SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yazıyorum 20.08.2019

Yazının Giriş Tarihi: 20.08.2019 10:28

Ak Partinin 18. Kuruluş yılında, kurucu ilçe başkanlığı yapmış olan partili facebook hesabından,

Sosyal medyaya bakıyorum da, 2001 yılında Ak Parti kurulurken köşe bucak kaçanlar, iktidar olsa bile hükümet kurdurmazlar diyenler, o gün davasına gönül vermişlere enayi gözüyle bakanlar, şimdi 18. Kuruluş yıldönümünü kutluyorlar. İlk günkü Aşkla diye…”diye yaptığıpaylaşımına ve başka bir partilinin de, Akif’in:

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen,
İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,
Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen,
Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”
.

Mısraları ile paylaşıma yaptığı yorumlarAK Partinin kuruluş yıllarına, hatta daha öncelerinegötürdü.AK Partinin kuruluşundan gümümüze kadar ki yaşananlar sinema şeridi gibi gözümün önünden gelip geçti.

 Kuruluşunun üzerinden 18, İktidarda 17 yıl geçmiş bir partinin elbette ki doğruları, yanlışları, hizmetleri, yaptıkları ile yapamadıkları üzerinden eleştiriler de olacaktır, takdirler de yapılacaktır.

 Ben hizmetlerde veya yapılamayanlardan ziyade, Ak Partinin kuruluş yıllarında samimiyet ile Erdoğan’ın ve AK Partinin yanında olmuş,yol arkadaşlığı yapmış, sabır, sebat ve dik duruşları ile efsane olmuş olan, AK Partinineski tüfeklerinin bugün neden kırgınlık veya sitem dolu paylaşımlarda bulunuyorlar?Gül, Davutoğlu ve Babacanoğlu gibi partinin duayen isimleri niçin bugün AK Partiden ayrılıpyeni parti kurabileceklerikonuşuluyor? 18 yıllık geçmişi ve halkta karşılığı olan bir partide neden bu sorunlar yaşanıyor,sorularının cevabını ve sorunları bulmak istiyorum.

 Aslında AK Parti de bu eleştiriler ile yaraları kangren yapmak yerine neşter vurmak için fırsat olarak değerlendirmesi gerekir. Eleştiri yapanlara kızmak, hain diye yaftalamak, gerçekleri görmemek için başını deve kuşu misali kuma sokmak yerine, tabanda ve tavandaki memnuniyetsizliğe ve kırgınlığa neden olan sebeplerin üzerine gitmesi gerekir.

 Çünkü lisanı hal ile saygı sınırları içinde yapıcı eleştirilerini dile getiren bu insanlardan hiçbirisi,  Recep Tayyip Erdoğan’ı yalnız bırakıp, başka birine oy verecek, başka bir partide ikbal ve istikbal arayacak, kimseyi sırtından bıçaklayacak tıynetteinsanlar değildir.

 Genellikle,milliyetçi ve muhafazakâr yapıda, şahsiyet ve karakter sahibi olan bu insanların AK Partinin kuruluş yıllarında emeği geçmiş, sonrasında, bir şekilde “siz kenardabekleyin bakalım, görev istenmez verilir. ” diye partinin dışına itilmiş,  apar topar görevden alınmış olan insanların uğradığıvefasızlıklar tabandakisamimi seçmen kitlesini hayli rahatsız etmiş ve etmektedir.

 Siyasi ikbal peşinde olmadıkları bilinen, fakathaksız gördüğü ve yanlış bildiğine karşı durmayı inancının gereği görecek kadar naif olan bu insanların sitemleri ve tepkileri iyi tahlil edilmeli, bu noktaya getiren sorunlar en ince detayına kadar araştırılmalıdır.

 Çünkü siyasi hayatının hastalıklı tiplerinden, her devirde iktidar partilerinin kapısında kuyruksallayanları kitle partisi olmak adına,Ak Partiye alınması, bu menfaatperestlerin partinin yönetim kadrolarına alınmasıbugünküşikâyetlerinkaynağını oluşturmaktadır. Çünkü bundan sonra ipin kaçmış olan ucu Nasreddin Hocanın bahsettiği çocuğun eline geçtiği için parti tabanında ve halk nezdinde şikâyetler artmaya başlamıştır.

 

Kendi menfaatleri siyasete girmiş, çıkarından başka hiçbir düşüncesi olmayan, bu tür insanlar karakter sahibi olmadıkları için, siyasette etik olmayan yerlerden aday gösterilerek başına (S) konularak“git” denildiği halde, “Ya Rabbi şükür” diyenlerinvarlığından son derece rahatsız olan samimi insanlar,  kenara çekilmeyi tercih etmişlerdir. “Seçimden sonra görevden alınacak ” sözü ile oy seçmeninden isteyecek duruma düşürülen AK Parti, ilkeli ve karakterli seçmenine bu durumu açıklamakta zorluk çekmektedir.

 

 AK Parti,  18 kuruluş yılında tabanın haklı eleştirilerine sebep olan içindeki parazitlitiplerden arınmalıve fabrika ayarlarına geri dönmelidir.