SON DAKİKA
Hava Durumu

  6+2 Masası nereye savruluyor?                        

Yazının Giriş Tarihi: 10.11.2022 10:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.11.2022 10:17

                                                                                                                                                                     

Erdoğan’ı devirebilecek bir Cumhurbaşkanı adayı bulabilmek için kurulmuş/kurdurulmuş olan 6+2 Masasının üstünde bugünlerde kara bulutlar dolaşıyor. 

Şimdiye kadar aday bulamadıkları ve aday olduğunu açıklayan Kılıçdaroğlu ’da masadan veto yediği için kavga bacadan tütmeye başladı. 

Önceki yazılarımda da müteaddit defalar belirttiğim gibi bu işin sonu mahkemede bitecek gibime geliyor. Bugünlerde masa eksenli yaşanan tartışmalar o günlerin çok yaklaştığının haberini veriyor gibi. 

Kılıçdaroğlu; her zaman yaptığı gibi şark kurnazlığı ile masanın sahibi ve patronu edası emri vaki bir oldu bitti ile kendisini 6+2 Masasının Cumhurbaşkanı adayı olduğunu partisinin Çeşme’deki toplantısında ilan etti.  

Bu açıklama ve sonrası yaşanan gelişmeler ile kızılca kıyamet koptu. Masanın ablası biz noter değiliz diye yaptığı açıklama ile Kılıçdaroğlu’nun adaylığını veto etti. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu’nun o güne kadar hiç gündeminde olmayan (B) Planını uygulamaya geçip ABD’nin Bay Kemal’i ile görüşmek üzere yola çıkması ile birlikte fırtına öncesi hareketlenmeler başladı. 

Masadan yediği veto kararını ABD’de veto ettirmek ve adaylığını onaylatmak umut ve hayal ile ve aday olmazsam masayı dağıtırım tehdidi ile başlayan ABD’nin Bay Kemali Senatör Bernie Sanders ile buluşmak üzere yola çıkılmasına rağmen bu görüşme gerçekleşmedi.

Bu görüşme gerçekleşmediği için de gezinin ismi Bilim ve Teknoloji gezisi olarak değiştirildi. Bununla beraber akla ziyan ve zihinlerde derin soru işaretleri oluşmasına neden olan 8 Saat 15 dakikalık kayıp zaman muamması yaşandı ki hangi gerekçe ile nereden icap etti veya ilham mı geldi ise ani bir karar ile İngiltere Krallığını ve Almanya’nın da ziyaret edileceği duyuruldu.  

Kılıçdaroğlu’nun ABD, İngiltere ve Almanya ziyaretleri her ne kadar değişik isimler ile isimlendirilip, hedef şaşırtmaya ve algı yaratılmaya çalışılsa da genel kanaat Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için icazet alma turları olarak değerlendirildi.  

Ancak Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ABD’de veto yediği gibi 6+2 Masasının sahibiymiş gibi davrandığı için uyarıldığı iddiaları da gündeme geldi ki bu durum Kılıçdaroğlu’na Cumhurbaşkanlığı adaylığı yolunun tamamen kapatıldığı şeklinde değerlendirildi. 

Kılıçdaroğlu’nun ABD, İngiltere ziyaretleri sonrasında Bilim ve Teknoloji, temiz para, kirli siyaset derken eşekten düştüğünde zaten ben inecektim benzeri Nasrettin Hoca mazereti ile adaylığından vazgeçtiğini açıklaması veya gemileri yakıp masayı dağıtması sürpriz olmayacaktır.  

ABD’de yaşanan 8 saat 15 dakikalık kayıp zaman sonrası ipin ucu malum olan zihniyet ile birçok bileşenin oluşturduğu grupların eline geçtiği için ABD ziyaretinde İngiltere ve Almanya ziyaretlerinin de eklenmesi tesadüften ibaret olmadığı göz ardı edilmemelidir.  

ABD Büyük Biraderin ağababalarının mekânı. İngiltere Krallığı ise Dünya’nın bir numaralı emperyalist ve AB ayrılması ile yeni küreselcilerin çekim merkezi olmaya aday ülkesi…  Almanya ise AB’nin önde gelen Dünyadaki altın madenlerinin patronu sözde çevreci bir ülke. 

Şeytan üçgeninin saç ayağını oluşturan bu üç ülkenin Türkiye açısından ortak noktası emperyalist oluşları ve diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de dini cemaat ve yapılar ile birlikte PKK ve marjinal sol gruplar ile içli dışlı hemhal olmaları nedeniyle organize etmede çok mahir olmaları bu nedenle de potansiyel aktif güç oluşturmaları. 

