SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İpekli Dokunuş (06.03.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 06.03.2021 09:29

Her geçen gün baharın gelişini müjdeleyen cemrelerin haberlerini duyuyoruz. Önce havaya, sonra suya, en son da toprağa… Düşen her bir cemre ile soğuk günlerin yerini sıcak günler almaya başladı. Yağmurlu havaların yerini ise güneşli günler…

YAĞMUR HERKESE YAĞAR;

AMA ÇOK AZ İNSAN TUTAR YAĞMURUN ELLERİNİ.

 

“Yağmur herkese yağar; ama çok az insan tutar yağmurun ellerini.” der Murathan MUNGAN. Bu zamana kadar üzerimize yağan yağmurların kaçının elini tuttuk bilmiyorum; ama penceremize vuran güneş ışıklarının hiçbirinin elini bırakmak istemediğimiz kesin. Keşke üzerimize yağan yağmurların da elinden tutabilsek, o yağmurların da tadına varabilsek. Malum hayat her zaman günlük gülistanlık değil; mutlu olduğumuz günler kadar acı çektiğimiz günler de var ve o acıların yaşarken ne kadar farkına varamasak da bize kattığı, katacağı çok şey var! Bu yüzden de güneşli günlerin, mutluluklarımızın elini tuttuğumuz gibi üzerimize yağan yağmurların da acıların da elinden tutmalıyız, acılarımıza da sarılmalıyız.

ÖZ-ŞEFKAT, HERKESİN ACI ÇEKTİĞİ BU HAYATTA KENDİMİZE DESTEK ÇIKMAK DEMEKTİR.

Elisabeth Kübler-Ross Ölüm ve Ölmek Üzerine adlı kitabında acıyı yaşamış insanların tanıdığı en güzel insanlar olduğunu söylüyor ve ekliyor;

“Tanıdığım en güzel insanlar; yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır. Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar.

Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar.”

Elisabeth Kübler-Ross o güzel insanların içindeki gücün ve ayakta kalmak için verdikleri mücadelenin içlerindeki şefkatten geldiğinin üzerini çiziyor. “Öz-şefkat”in üzerini çiziyor. Daha önce sana Öz-şefkatten bahsetmiştim Sevgili Okur, şimdi onu bir kez daha Zeynep SELVİLİ’nin Pembe Fili Düşünme kitabındaki satırları ile hatırlayalım;

“Özşefkat, hem nezaket hem cesarettir.

Öz-şefkat herkesin acı çektiği bu hayatta kendimize destek çıkmak demektir. Kendi elimizden tutup sevdiğimiz birine gösterdiğimiz hassasiyeti, anlayışı ve kabulü kendimize de göstermek demektir.

Dilerim hayat bize adil davranmadığında, biz kendimize adil davranırız; çünkü elimizde olmayan onca şeye rağmen kendimize nasıl davranacağımız kendi elimizde. Bizim elimizde acıyan yerlerimize nasıl bakacağımız.

Dilerim ki:

Acımız geçene, dinene kadar acele etmeden; her şeyin bir zamanı olduğuna güvenerek kendimize destek olur, iyi bakarız bundan böyle… Şefkatle.”

 

“GÖKKUŞAĞINI GÖREBİLMEK;

ANCAK BİR MİKTAR YAĞMURU GÖZE ALMAKLA MÜMKÜNDÜR.”

 

Yaşadığımız her bir acının bir sonu var.

Biz yeter ki tepemizdeki kara bulutlara rağmen gökyüzünün maviliğinden şüphe duymayalım(Hint Atasözü).

Biz yeter ki acılarımıza sarılalım.

Şefkatle…

Çünkü; istediğimiz o mutlulukları yaşayabilmek acılarımıza kucak açarak mümkün ve yaşadığımız her acının bize öğreteceği çok şey var.

Mehmet Zihni SUNGUR’un da dediği gibi;

 “Gökkuşağını görebilmek; ancak bir miktar yağmuru göze almakla mümkündür.”

Acılarımıza sarılalım Sevgili Okur, şefkatle…