SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gezelim Görelim 10.10.2018

Yazının Giriş Tarihi: 10.10.2018 10:18

Gece ışıklandırıldığında eşsiz görünümü ile boğazın güzelliğine güzellik katan Dolmabahçe Sarayı, özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki saray yaşamını merak edenler için eşsiz bir mekân. Taksim, Beşiktaş ve Kabataş gibi İstanbul’un turistik açıdan popüler noktalarına yakın konumdaki saray, sizlere kültürel anlamda uzun yıllar etkisinde kalacağınız bir gezi vaat ediyor.

İstanbul Boğazı’nın kıyısında yer alan Dolmabahçe Sarayı, 1843-1856 yılları arasında inşa edilmiş. Osmanlı’nın 31. Hükümdarı olan Sultan Abdülmecid’in emriyle yapımı gerçekleştirilen saray, o dönemin gözde mimarı Garabet Balyan ve oğlu Nikoğos’un imzalarını taşıyor.

Geleneksel “Türk Evi” yapı planının oldukça gösterişli bir örneği sayılan yapının inşası için gereken bütçe, o dönemde imparatorluk ekonomik çöküşte olduğundan büyük ölçüde Avrupa bankalarından alınan kredilerle sağlanmış.

Ön tarafındaki geniş koyun 17. yüzyıldan itibaren doldurulması ile eğlence ve dinlenme alanlarını barındıran has bahçesi oluşturulmuş Beşiktaş Sahil Sarayı’nın arazisi üzerine inşa edilen yapının görkemi, sahip olduğu mimari üsluptan geliyor. Bu etkiyi sağlamak için Ermeni asıllı Balyan Ailesi sarayı inşa ederken geleneksel Osmanlı mimarisini Rokoko, Barok ve Neo-Klasik gibi batı kökenli yaklaşımlarla sentezlemiş. Tamamlanmasının ardından hanedan tarafından artık yetersiz hale geldiği düşünülen Topkapı Sarayı yerine kullanılmaya başlanan Dolmabahçe, 1924 yılına kadar Osmanlı’nın yönetim merkeziymiş. Osmanlı Hanedanı’nın yurdu terk ettikten sonra tüm malvarlıkları Türk Halkı’nın mülkiyetine geçen saray, 1927-1949 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı makamı olarak hizmet vermiş. Uzun süre protokole ve halkın ziyaretine kısmen açık tutulan yapı, 1984’te “müze-saray” haline getirilmiş.