Yıllarca şimdiki İngiltere Kralının gizli Müslüman olduğu, sünnetli olarak dünyaya geldiği ve Şerif olduğu tevatür şeklinde bazı dini cemaatlerde kulaktan kulağa söylene gelmiş böylece bazı dini cemaat ve tarikatlarda İngiltere’ye karşı bir sempati duyulması sağlanmıştır.   

İşin garip tarafı ABD, İngiltere ve Almanya eksenli bazı dini cemaat ve tarikatlar ile 6+2 masasındaki partilerin dostluk derecesinde, al gülüm ver gülüm seviyesinde illiyet bağı bulunmasıdır. 

ABD ziyaretinde Kılıçdaroğlu ile görüşmek üzere bazı cemaat ve tarikatların ikinci adam seviyesindeki ileri gelenlerinin ABD’ye geldiği, milletvekili bazında pazarlıklar yapıldığı, eksik kalan parçalarında İngiltere ve Almanya ziyaretlerinde tamamlanacağı iddiaları dillendirilmişti. 

Bazı cemaat ve tarikatlar bu görüşme ve kamuoyuna yansıdığı için ifşa olan bu iddialar ile “bakın biz hala güçlüyüz, pazarlık gücümüz var. Bu pazarlık gücümüzü yitirmememiz için birlik ve beraberlik içinde olalım, umutlarımızı kaybetmeyelim” diye tabanlarına yaptıkları motivasyonunun da tavan yaptığı göz ardı edilmemelidir.  

Kapalı kapılar ardında cemaat ve tarikatlar bazında milletvekili pazarlıkları devam ederken AK Partide şu anda aktif siyasetin içinde olan veya sonrasında istifa edip ayrılan, kripto, uyuyan, uyutulan; kırgın küskün veya tekrar göreve çağrılan bazılarının bu gelişmelerden sonra başta Gelecek ve Deva kontenjanından milletvekili olmak için ağızlarını değiştirip lacivert takımlarını giyip piyasaya çıktıklarına şahit oluyoruz…  

Tabi bunlar birer iddia… Bu iddiaların ispatı şimdilik mümkün değil ama bu ve benzeri iddiaları şimdilik iddia diyelim ve bir kenara koyalım.  

Ülke genelinin bütününde bu iddiaları teke tek değerlendirip şu anda bir sonuca varmak mümkün değil. Bu iddialar ancak 6+2 Masasının Cumhurbaşkanı adayı açıklandığında ve iller bazında yereldeki gelişmeler değerlendirildiğinde resmin büyüğü ortaya çıkacaktır.   

Parantez açıp şimdiye kadar 6+1 diye isimlendirdiğimiz masaya neden 6+2 denildiğini de açıklık getirilmesi gerekiyorsa Haydar Baş’ın kurduğu ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı, vefatından sonrada oğlunun başına geçtiği BTP’nin şimdiki Genel Başkanı oğlu Hüseyin Baş masaya dahil olmak istediğini söylemiş ve Meral Abla da neden olmasın diye cevaplamıştı. Meral Ablanın masada elini güçlendirecek böyle bir talebe tek kişilik milletvekili kontenjanı ile BTP’nin dahil olacağını düşünüyorum. 

6+2 Masasının ekseninde bunlar yaşanırken masada çekim merkezinin inisiyatifi CHP’den İYİ Partiye kaydı. CHP her zamanki gibi kendi sularında kapalı kapılar ardında bir zenginler muhabbeti devam ettiği, herkesin kendi derdine düştüğü yazılıp çiziliyor.  

Mansur ve İmamoğlu ekseninde yaşanan gelgitlerin nasıl sonuçlanacağını, bu saatten sonra sürpriz bir isim çıkar mı, yoksa herkes seçime kendi adayı ile girip ikinci turda en çok oyu alan adayı mı destekler gerçekten merak ediyorum… 

Ancak Kılıçdaroğlu’nun Grup konuşmasında daha önce Cumhurbaşkanı adayı olmaması için çıtır çıtır yediği İmamoğlu’nu kimseye yedirmeyeceğini söylemesini de anlamlı bulduğumu belirtmek isterim. 

Daha önce tıpkı İmamoğlu’na yapıldığı gibi şimdide Akşener’e de 28 Şubat kaseti ile CHP’de PYD sınır komşumuz olsun kaseti ile aba altından sopa gösterildiğini gözden kaçırmamanızı tavsiye ederim… 

Kısacası 6+2 Masası şimdilik sadece sallanıyor ama yakın zamanda oluşabilecek hortum (kasırga) ile ne tarafa savrulacağını, masanın bacakları ve metal aksamının kim veya kimlerin kafasına düşeceğini kestirmek gerçekten güç… 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.