SON DAKİKA
Hava Durumu

Kırk yıllık Kani olur mu Yani?                                    

Yazının Giriş Tarihi: 19.01.2023 09:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.01.2023 09:22

Rivayet o ki Ebubekir Kani, Bükreş’te görevli bulunduğu sırada  bir kadına âşık olur.

Aşk acısı çeker. Sonunda kalbine söz geçiremez aşık olduğu kadına evlenme teklif eder. Kadın bu teklife: “         Eğer benim inancımı kabul eder, hayat felsefemi de benimsersen ve adını da Yani koyarsan teklifini kabul ederim.” diye şart koşar.

Ebubekir Kani, sevdiği kadının evlenme için ileri sürdüğü şartları boşa koyar dolmaz, doluya koyar almaz. Çaresizlik içinde  düşünmek üzere zaman ister. Konuyu çözebilmek adına akıl sahibi insanlara sorar soruşturur, kendince konuyu etraflıca  değerlendirir. Sonunda kararını verir ve kadına beş kelimelik bir mektup ile cevabını bildirir: “Kırk yıllık Kânî olur mu Yânî?”

Şimdilerde bu deyiş ülkemizde  yaşanan  siyasi gelişmelerle bağlantılı olarak çokça kullanılmaya başladı. Çünkü siyasette it izi ile at izi birbirine öyle bir karıştı ki kimin eli kimin cebinde, kimi gözü kimin   koltuğunda hiç belli değil. Bunun için   Kaniler mi Yani olacak, Yaniler mi Kani olacak diye herkes büyük bir merak içinde…

Çünkü Türkiye’nin siyasi tarihinin perspektifti içinde  eşyanın tabiatına aykırı, taban tabana zıt fikirlerden ve kutuplardan zoraki oluşturulmaya çalışılan siyasi birlikteliğin diretilmesi sonucu ortaya çıkan 6+1 Masasında  doğum sancıları çekiliyor.

Doğum sancıları içinde kıvranan bu siyasi oluşum 6+1 Masası diye ete kemiğe bürünüp karşımıza çıktı/çıkarıldı. Bugüne  kadar zorlamalarla da olsa ite kaka  geldi, gelebildi.  Fakat bundan sonra nereye kadar devam eder, mevcut şartlarda cumhurbaşkanı adayını belirler mi belirleyemez mi  kimse kestiremiyor.

Masa da ortaya çıkan sorunlar şimdiye kadar çözüm yerine işin kolayına kaçılıp halının altına süpürüldüğü için seçimden sonra halının altından neler çıkacağı  ise şimdilik bir muamma.

Bunun içinde daha şimdiden  halının altından  bazı kokular gelmeye ve sorunlar etrafa saçılmaya başladı.

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayını kazasız belasız belirleyip,  seçildiğinde göreve başladığında alacağı  “Bir Nolu Karar…”  gündeme geldi ki  tam  anlamı ile siyasi bir mizansen ve  oturup ağlanacak halimize fıkra diye anlatılacak akla zarar bir durum. Bir o kadar da vahim.

“Bir Nolu Karar” konusunu kamuoyu ilk defa Can Ataklı’nın Youtube kanalından duydu. Daha Cumhurbaşkanı adayını belirleyememiş siyasi iradenin  bir gecede kamuda dokuzbin kişilik bir liste ile görev  değişimi yapılabileceğine  ihtimal vermediği için deli saçması olarak değerlendirdiğinden kimse önemsemedi.

Sonra konuyu kıyısından köşesinden Davutoğlu’nun dillendirmesi, akabinde Millet İttifakının önemli gazetecilerinden İsmail Saymazın konuyu köşesisine taşıması üzerine  kamuoyunda konu ciddiye alınmaya başlandı.

Meğer ki toplanıp dağılan ve şimdiye kadar   cumhurbaşkanı adaylarını belirleyememiş 6+1 Masası seçimi kazandıkları zaman görevden alınacak ve yerlerine atanacak dokuzbin kişilik bir liste hazırlamış ve  onsekiz bin isim üzerinde anlaşmışlar.

Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı seçimi kazanıp göreve başladığı zaman Bakanlar Kurulu listesini oluşturmadan  Cumhurbaşkanlığının 1 Nolu Kararı ile tespit edilen onsekiz bin kişilik listeden  dokuzbin üst düzey kamu görevlisi görevlerinden alınacak ve yerlerine tespit edilen dokuzbin kişi Can Ataklı’nın tabiri ile “ bam bam bam” diye atamaları yapılacak...

Ağlar mısın gülerb misin?  Veyahut kapasite meselesi deyip geçermisiniz bilemiyorum.

Bu konu o kadar dallanıp budaklandı ki Halk TV’de Barış Pehlivan’ın ve Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Temurci (Ki bu şahış  AK Parti eski İstanbul İl Başkanlarından) katıldığı Sansürsüz proğramında bu dokuzbin kişilik listeden isimler vererek bahsettiler.

Barış Pehlivan’ın, MİT Müsteşarından, Valilerden, Kaymakamlardan sonra Çanakkale Tarihi Alan Başkanının ve Dİyanet İşleri Başkanlığı Musafları İnceleme Kurulu Başkanının görevden alınıp yerlerine atanacak olanların belli olduğunu belirtmesi konunun vehametini bütün çıplaklığı ile gözler önüne serdi.

Çanakkale Tarihi Alan Başkanı, genç yaşta AK Partiden Milletvekili seçilmiş, sonrasında da Bakanlık Muşavirliği yapmış ve Alan Başkanlığına atanmış Eğitimci-Hukukçu olan Çanakkale kamuoyu tarafından yakından tanınan ve sevilen hemşerimiz İsmail Kaşdemir. Tarihi alandaki başarılarını hem Çanakkale kamuoyu hem de Türkiye’nin dört bir tarafından ve yurtdışından ziyarete gelenler tarafından bilinen ve takdir edilen bir yönetici...

Her lafın başında hak, hukuk, adalet ve liyakat diyen siyasi oluşumun, liyakatını hem görev yaptığı bölgesinde, hem de ülke ve yurtdışında ispat etmiş bir yöneticinin  sırf AK Partiden Milletvekilliği yaptı diye görevden alınacaklar listesine alınmasının izahı mümkün değildir. 

En önemlisi de dikkat çekmekle kalmayan birçok insanı endişelendiren başka bir görevli ise Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme Kurulu Başkanının görevden alınacaklar listesinde yer alması ki bu durum sözün bittiği yerdir.

Mushafları İnceleme Kurulu ülke çapında basımı yapılan Kur’an-ı Kerimlerin aslına uygun olup olmadığını inceleyen aslına uygun ise yayınına izin veren bir kuruldur.  Bir iktidar böylesi bir kuruldan ne isteyebilir ki... Siyasilerin Mushafları İnceleme Kurulu Başkanı ile ne gibi bir alıp veremediği en önemliside nasıl bir beklentisi olabilir ki değiştirilmesine karar verilir. Ben bu yaşıma kadar bu kurul başkanının böylesi bir siyasi atamada isminin geçtiğine hiç şahit olmadım ve duymadım.

Belki yaşı bize göre genç olanların böylesi bir şey mümkün olabilir mi diyecekler çıkabilir ama 28 Şubat sonrasında kurulan koalisyon hükümetlerinde Ecevit’in  Başbakan Milli Eğitim Bakanlığınında DSP’de olduğu dönemde bir geçe de 1161 Milli Eğitim ve Şube Müdürünün görevden alınıp yerlerine bir gün dahi müdürlük yapmamış liyakat(!) sahibi insanların atandığına şahit olduk...

Bunun içinde Kaniler mi Yani, Yaniler mi Kani olacak diye sorgulamamız boşuna değil...

Bir de “Kedi yavrusunu yiyeceği zaman küllermiş.” prensibi ile “Köprüyü geçinceye kadar dayı” demeye gayret ettikleri 6+1 Masasında kimlerin inceden inceye küllendiğini de dikkattinizden kaçırmamayın ki köprüden itildikleri zaman  düştümü itildimi ikilemine Fransız kalmayın....

“Harmanı yakacağım diyenlerin, harmana varıp varamayacağını, harmanda  rüzgarın ne taraftan eseceğini tınazı kimin savuracağını, danelerin ve samanların kimin uhdesinde kalacağını ” sandık gösterecek...

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.