SON DAKİKA
Hava Durumu

Yazıyorum 10.12.2019

Yazının Giriş Tarihi: 10.12.2019 08:23

 İmam-ı Buhari, Tirmizi, İbni Sina, Kaşgarlı Mahmut gibi İslam âlimlerini birçoğumuz hadis, tıp,  edebiyat ve tarih alanında hizmetleri ve eserleri ile birlikte azda olsa hatırlarız.

 

Ancak ilmi sahalarında önemli bir yere sahip oldukları için isimlerini bildiğimiz bu âlimlerimizin yaşadığı Atayurt’umuz Türkistan’ın geçmişi ve bu günü ile ilgili bilgilerimizin, hard diski silinmiş bilgisayar misali, toplumsal hafızamızdan kaybolmuş olduğunu görürüz.

 

Bunun bir iddiadan ibaret olmayıp, tespit olduğunu görebilmek adına, Atayurt’umuz Türkistan ile ilgili hafızanızdaki mevcut bilgilerinizi hiçbir kaynağa müracaat etmeden şu anda kontrol ederek kendi kendinizi test edebilirsiniz.

Belki de Doğu Türkistan’da Müslüman-Türklere yapılan soykırım ve zulüm ile ilgili haberler gündemimize girmemiş olsaydı, bilgilerimizi tazeleme ihtiyacı duymayacağımız için Doğu Türkistan ile ilgili bilgilerimiz birkaç bilgi kırıntısından ileriye gitmeyecekti.

 

Ay yıldızlı gök mavisi bayrakları ile “Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne” dikkat çekebilmek için karlı yollarda yürüyen, bir avuç mücadeleci insan otuz beş milyon soydaşımızın yaşadığı Ata yurdumuz Türkistan’ı ve sahipsiz kaldıkları için yaşanan insanlık dışı zulüm ve işkencelerden bizlerin haberdar olmamızı sağladılar.

 

Türk ve Müslüman âlemi olarak,  yapay sorunlar ve gündemler ile uğraştığımız için kendi sorunlarından başka hiçbir sorunu görmemek, yok saymak gibi bir kolaycılığımızın olduğu bilinen bir gerçektir.

 

Bu bilindiği için de Çin ve diğer yerlerdeki zulüm ve işkenceler,  göstere göstere, aleni ve apaçık, dünyanın gözleri önünde zulüm yapılır.   Bu onların mahareti mi? yoksa bizim gafilliğimiz mi? çaresizliğimiz mi?  bunun değerlendirmesini size bırakıyorum.

 

Bu sorunlar yeni başlamışta değil. Her şey Osmanlı’nın hasta adam olarak nitelendirildiği son dönemlerinden başlayan dağılma döneminde ve son olarak da savaşlardan yenik çıkması gibi nedenler sonucunda parçalanması ile başladı. Ümmeti İslam ve Türk dünyası çil yavrusu gibi dağıldı.

 

Emperyalist güçler Osmanlının birer eyaleti, vilayeti olan yerlerde kendi çıkarları doğrultusunda kurdukları küçücük devletçiklerin sınırlarını cetvel ile çizdiler. Öyle ki,  BM göre 195 ülkenin bulunduğu dünya devletleri aranasında Osmanlının hüküm sürdüğü toprakları üzerine bağlantılı ilintili 70 kusur devlet kuruldu.

 

Yeni kurulan ve devlet geleneği olmayan bu devletçikler savaşın galibi devletlerin sömürgesi olmayı baştan kabul ettikleri içinde emperyalistler istedikleri gibi at koşturmaya başladılar. 

 

Türkiye ve birkaç Arap ülkesi hariç olmak üzere, Osmanlı dağıldıktan sonra kurulan bu devletlerin çoğunluğu, emperyalistlerin kendi arasındaki paylaşımında Demirperde ülkeleri olarak isimlendirilen Komünist/Sosyalist blok içinde kaldı.

 

 Dini, milliyetçiliği ve her türlü inancı inkâr eden, bu sözde sistem, Müslüman Türklerin cesetleri üzerine kan ve gözyaşı ile kuruldu. Milyonlarca Müslüman Türk, öldürüldü, sürgün edilerek yerlerinden yurtlarından edildi.

 

İsmi Komünizm/Sosyalizm olan bu zulüm sistemi ömrünü tamamlayarak 1990 yıllarında işkembesi patlamış domuz gibi çökmesi üzerine dağılmaya başladı. Kuruluşu Müslüman Türklerin başına bela olan komünizm/sosyalizmin sistemin yıkılması da başımıza bela oldu. Balkanlardan, Asya ve Ortadoğu’daki Demirperde sınırlarında kalan Müslüman Türklerin çektiği eziyetler, cinayetler, zulüm ve toplu katliamlar gün yüzüne çıktı.

 

Balkanlar da Yugoslavya, Romanya ve Bulgaristan da kardeşlerimizin içler acısı dramları ile karşılaştık. Başsız ve sahipsiz kalmış milyonlarca Müslüman Türk’ün başına gelmeyen kalmadı. Bizler ne oluyor sorusunun cevabını ararken, Avrupa’nın orta yerinde, dünyanın gözleri önünde Bosna-Hersek’te binlerce kadına tecavüz edildi, öldürüldü.  Sadece Srebrenitsa’da BM gözetiminde ve himayesinde 8372 Müslüman Boşnak vahşice öldürülerek soykırım yapıldı.

 

Şimdide aynı zulüm, şiddet, tecavüz, katliam ve soykırım,  Ata yurdumuz Doğu Türkistan da yaşanıyor… Biz her zamanki gibi anlamaya çalışıyoruz.

 

Bir de aslın da Çin zulüm yapmıyormuş; CİA, Çin’i ABD’ye rakip gördüğü için yıpratmak adına işkence ve zulüm yalanını servis ediyormuş gibi gerçeklerle uzaktan yakından alakası olmayan uydurukça haberlerin servis edilmesi nedeniyle kamuoyunun bir bölümünün kafasının karışmış olması insanı üzüyor.

 

Doğu Türkistan da Müslüman-Türkler işkence görüyor. Kadınlara kızlara tecavüz ediliyor. Bosna Hersek te, Çeçenistan da, Azerbaycan da olduğu gibi her şey olup bittikten sonra aklımız başına gelir,  o zamanda inşallah iş işten geçmiş olmaz.   

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.