SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Tuvalet terliği ve domuz kılı...  (26.05.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 26.05.2022 10:16

 

 

   Candaş medyaya bakarsanız miting mahşeri kalabalıkmış. Mitinge katılım 600 bin civarında olmasına rağmen heyecan müthişmiş... 

 İtiraz yok... Nasrettin Hoca misali he he öyleymiş. 

 Uçan kuşun kanadını kırmanın alemi yok... 

 Ortada hol yok yumurta yok, resmen açıklanmış ve henüz belirlenmiş bir aday yok, sandıkta halkın önüne konulmamış ama bazıları meydanlara ve anketlere bakıp kendilerini yapılmamış seçimin galibi ilan ettiler bile. 

 Ancak meydandaki kalabalıklar, anket sonuçları sandıklar açıldığı zaman sayıma dahil edilmiyor, seçimler de sadece seçmenin kullandığı oylar sayılıyor. Daha şimdiden bununda “sandık güvenliği” mazereti ile mağlubiyetin kılıfı hazırlanıyor gibime geliyor ama şimdilik “kedidir o” diyelim geçelim. 

 Gerçekler değiştirilmek, yok sayılmak suretiyle unutmak/unutturmak istenilse de toplum hafızası unutmuyor. Unutmuş taklidi yapanların da işine gelmediği için görmezden ve duymazdan geldikleri herkes tarafından biliniyor.

 CHP’nin toplandığı Maltepe Miting Alanı 2014 yılında AK Partili İstanbul BB Başkanı Rahmetli Kadir Topbaş zamanında itirazlara ve karşı çıkmalara rağmen deniz dolgusu yapılarak birçok devasa tesis ile birlikte beşli çete dedikleri Cengiz İnşaat tarafından yapılmış ve hizmete açılmıştı.  

 Miting alanına gelenlerin çoğu bugün Atatürk Havalimanındaki yapılacak peyzaj çalışmalarına karşı çıktıkları gibi bu devasa alana da “Maltepe miting alanı değildir, kent suçudur” diye pankart açmışlar, engellemeye çalışmışlar ve karşı çıkmışlardı. Hatırladılar mı? Bilmiyorum... Şayet hatırladıysalar azcık mahcup olmuşlar mıdır? Gerçekten merak ediyorum... 

 Şimdide Atatürk Havaalanı ile ilgili aynı tepkiyi ve tehditleri yapıyorlar ama yarın bittiği zaman bizim projemizdi diye sahipleneceklerinden ve herkesten önce gideceklerine zerre şüpheniz olmasın... 

 Miting alanında dikkatimi çeken, meydandaki yansımalardan ve yapılan yorum ve değerlendirmelerden edindiğim intiba, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Kılıçdaroğlu’nun attığı depar ile öne geçtiği, İmamoğlu’nun fotoğraf karesine girmek için gösterdiği olağan üstü gayret ile bende buradayım, beni de unutmayın diye verdiği mesajı ile mücadeleden vaz geçmediğini, Mansur’un ise biraz küs olduğunu gözlemledim... 

 Her ne kadar bazıları yalanlamaya çalışsa da İmamoğlu ile Mansur’un arasından kara kedi geçtiği ve birbirleri ile selamlaşmayacak ve tokalaşmayacak kadar aralarına mesafe koyduklarını bakışları ve vücut dilleri ile bütün cihana gösterdiler... 

 İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçmediği gibi dostları da İmamoğlu’ndan henüz tam olarak vazgeçmiş değiller. Ancak yaşanan gelişmelere ve kulis konuşmalarına bakılırsa İmamoğlu’nun CHP tabanında çok kan kaybettiği için ikinci bir Sarıgül ve İnce vakası gibi acı bir sonun beklediği gerçeğini belirtmek isterim. 

 Çünkü Sosyal Demokrat ve Atatürkçü CHP’liler İmamoğlu’nu resmen çizdiler ve Sarayın gazına gelip Cumhurbaşkanı adayı olduğu iddiasını dillendirmeye dahi başladılar ki bunun bir tık ilerisi İnce vakasında olduğu ve şekil (a)’da bilinen manevralar olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın ama İmamoğlu’nun çok çetin ceviz olduğu da göz ardı edilmemelidir.  

 6+1& masasında şu anda henüz aday belirleme işi bitmiş ve netleşmiş değil. Aday belirleme işini sürünceme de bırakarak tabanlarını “Tuvalet Terliğine” dahi oy verecek kıvama getirdiler. 

 Ancak “Tuvalet Terliğine” oy vermek ve “domuzdan kıl koparmak” tabirlerini Türk seçmenine hakaret, demokrasimize de büyük saygısızlık olarak değerlendiriyorum. 

 Bu tabirleri duyduğum da hem ülkem hem kendim hem de düşürüldüğümüz durumun vahameti nedeniyle üzüldüm. 

 Sosyal medya hesaplarında karşılaştığım “Domuzdan bir kıl koparmak” yani AK Parti tabanından bir oy dahi olsa koparabilmek için yapılan siyasi hamlelerin ve kıl kopartma aparatı olarak kullanılan siyasi figürler ile ilgili söylenmiş olan sözler ise haddini çok fazlası ile aşmış, kendini bilmez zavallılarca söylenmiş dikkate alınmayacak ve alınmaması gereken çirkin ve Türkiye bunları hiç hak etmiyor...

 Aslında sadece bu konuda söylenecek o kadar çoook şey var ki…

 Ama… Neyse...! 

 CHP’nin Maltepe Mitingi parti içi hizipler bir tarafta “Her yer Kandil, her yer direniş” diye bağırırken, diğer taraftan Kaftancıoğlu metrajlı kısa reklam filmi, Genel Merkez, Ankara ve İstanbul taraftarlarının birbirlerine cilve yapıp, omuz atmaları ise meydanın görülmesi gereken diğer unutulmaz manzaralarıydı.  

 Belirttiğim gibi Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı henüz netleşmemiş olsa da İmamoğlu'na ve Yavaşa göre bir üstünlük yakalamış durumda. Ancak okuyabildiğim kadarı ile Kılıçdaroğlu kazasız belasız İmamoğlu ile Yavaşı devre dışına çıkardığı zaman Kılıçdaroğlu’nun da adaylıktan çekilmesi istenilebilir... 

 Böylesi bir gelişme ise Kılıçdaroğlu’nun bir dönem daha Genel Başkan olarak siyasette aktif olması demektir ki, CHP içindeki dengelerin buna itiraz edeceklerini veya karşısına rakip çıkaracaklarını da sanmıyorum... 

 Mitingde ne mitingmiş ama dediğinizi duyar gibiyim... 

 Bunlar benim gözlemlerim ve değerlendirmelerim. CHP’nin İstanbul Maltepe Mitingini böyle gördüm, böyle okudum ve böyle değerlendirdim... 

 Birde kel alaka diyeceksiniz ama Murat Ongun’u unutmayın... 

 Aslında Murat Ongun son dönemin önemli bir figürü idi, görevden alınmadı ama başında bulunduğu sözcülük birimi kaldırıldı. 

  Bir tarafa not edin çünkü ilerleyen zamanlar da Murat Ongun ismini çokça duyacaksınız gibime geliyor...