SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

SADAT ve 14. kat  (19.05.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 19.05.2022 09:56

 Buna rağmen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, aklına estiği veya rüyasında gördüğü zamanlarda kamu kurum ve kuruluşlarının kapılarına randevu almadan dayandı. Ziyaret adap ve edebine uymadığı için içeri alınmadı kapılardan süngüsü düşmüş asker gibi gerisin geriye döndü. 

 Benzeri bir aymazlıkla bu defa Türk Ticaret Kanuna göre kurulmuş SADAT diye bir şirketin kapısına dayandı, içeri alınmayınca da şirketi terörist ilan etti.  

 Kılıçdaroğlu içeri alınmayacağını bildiği halde neden randevusuz kamu ve kuruluşlarının kapısına gittiğini pek anlam veremiyorduk... 

 Türk Ticaret Kanuna göre kurulmuş, faaliyetini sürdüren; aleyhine açılmış, sonuçlanmış bir dava olmayan şirketin kapısına dayanması ve bu şirketi terörist ilan ettiğinde kamu kurum ve kuruluşlarının kapılarına dayanmasındaki maksadın aslında bu eylemini meşrulaştırmak için yapıldığı ile ilgili oluşan kanaati de teyit etmiş oldu. 

 Bu olayların neresinden bakarsanız bakın, elle tutulur hiçbir yanı olmadığı gibi mantıklı bir izahı da mümkün değildir. 

 SADAT hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığım ve araştırmalarım ile tatmin edici bilgilere ulaşamadığım için ahkam kesmek gibi bir hadsizlik yapmayacağım. 

 Velev ki bahsedilen şirket kanun dışı bir eylem içinde olduğunu düşünülen bu ve benzeri Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş ve faaliyetleri denetim altında bulunan herhangi bir şirketin kapısına dayanmak gibi Ana muhalefet veya diğer partilerin bir yetkisi yoktur. 

 Böylesi bir durumda partiler TBMM aracılığı ile her türlü denetim ve soru önergesi ile Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunabilir ki doğrusu da budur.  

 SADAT’ın neden böylesi absürt bir şekilde gündem olduğunu çok iyi tahlil etmek gerekiyor. 

 Bu gelişmeleri 2023 seçimleri öncesinde histeri nöbetine tutulmuş ve seçim yenilgisine mazeret bulmak ve çıkarılması planlanan muhtemel kaos planı öncesi mevzi almak adına mıntıka temizliği ve ön hazırlık olarak okuyorum... 

 Kaldı ki PKK ile iltisaklı olan parti, her türlü dernek, kurum ve kuruluş ile can ciğer kuzu sarması olan, Türk Mahkemelerinin kararlarını tanımayan, Adaletinin suçlu bulduğu için içeride olan her türlü suçluya kapısını, kucağını açan, binlerce vatan evladımızı şehit eden teröristleri görmezden gelen ve desteğini esirgemeyenlerin ticari bir şirketin kapısına dayanıp elinde mahkeme kararı olmadan terörist ilan etmek akıl ile izah edilebilecek bir durum değildir. 

 PKK’nın evlatlarını zorla dağa çıkardığı evlatlarını serbest bırakması için Diyarbakır HDP önünde nöbet tutan anneleri ve feryatlarını duymazdan geleceksin sonrada ticari bir şirketin kapısına dayanacak ve elinde bilgi ve belge olmadan terörist ilan edeceksin... 

 Bu bir şaşırmışlık mı, telaş mı bilemiyorum ama ortada bir gerçek var ki birileri bir şeyler planlıyor ve büyük kaosun alt yapısını oluşturuyor gibime geliyor... 

 Mesela CHP’nin kozmik odası olarak isimlendirilen 14. katı ile ilgili sosyal, yazılı ve görsel medyada o kadar çok şeyler konuşuldu ve yazıldı ki böyle bir katın olup olmadığını merak edenler ve bu meraklarını gidermek isteyen siyasi kuruluşlar CHP’nin yaptığı gibi randevu almadan CHP’nin kapısına dayansalar nasıl olur? 

 Tabi ki olmaz... 

 Başta da belirttiğim ve Dostoyevski’nin ifade ettiği gibi” Yüz tavşandan bir at oluşturulamayacağı gibi, yüz kuşkudan da hiçbir zaman bir delil oluşturulamaz.”   

 Irak nükleer silah, Afganistan ise Ladin bahanesi ile emperyalist ABD ve AB tarafından işgaline zemin hazırlandı. Türkiye’nin başına da Ortadoğu ve 2023 seçimleri üzerinden bir çorap örülmeye çalışılıyor ama... 

 Başaramayacaklar...

 Başaramayacaksınız... 

 Çünkü “Takke düştü kel göründü...”