SON DAKİKA
Hava Durumu

MAHALLE’NİN ŞIMARIK ÇOCUKLARI (12.12.2020)

Yazının Giriş Tarihi: 12.12.2020 09:31

Kılıçdaroğlu’nun  1 Nisan şakasına benzeyen, yarım ağız ve dilinin ucu ile yaptığı bu ima üzerine siyaset kulisleri bir hayli hareketlendi. Bunun yanında Millet İttifakı ve CHP içindeki dengeler ise altüst oldu. 

 

Kılıçdaroğlu, Millet İttifakının büyük ortağı, CHP’nin Genel Başkanı; aynı zamanda da fikir babası. Bunun içinde Millet İttifakının Başkan adayı olması en doğal hakkı. 

 

Doğal olmayan, dikkat çeken konu ise şimdiye kadar Ekmeleddin İslamoğlu, Abdullah Gül, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş gibi kendisi dışındaki isimleri Başkanlık için dillendirirken, şimdi ne oldu veya siyaseten ne değişti ki  Kılıçdaroğlu Başkan adayı olduğunu ima etme ihtiyacını duydu?  

 

Kılıçdaroğlu, rekor seviyede seçim kaybetmiş, buna rağmen kaybettiği her seçim sonrasında partisinin içinde güç kazanmış, kendi hanesine bu seçim mağlubiyetlerini tecrübe olarak yazmasını/yazdırmasını bilmiş, zaman içinde yabana atılmayacak kadar siyaset cambazı olmuş bir siyasetçi. Türk siyasi hayatında ana muhalefet lideri olarak bu kadar çok seçim kaybettikten sonra koltuğunu rakipsiz koruyabilmiş bir isim... 

 

Bununla beraber Millet İttifakında ve CHP içindeki birçok benzemezin kuyruklarını birbirine dolaştırmadan, her birine siyaseten mavi boncuk dağıtmış, akla zarar bir şekilde Saadet Partisi ile sol marjinal grupları, İYİ Parti ile HDP’yi bir şemsiye altında toplayabilmiş kendi çapında başarılı bir siyasetçi. 

  

 “Yürek yemiş” benzetmesi ironi ağırlıklı teşbih olmasına rağmen, Kılıçdaroğlu’nun Başkan adayıyım imasının ardındaki yatan gerçeğin ABD’nin yeni seçilen Başkanı Joe Biden’in “Türkiye’deki muhalefet ile birlik olup Erdoğan’ı devireceğiz” sözlerinin doping etkisi yadsınamaz. 

 

Bununla birlikte AB’nin ve ABD’nin Türkiye’ye uygulamayı düşündüğü yaptırımlar ile Erdoğan’ı köşeye sıkıştırma manevralarını unutmamak gerekir. Çünkü son zamanlarda AB’nin ve ABD’nin ağız birliği yapmışçasına ortak olarak sanki Erdoğan’ı Türk halkı seçmemiş gibi; “Erdoğan ile Türk halkını ayrı değerlendirmek gerekir.” diye dillendirilen saçmalığın neden söylendiğini iyi irdelemek ve göz ardı etmemek gerekir 

 

Teşbihte hata olmaz” prensibi ile "Fare; kediye diklenmeye başlamış ise yakınlarda mutlaka girebileceği bir delik vardır.” Tezinden hareketle Kılıçdaroğlu’nun “Başkan adayıyım...” çıkışı yapmasının altındaki gerçeği/gerçekleri iyi araştırmak dünya siyasetindeki Erdoğan karşıtlığı bloğunun milli menfaatlerimiz açısından izlenmesi doğrultusunda çok dikkatli irdelemek gerektiğine inanıyorum. 

 

Bütün bunlara rağmen, AK Partinin surda delik açarcasına, birçok kurucusunu, bakanını, Cumhurbaşkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi mevkilerde görev yapmış birçok değerini incir kabuğunu doldurmayan hangi gerekçeler ile yollarını ayırdığını hem gidenler hem de gitmesine müsaade edenler adına hala anlayabilmiş değilim. 

 

Çünkü trenden inen, indirilen, atılan her siyasi değerin yeri boş kalmış, doldurulamamış bu surette surda açılan her delik kediye diklenen farenin kaçabileceği bir sığınak olmuştur.  

 

Birde mahallenin köşe başların da boşluktan faydalanarak kümelenmiş, işine, aşına, evine giden mahalle sakinlerine külhanbeyi ağzı ile “Mahallenin namusu bundan sonra bizden sorulur ülennnn.” diye rejon kesenler var ki her geçen gün vahim bir hal alıyor. Partinin ağır abisi olmaya özenen mahallenin şımarık çocukları için önlem alınmaz ve çözüm bulunmaz, görüntü ve söylem kirliliğine engel olunmaz ise mahallede büyük bir “Kara Delik” oluşacak gibime geliyor... 

Bu nedenle  Kılıçdaroğlu’nun: “İstemez, ama yan cebime koyun.” misali Millet İttifakının Başkan adayı olabilirim imasını yapmasına, neden olan günden güne çoğalan bu kara delikler olabilir mi acaba? Diye düşünmeden edemiyor 

 

Tabi ki bunun yanında Joe Biden’i de unutmamak gerekir. 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.