı uzmanı değil; dolayısı ile sağlıklı ve profesyonel bir şekilde yardım edebilecek olan kişiler de onlar değil. Onlar ile yapılan konuşmalar bir danışma, terapi değildir; bir iç dökme, dert paylaşımıdır.

Üçüncüsü; psikolojik hizmet almak için çantalar dolusu para dökmek gerekir düşüncesi doğru bilinen yanlışlardan biridir. Aksine ücretsiz olarak birçok kurumdan destek alınabilmektedir. Okullarda psikolojik danışmanlar, belediyelerin psikolojik danışmanlık birimleri ve bu birimlerdeki ruh sağlığı çalışanları, hastanelerdeki psikolog ve psikiyatrlar bize bu hizmeti ücretsiz ve profesyonel şekilde verebilecek ruh sağlığı çalışanlarıdır.

Dördüncüsü; Danışma ve terapi süreçleri sadece olumsuz durumlar dahilinde yapılmaz. Aksine olumlu süreçlerde de yapılabilir; çünkü psikolojide nihai amaç bireyin kendisini gerçekleştirebilmesidir. Bu da kendimizi tanımamız, duygularımızı kabul etmemiz ve onları doğru bir şekilde ifade etmemiz, gelişmiş ve gelişime açık yönlerimizi fark etmemiz ile olabilmektedir.

Beşincisi;ruh sağlığı çalışanları olarak destek veren herkesin de hayatında desteğe ihtiyacı olduğu anlar olabilir; çünkü insan olmak kusursuz olmak, her işi tek başına halledebilir olmak demek değildir. Bir psikolojik danışman olarak ben ve alandaki tüm meslektaşlarım da mesleki kimliğimiz dışında birer bireyiz, insanız; dolayısı ile söküğümüzü dikmesi için biz de terziye gidebiliriz.

KENDİMİZ İÇİN ÇABALAMALIYIZ!

Kırıklıklarımız, yaralarımız hayat boyu hep olacaktır. Kimi zaman fiziksel kimi zaman da duygusal olan bu yaralarımız ile büyümeye, yol almaya ve yaşamaya devam edeceğiz. Bazıları gelip geçecek, bazılarının izi kalacak, bazıları da belki hiç geçmeyecek. Önemli olan bizim o yaralar için, kendimiz için ne yaptığımızdır Sevgili Okur.

HarukiMURAKAMİ’nin de dediği gibi “Bu yaralar belki hiçbir zaman iyileşmeyecek; ama biz sonsuza kadar oturup yaralarımıza bakamayız.” O yüzden yaralarımızı seyretmek, üstünü örtmek yerine; yaralarımızı iyileştirmek için harekete geçmeli, destek almalıyız. Kendimiz için çabalamalıyız!

Sen bugün kendin için ne yaptın Sevgili Okur?

Bu sorunun cevapsız kalmaması dileğimle…

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.