SON DAKİKA
Hava Durumu

  Daha kahvaltı edeceğdik…

Yazının Giriş Tarihi: 15.09.2022 10:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.09.2022 10:05

Hayaller şelale… (idi)

Seçime girilecek…

Oyları alınacak…

Erdoğan gidecek…

6+1 Masasının adayı İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı, abla da Başbakan olacaktı…

Bunun yanında köprüden geçinceye kadar Demirtaş’a dayı denilecek, hürmette ve saygıda kusur edilmeyecek; kahvaltı edilecek, kahve içilecek ve karpuz kesilecekti…

Amma ille velakin şimdilik 6+1 Masasındaki manzara iç acıcı olmamakla beraber karışık bir hal almış gibi duruyor… Bel altı vuruşlar. İhale ve yolsuzluk muhabbetleri. Aba altından sopa göstermeler… Söylerim bak imaları ile görünürde kılıçlar çekildi gibi bir görüntü veriliyor…

Ancak 6+1 Masasının görünürler inden ziyade masanın görünmeyen ama zaman zaman gölgesi ve bir yerlerden sesi duyulan iradenin altıncı kolu Çapanoğlunun ne düşündüğü ne yapmak istediği düşünüldüğünde görünür de yaşananların kavgadan daha çok seçmene partimiz adına gerekeni yaptık mesajı vermek için düzmece bir “Kayıkçı Kavgası” olduğu şüphesini uyandırıyor.

Prematüre ve zorlama ile doğmuş, eşyanın tabiatına aykırı siyasi ittifak, zaman zaman suni solunup cihazına bağlanıp küvöze alınarak seçmenin gazını almaya yönelik ve seçmene selam, yola aynen devam gayreti olduğu ise ortaya çıkıyor.

Dünün solcusu, 6+1 Masasının büyük ortağı ve fikir babası rolünü üstlenen CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu zımninde olsa İttifakın adayı olduğunu resmen açıkladı. Ancak Masanın bekasından sorumlu olan İYİ Parti Kılıçdaroğlu’na itiraz etti ve karşı hamle olarak Yavaş ve İmamoğlu kartını ileri sürdü.

Masanın gölge ve olmazsa olmaz ortağı HDP ise ayrı bir alem… Geriye kalan diğer dört ortağın ise varlığı yokluğu zaten belli değil ve ne dediklerine de kimsenin de aldırdığı yok. Onlar şimdilik CHP listesinden Milletvekili olup kapağı Meclise atmaktan seçimlerin alınması durumunda da bakanlık alıp kırmızı plakalı arabalara binmekten başka hayalleri ve dertleri yok…

Yalnız unutmamak gerekir ki 6+1 Masası öyle sıradan bir masa değil… Bu masa da “Büyük Birader” müsaade etmedikçe masada değil kavga çıt çıkması bile mümkün değil. Bakmayın siz esip gürlediklerine Büyük Biraderin izni ve onayı olmadan masanın terk edilmesi, dağıtılması, masa mukimlerinin ben oynamıyorum diye mızıkçılık yapması mümkün değil.

Yoksa… Yok sanın arkası öd korkusu…

Ülkemizin geçmişindeki siyasi yaşanmışlıkları penceresinden ön yargılardan uzak bugünkü yaşananları tecrübe süzgecinden baktığımızda bırakın bir masa etrafında toplanmalarını, yolda birbirleri ile karşılaşsalar yolunu değiştirecek, birbirine selam dahi vermeyecek, söyledikleri ve yaptıkları için birbirinin yüzüne bile bakamayacak olan farklı siyasi görüş sahibi insanların kuzu kuzu bir masa etrafında toplanıp Türkiye’yi yönetmeye talip olmaları alameti farika bir durum.

6+1 Masasındaki müdavimlerini birleştiği tek nokta “Erdoğan karşıtlığı.” Bunun haricinde hepsi masayı bir atlama tahtası, beni neden Başbakanlıktan, Bakanlıktan aldın bende sana kaybettiririm intikamının alınacak yeri olarak görüyor. Bunun yanında her birinin kendi siyasi gelecekleri ile ayrı hayalleri ve beklentileri var…

Kılıçdaroğlu, siyasi hayatında partisinin haricinde hiçbir siyasi başarısı bulunmamasına rağmen CHP içinde hiç seçim kaybetmeyen değişik bir figür ama müthiş bir oyun kurucu… CHP’nin altından girdi üstünden çıktı. Muhaliflerini ve önünü kesecek, kesebilecek olanların siyaseten posasını çıkarıp partinin kapısının önüne koydu. Şimdide 6+1 Masasını sıçrama tahtası olarak kullanıp Cumhurbaşkanlığı adaylığına zıplamak istiyor.

Meral Akşener, birçok partiyi dolaştıktan sonra MHP’de demir atmıştı. Sonrasında da MHP’den kopardığı vekiller ile ayrıldı, İYİ Partiyi kurdu… Başbakan olmak gibi bir takıntısı var… 15 Temmuz kalkışmasından önce Başbakan olacağını dillendirmesi zamanlaması bakımından çok eleştirilmiş ve manidar bulunmuştu… Şimdide yapılan halk oylaması ile başkanlık sistemine geçilmesi ile kaldırılan Başbakanlığa talip…

Masanın görünmez ortağı HDP ise grup kurup, üç beş bakanlık almanın derdinde…

 “Kayıkçı Kavgası” şimdilik Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Mansur arasında geçiyor… Kılıçdaroğlu ve Mansur aldığı sağ sol kroşeler ile sendeleme devresinde… İmamoğlu’nun rakibi ise yine İmamoğlu, şimdilik rakiplerinden yumruk yemedi ama tatil dönüşü kafasını otobüse çarptığı için kafası kolu sarılı bir kazazede…

Düzmece ve “Kayıkçı Kavgası” olsa da “Kavgada yumruk sayılmaz” kuralı bu kavga içinde aynen geçerli… Yumruklar ile netice alınamaz ve müsabaka nakavt ile sonuçlanmaz da puanlamaya kalırsa benim baktığım pencereden maçın ve 6+1 masasının galibi faullü çıkışlarına ve ceza puanlarına rağmen İmamoğlu gibi görünüyor…

Kahvaltı işi ne olur derseniz… O’nu da “Büyük Birader” bilir… Bakarsınız George Orwell’in meşhur 1984 Romanındaki “Barış Bakanlığında” çok uluslu 6+1 Kahvaltı Masası kurulur (mu?)

Ahanda şuraya yazıyorum… O iş çok zoorrrrrr…Çünkü seçmen bu filmin fragmanını 1908’de seyretmişti…

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.