SON DAKİKA
Hava Durumu

Yazıyorum (05.08.2020)

Yazının Giriş Tarihi: 05.08.2020 13:01

Ayasofya’nın Cami olarak ibadete açılması gündeme geldiği zaman,  konu toplumda büyük bir sevinç yaratmış ve Ayasofya'nın eski haline yani Cami olarak açılması yönünde   mutabakat oluşmuştu. Nerdeyse halkın ve siyasi partilerin tamamı rıza göstermiş, bu talebi desteklemişlerdi.

 

Bu karara muhalif olan azınlık bir grup ise halkın ve siyasi partilerin neredeyse tamamının ekseriyetle ittifak ettiği konu hakkında muhalefet etmeyi kendilerince uygun görmedikleri için, ama fakat diye cılız seslerle itirazları ve algıya yönelik haberler ile dile getirseler de hiç rağbet görmemişti. 

 

Hazırlıklar tamamlandığında Ayasofya Camisinin açılışında Diyanet İşleri Başkanın okuduğu hutbe ve kılıç üzerinden Atatürk’e lanet okundu iddiasıyla Diyanet İşleri Başkanının şahsında linç kampanyasıyla birlikte konunun mecrası değiştirildi. İlgili kurum tarafından konu ile yapılmış olan gerekli açıklamalar ve gerçekler yok sayılarak bir kaşık suda fırtına koparılma gayretine girişildi.

 

Diyanet İşleri Başkanın şahsı üzerinden başlatılan linç kampanyasının taşraya nasıl yansıdığını göstermesi bakımından Barış Yarkadaş’ın bir okuyucusundan geldiğini söylediği ve  Twitter hesabından: “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Atatürk’e hakaret ederse, tarikat da bunu yapar. Sinop Boyabat Bağlıca Köyündeki okulun bahçesinde namaz kılan bir grup tarikat mensubu ATATÜRK heykelinin üstünü bezle örttü. Köyde cami olmasına rağmen okulun bahçesinde namaz kıldılar...” diye yaptığı paylaşım, algıya yönelik yapılan linç kampanyalarının taşrada nasıl karşılık bulduğuna ve bu paylaşımların nelere ve nasıl tepkilere  örnek olması bakımından önemlidir. 

 

Barış Yarkadaş’a okuyucusu tarafından gönderilen bir fotoğraf ile yaptığı paylaşım, referans alınarak hızlı bir şekilde ulusal ve yerel birçok   basın yayın ve bazı milletvekilleri ve kişiler   tarafından gündeme taşındı.

 

Konu gündemde tartışıldıkça, haber değişik bir hal almaya başladı. Kimisi ne oluyoruz diye paniklemiş vaziyette ağız dolusu küfür ederken bazıları da yorumlarında olayın çarpıtıldığını dillendirmeye başladılar. Haberin kaynağı olan Barış Yarkadaş Twitter hesabında yanlış anlaşılma olduğuna dair ifadeler ile konuya açıklık getirmeye çalışsa da ok yaydan çoktan çıkmış “olayın şüyuu vukuundan kötü olmuştu” diye tabir edilen, olayın duyulması, meydana gelmesinden kötü olmuştu.

   

Köy muhtarından birinci ağızdan doğru bilgileri alabilmek için köyün facebook hesabından muhtarın telefon numarasını istediğimde, muhtarın telefonunu bilmiyoruz, ama biz yardımcı olalım diye sorularıma cevap veren muhatabım ile aramızda ilginç ve şüphe uyandıran bir konuşma geçti.  Muhatabım ismini vermekten ısrarla kaçınıyor ve telefon numarası da vermiyordu. Twitter hesabındaki paylaşımın altına yapılan yorumları ve muhatabım ile yaptığım konuşma haberin algıya dönük olarak üretildiği, servis edilen haberin içinde bir çapanoğlunun olduğu izlenimini güçlendirdiği için konu ilgimi çektiği için takipçisi oldum.

 

Köy muhtarına ulaşabilmek mümkün olmadığı için mecburen resmi mesainin başlamasını bekledim, kaymakamlıktan muhtarın telefon numarasını aldıktan sonra köy muhtarıyla aradım. Sinop Boyabat Bağlıca Köyü Muhtarı Birol Gökmen: Camilerinin küçük olduğu için bayram namazında cemaati almadığı için, korona virüs tedbirleri kapsamında en uygun yer olan, taşımalı sistem nedeniyle 20 yıldan uzun bir süredir kapalı olan köy okulunun bahçesinde bayram namazını kıldıklarını, Atatürk Büstünün de kıble yönünde kaldığı için namaz bitinceye kadar üzerini örttüklerini ifade etti. Olayın tarikatla ilgi ve alakasının olmadığı, Atatürk’e saygısızlık olarak değerlendirilmesine çok üzüldüklerini, fotoğrafı köyden kimin gönderdiğini bilmediklerini, bunu yapanın köye kötülük ve düşmanlık için yaptığını dile getirdi 

 

Diyanet İşleri Başkanından başlayıp, Atatürk’ saygısızlığa bağlanmaya çalışılan, köy halkının tamamını tarikatçı gibi gösteren, ciddi ciddi ulusal ve yerel gazetelerin, milletvekillerinin, haber diye paylaşım yaptığı Atatürk büstünün örtülmesi olayın gerçek yüzü, olmuşu olacağı budur.  

 

20 yılından uzun bir süredir, kapalı olan köy ilkokulunun bahçesinde, köy camisi cemaati almadığı için kılınan bir bayram namazında Atatürk Büstü kıble istikametinde olduğu için örtülmesi üzerine koparılmaya çalışılan fırtınanın gerçek yüzü budur.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.