SON DAKİKA
Hava Durumu

İpekli dokunuş 13.11.2019

Yazının Giriş Tarihi: 13.11.2019 09:41

OKULDA BİRLİKTE, HAYATTA BİRLİKTE!

“Okulda Birlikte, Hayatta Birlikte” Projesi, okul öncesi ve ilkokul seviyesinde engelliliğe yönelik olumsuz algı ve tutumların dönüştürülmesi ve böylece eğitim ortamında engelliliğe dayalı ayrımcılığın azaltılmasına katkı sunulması amacıyla 2017 yılında hayata geçirilmiştir. Proje, Tohum Otizm Vakfı tarafından, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEÇBİR) ortaklığı ve Sabancı Vakfı’nın desteği ile yürütülmektedir.

Eğitim görme hakkı doğuştan ve anayasal süreçlerle bireylere hak olarak tanınmıştır. Ne yazık ki ülkemizde bu konuyla ilgili bilinç yeterli düzeye ulaşamadı. Aksaray'da bir ilkokulda velilerin, otizmli öğrencilerin okuduğu özel eğitim sınıflarının kapatılmasını istediği, okul yönetiminin de buna izin verdiği iddiası sonrasında kamuoyunun da dikkatini çeken bu olay ülkemizde hem eğitim hakkına hem de Otizm Spektrum Bozukluğu’na dair bilincin yeterli düzeyde olmadığını bizlere gösterdi.  Bu haftaki yazımı bu bilincin oluşmasına katkı sağlamak ve siz okurları Otizm spektrum bozukluğu hakkında bilgilendirmek için yazıyorum.

Otizm Spektrum Bozukluğu doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılıktır. Oluşum sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik temelli olduğuna dair bulgular vardır. Otizm, günümüzde rastlanan en yaygın nörolojik bozukluktur ve Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi (Centers for Disease Control Prevention)’nin verilerine göre 2006 yılında her 150 çocuktan 1’inde otizm görülürken, 2018 yılında verilen son bilgiye göre de, her 59 çocuktan 1’inde otizm görülmektedir.

Doğru Bilinen Yanlışlar

 

      Hepsi üstün zekâlıdır, üstün yeteneklidir.

      Konuşma becerileri yoktur.

      Hepsinin dış görünüşleri birbirinin aynısıdır.

      Akraba evliliği yüzünden olur.

      Otizm kötü anne baba tutumundan oluşur.

      Otizm tanısı kalkmaz.

      Otizm bulaşıcıdır.

      Otizm bir hastalıktır ve ilaçla geçer.

      Otizmliler saldırgandır, konuşamaz, hiperaktiftir, acı hissetmezler.

 

 

Çocukta görseldeki belirtiler varsa otizm açısından değerlendirme yapılması gerekir. Değerlendirme ve tanılama çocuk ruh hastalıkları uzmanı ve çocuk nörologları tarafından yapılır. Otizmin tanısı 12 aylıktan itibaren konulabilir. Tanı koyulduktan sonra eğitim sürecinin başlaması, eğitsel değerlendirmenin yapılması ve devletin sağlayacağı özel eğitim imkanlarından yararlanmak için Rehberlik Araştırma Merkezi(RAM) başvurulması gereken kurumdur.

Erken tanı sayesinde doğru bir eğitim alan çocukların yaklaşık %50 sinde  otizmin belirtileri kontrol altına alınabilmekte, gelişim sağlanabilmektedir.

Otizm, dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda adı çok sık duyulan bir özel eğitim kategorisidir. Tanı alan çocukların eğitimi yaşamın her alanında devam etmesi gereken bir süreç olarak ilerler. Bu süreç sadece okul ya da bireysel terapilerle de sınırlı değildir. Çocukların birbirlerinden farklı özellikleri olması sebebiyle, her çocuğun eğitimi için o çocuğa özel olarak Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlanır. Eğitim süreci boyunca uygulamalı davranış analizi, etkinlik çizelgeleriyle öğretim, akran aracı uygulamaların vb. yanında çeşitli terapi yöntemleri uygulanmaktadır.

 

 

Kaynaştırma Eğitimi

Özel eğitim alan Otizm Spektrum Bozukluğu’na sahip çocuk “Kaynaştırma Eğitimi” kapsamında tam zamanlı veya yarı zamanlı kaynaştırma olarak eğitim sürecini okulda akranlarıyla geçirebilir. Okuldaki zamanının tümünü normal gelişim gösteren akranlarıyla aynı sınıfta geçirebilmesi “Tam Zamanlı Kaynaştırma”dır. Okuldaki zamanının bir bölümünü özel eğitim sınıfında geçirmesi de “Yarı Zamanlı Kaynaştırma”dır. Çocuğun kaynaştırma eğitimini tam zamanlı veya yarım zamanlı mı almasının daha uygun olacağına, çocuğun eğitim sürecine ve ihtiyaçlarının önceliğine göre ilgili kurullar ve aile tarafından karar verilir. Eğitim süreci boyunca ailenin katkı ve katılımı, aileye verilebilecek her türlü destek büyük önem taşımaktadır. Bu desteği hem çocuğa hem de aileye verebilmek adına başta Tohum Otizm Vakfı olmak üzere birçok kurum ve kuruluş bulunmaktadır.

Var olan tüm yasal düzenlemelere rağmen özel eğitim alan, engelli bireyler olarak nitelendirilen çocuklar eğitim haklarından tam anlamıyla yararlanamıyorlar ve kaliteli eğitimi almakta sorun yaşıyorlar. Bu problemde eğitimcilerin yeterli bilgi birikimine sahip olmaması, ailelerin ve velilerin olumsuz tutumları, uygun eğitim ve öğrenme ortamlarının oluşturulmaması ve bunların eksik kalması, engelsiz çocukların akranlarına yönelik tutum ve davranışları etkili olmaktadır. Burada hepimizin kendine sorması gereken sorular “Var olan eksikliklerde benim payım nedir?” ve “Ben bu eksiklikleri nasıl kapatabilirim ve nasıl destek olabilirim?“ sorularıdır.

Hepimiz toplumda bir yerdeyiz ve etkileşim halinde yaşamımızı sürdürüyoruz. Etkileşimde olduğumuz her birey ile bu konuda doğru bilincin oluşmasına katkı sağlayabiliriz. Unutmamalıyız ki; hiç kimse bir başkasının yaşam koşullarını zorlaştırıcı, haklarını kullanmasını engelleyici bir istek ve davranış içerisinde olamaz, olmamalıdır. Yapmamız gereken farklılıklara hoşgörü ve anlayışla yaklaşmak, bu farklılıkları kabul ederek birbirimize destek ve yardımcı olmaktır. Bu anlayışla hepimizin “Okulda Birlikte, Hayatta Birlikte” olmasını diliyorum!

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.