SON DAKİKA
Hava Durumu

Deniz Gezmişler, Che Guevara ve İmamoğlu  (12.05.2022)

Yazının Giriş Tarihi: 12.05.2022 09:30

  

Haziran-2023 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bu iddiasını doğrulayacak kayda değer birçok olaya şahit oluyoruz. 

 

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri yeni dünya düzeni içinde çıkarları doğrultusunda Türkiye’yi şekillendirebilmek isteyenler açısından büyük önem taşıdığı bilinen bir gerçek. Bunun için de gizli açık bu işe dahil olmak isteyenler işini şansa bırakmadan olaya müdahil olmak için ellerinden gelen bütün maharetlerini ortaya döküyorlar. 

 

ABD Başkanı Joe Biden seçildiği gün “Türkiye'deki dostlarımız ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirmek için iş birliği yapacağız” diye net tavrını belirlemişti. Bu nedenle de Erdoğan’ı devirebilecek bir aday çıkarabilmek ve siyasi ortamı ona göre hazırlamak için yarış bir hayli kızıştı, çarşı pazar karıştı ve ortalık toz duman oldu. Göz gözü görmüyor aday belirleme işinde at izi ile it izi birbirine karıştı. 

 

Bu şartlar içinde de “hıyarım var” diyene tuz vermek için elinde tuzluk ile dolaşanların sayısı da bir o kadar da çoğaldı.

 

Bu günkü yaşananlarla ilgili sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek ve sonuç çıkarabilmek için elinde tuzluk ile dolaşanları ve “ıslak tuvalet terliğini” aday gösterip oy vermekten bahseden aktörleri ve figüranları dikkatli bir şekilde takip etmenizi öneririm... 

 

Adam kendinin aday yapılacağından o kadar eminki “Vız gelir tırıs gider.” Diyor. Sonra bakıyor ki pabuç pahalı geri vites özrü, sonra atılım ve tutunma hamlesi ve tossss... 

 

İmamoğlu ilk defa CHP’li elitler tarafından linç edilme girişimine şahit oldu. Ayrıca “turpun elle mi yoksa belle mi çıkacağını” acı bir tecrübe ile de öğrenmiş oldu. “Islak tuvalet terliği” benzetmesi ile kendi akıbetinin bir tık ilerisinin İnce gibi WC’nin önündeki sandalye olduğu mesajını da almıştır herhalde.

 

Biliyorum... 6+1& masası gerçekten kabak tadı verdi. Toplandık, dağıldık; gördüğünüz gibi birlik beraberlik içindeyiz, geliyor gelmekte olan… mesajı içerikli ritüeller siyasi gündemimizi bir hayli yordu ve yoruyor... 

 

Masa şimdilik göstermelik reklam amaçlı toplanıyor ve Kılıçdaroğlu’ da bu masayı kendi adaylığını kuvvetlendirmek için tepe tepe kullanıyor ve kendince keyfini çıkarıyor. 

 

Havanda su dövülen toplantılarda CHP cenahındaki Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yavaş arasındaki bel altı vuruşlar ile kıran kırana devam eden mücadelenin sonuçlanması bekleniyor. 

 

Masa da olmamasına rağmen masa dışından etkili ve etkisiz etmenler de masaya müdahil olmaya başladılar. +1 olan HDP Demirtaş’ın açıklaması ile İmamoğlu’na desteğini açık etmişti. 

 

Ayrıca masada olmamasına rağmen +1& Özdağ’ın Zafer Partisi ve Fatih Erbakan’da Mansur’dan yana ağırlığını koydu... Bunun yanında masanın üst karar vericileri 14 ve 16.ncı katlarda kararlarını vermiş olmalarına rağmen temkinliler ve ismi açıklamak için masanın ve ortamın durulmasını bekliyorlar. 

 

Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu her ikisi de yabana atılmayacak kadar algı siyasetini iyi bilen detayına kadar uygulayan, parti ve ittifak içindeki bileşenlerde gündemi lehine çevirebilen kurt siyasetçiler. 

 

Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun ayağına sıktığı Karadeniz gezisinden sonra İmamoğlu karşısında gözle görünür bir üstünlük sağlamış gibi duruyor. 

 

İmamoğlu, Karadeniz gezisinde Nagehan Alcı ve Fenerbahçe’yi ziyaretinde Trabzonspor kravatı takması nedeniyle pot üstüne pot kırdı...Bu nedenle de karşı mahalle de Kılıçdaroğlugiller sülalesi İmamoğlu’nu şamar manyağına döndürdüler...  

 

İmamoğlugiller baktılar ki algı aleyhlerine işliyor. Gündemi perdelemek adına Nagehan Alcı'nın Che Guevara’nın resmi ile ilgili Rize’de yaşadığı olayı gündeme sürdüler... 

 

Neymiş efendin Nagehan Alcı Che Guevara ’ya katil demiş. Diyemezmiş ... Özür dilemeliymiş... 

 

Ama İmamoğlugiller baktılar ki Che Guevara tutmadı. Bu defa İBB organizasyonu ile Deniz Gezmiş Vakfı ödül töreni ile İmamoğlu ile taarruzun yönünü değiştirmeye ve muhalefetin hızını kırmaya kalktı.

 

Bu sayede İmamoğlugiller azda olsa gündemi değiştirmeyi ve diğer rakibi olan Mansur Yavaş’ın, Deniz Gezmiş ve Che Guevara hakkında siyasi geçmişi biraz sabıkalı olduğu için pasifize etmeyi başarabildi. 

 

Ama siyasette bir şeyler ters gitmeye başlarsa hepsi üst üste gelir. Che Guevara ve Deniz Gezmişler üzerinden gündem değiştirme, oy devşirme ve üstünlük sağlama mücadelesi bu defa sosyal medya üzerinde değişik bir gündem yarattı. 

 

CHP ve diğer parti seçmenleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının CHP’nin oyları ile asıldığını, kurt ile avlanıp sonrada kuzu ile ağıt yakmanın siyasi etik ile bağdaşmadığına dair başlayan tartışmalar konuyu ayrı bir mecraya taşıdı. 

 

Ümit Özdağ’ın çıkışları, Süleyman Soylu ile arasındaki tartışma; Mansur Yavaş’a verdiği destek ve göçmen sorunu üzerinden yaptığı açıklamalar çok ilginç. Fatih Erbakan’ın da Mansur Yavaş’ı desteklediğine dair Cumhuriyet gazetesinin haberi ise hepsinden çok daha ilginçti... 

 

İmamoğlu Karadeniz gezisi sonrası “bu iş beni aşıyor, bana gecekondu yaptırmayacaklar” diye vaz geçer mi?

 

Hiç sanmıyorum... Belki aday gösterilmediği zaman “ben zaten aday değildim” diyebilir ama mücadelesinden vaz geçmez… 

 

Benim bildiğim İmamoğlu maçın uzatmaları da dahil olmak üzere bitiş düdüğüne kadar Deniz Gezmişler, Che Guevara gibi akla hayale gelmeyen birçok argüman ile Cumhurbaşkanlığı adaylık mücadelesini sürdürür. 

 

Baktı gördü olmuyor, gider; Eyüp Sultan’da Kur’an okur. Anıtkabir’e çıkar Kılıçdaroğlu ’nu CHP Kurultayını 1,5 yıldır ertelediği için şikâyet eder, Genel Başkan olur...   

 

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.