SON DAKİKA
Hava Durumu

HEM SEÇİM HEM DE REFERANDUM…

Yazının Giriş Tarihi: 27.10.2022 09:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.10.2022 09:58

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli oluyormuş…

Bu bağlamda olmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi mahallesinde yüksek perdeden eleştirilere neden olan ve hangi akla hizmet olarak “Türbana çözüm için yasal düzenleme” diye yaptığı çıkışına Cumhurbaşkanının “yasal düzenleme yetmez, Anayasal düzenleme yapalım” teklifi CHP’nin “U“ dönüşü yapması nedeniyle konu değişik bir mecraya evrildi.

Görünürde belki ülke gündeminde türban/başörtü diye bir sorun kalmamıştı ama Kılıçdaroğlu’nun çıkışı ile tekrar gündeme gelen ve sonrası yaşanan gelişmelere bağlı olarak yapılan açıklamalar ile türban/başörtüsü konusunun CHP’nin iktidar olması durumunda sorun olmayacağı anlamına gelmediğini bir kez daha yaşayarak görmüş ve anlamış olduk.

Aslında Türkiye’de türban/başörtü diye bir sorun hiç yaşanmamalıydı ama maalesef yaşandı. Ülkemizin yılları heba oldu. Halkın oyları ile seçilmiş bayan milletvekili başörtülü diye yemin ettirilmedi, vekilliği düşürüldü.

Binlerce genç kızımız inancı nedeniyle başörtülü olduğu için üniversitelere alınmadı. Bin bir emek ile kazandıkları ve zorluk içinde sürdürdükleri eğitim öğretimlerinden mahrum bırakıldı, okullarından atıldı, birçoğu da mesleklerinden men edildi.

Doğurduğu, yetiştirdiği, besleyip, büyüttüğü kınalayıp askere yolladığı; üzerine titrediği yavrusunun yemin törenine analar başörtülü, babalar da sakallı oldukları için alınmadı. Rütbeli askerlerin akrabaları da Orduevlerindeki düğün törenlerine aynı saçma gerekçe girmelerine izin verilmedi.

Yapılanlar bununla da kalmadı. Algı ile türban Yahudi geleneği, Sümerler de fahişelerin giyim tarzı olduğu gibi saçma sapan iğrenç iftiralar ile algı oluşturulmaya çalışıldı ama bu propaganda toplum tarafından kabul görmedi ve ters tepti.

Sonuç türban/başörtü sorunu öyle veya böyle pansuman tedbirlerle bir türlü çözülmüştü ama ara sıra isteri nöbetine tutulanlar başörtülü hâkim, başörtülü doktor gibi tartışmalar ile rahatsızlıklarını gizlemiyor ve içlerinde sakladıkları kin ve garazlarını kusmaktan geri durmuyorlar ve ben burada zamanımın gelmesini bekliyorum diye nabız yoklamalarına şahit oluyorduk…

Kılıçdaroğlu’nun çıkışı ile ülkemiz türban/başörtü konusu tekrar gündeme geldi ve Anayasal düzenleme yapılmasının yoluna girildi.

Bilindiği gibi Anayasa değişikliği için TBMM 360 kabul oyu gerekiyor.

Siyasi partilerin milletvekili sayıları ise:

Adalet ve Kalkınma Partisi

286

Cumhuriyet Halk Partisi

134

Halkların Demokratik Partisi

56

Milliyetçi Hareket Partisi

48

İYİ Parti

37

Türkiye İşçi Partisi

4

Demokrat Parti

2

Memleket Partisi

2

Büyük Birlik Partisi

1

Demokrasi ve Atılım Partisi

1

Demokratik Bölgeler Partisi

1

Saadet Partisi

1

Yenilik Partisi

1

Zafer Partisi

1

Bağımsız Milletvekili

6

Toplam

581

TBMM’deki mevcut tablosu göz önüne alındığı ve anayasa değişikliğinin gizli oylama ile yapılacağı gerçeği nedeniyle başörtüsü/türban ile ailenin korunması ile ilgili yapılacak düzenlemenin 360 sayısının çantada keklik olmadığını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok…

AK Parti 286+MHP 48+BBP 1 olmak üzere toplam 335 yapıyor. Geri 25 Milletvekili kalıyor ki anayasa değişikliği için gereken 25 milletvekili kabul oyu verirse TBMM’de kabul edilir ve yasalaşır.

Yoksa tersi olması durumunda konu referanduma gider ki böylesi bir durum da halkın sandığından bunun sonucunun evet olması da kaçınılmazdır. Bu durumdan CHP ve 6+1 Masasındaki diğer partiler Kılıçdaroğlu’nun türban/başörtüsü çıkışından ve konun referanduma gidebilecek olması ihtimalinden dolayı da bir hayli rahatsızlar.

Milliyetçi bir tabana hitap eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kılıçdaroğlu’nun çıkışı ile duyduğu rahatsızlığını açık ve net bir biçimde, hallolmuş ve çözülmüş olan bir konu gibi gördüğü türban/başörtüsünü tekrar gündeme getirmesi ve yasa olmaz gelin anayasa değişikliği ile konuyu gündemden kaldıralım teklifine de karşı çıkarak gösterdiği iki yüzlü tutarsızlığa karşı çıkması ile rahatsızlığını ve tavrını belli etti.

CHP türban/başörtü konusundaki çıkışı ve sorunun anayasal olarak çözülmesine karşı çıkması nedeniyle kazara da olsa kendi ayağına sıktı. Çünkü aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık modu ile zamanında bir metrelik bez parçası diye hafife aldığı türbana/başörtüsüne dolandı. Belki de takdiri ilahinin tecellisi diye bakmak gerekir…

Türban/başörtüsü konusundaki gelişmelere bakıldığında olacağı varmış oldu demek geçiyor insanın içinden… Türban/başörtü anayasal güvenceye alındığı zaman bu konuda ülke gündeminden çıkmış olur ve mütedeyyin halkta derin bir nefes alır …

Şimdilik uzak bir ihtimal ama 2023 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde türban/başörtüsü ile ilgili referandum sandığı da halkın önüne konulacakmış gibime geliyor.

Garip hem de çok garip bir tecelli…

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.