SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Haydi, gel oyun oynayalım; (31.07.2021)

Yazının Giriş Tarihi: 31.07.2021 10:34

Hey, sen evet sana söylüyorum. Bırak büyük gibi düşünmeyi,

“ortada kuyu var yandan geç” evet tombik oynayalım, çocuk olalım eski günlerdeki gibi.

Sadece ortadaki topları vurmak olsun hedefimiz, ben seni vurdum sen beni vurdun olsun eğlencemiz.

Çocuk olalım, arada biraz…

Şimdiki çocuklar daha mı az yaşıyor çocukluğunu?

Sokaklar deseniz eskisi gibi güvenli değil.

Teknoloji var. Her şeye kolay ulaşıyorlar. Ama çocuk gibi yasayabiliyorlar mı?  Çocukluklarını !!!

Çocukların sokaklarda oyun alanları yok, apartmanlar arasında sıkışmışlar. Kendimize ve çocuklarımıza biraz zaman ayırabilirsek çok mutlu olacak her iki taraf…   Günümüzde yoğun çalışma temposu ve televizyon, bilgisayar, tablet, telefon gibi aletlerden dolayı ebeveynler çocuklarıyla geçirebilecekleri kaliteli oyun zamanlarını gittikçe kaybetmektedir. Oysaki bir çocuğun ileride hatırlayabileceği en güzel anılar ebeveynleriyle geçirdiği keyifli anlar olacaktır ve bu anılar onların da ileride kendi çocuklarıyla da oynamalarına yardımcı olacaktır. Sonra, ortaya çıkan teknolojik ürünlere bağlılık yaratıyor diye, serzenişte bulunuyoruz çocuklarımıza…

 Sorguluyor muyuz kendimizi?

Şimdi çocuklar evlerde AVM’lerde büyüyor. İmkânları olanlar gidiyor doğaya, keşif yapıp eğlenebileceği alanlara.

Peki, oyun ne sizce?

“Kimine göre oyun, enerji fazlasını atmak kimine göre benzetmece içgüdüsünü doyurmak, kimine göre ise boşalma gereksinimini karşılamaktır. “

 Günümüzde oyuna sadece eğlence aracı olarak değil, aynı zamanda öğrenme aracı olarak da bakılmaktadır. Çocuklar, öğrenme sürecini oyunla tamamlarken aynı zamanda oynadıkları oyunlarla bedensel gelişimlerini, refleks kontrollerini ve ruh sağlıklarını da gelişmesini destekler.

Peki, bilim insanları neler demişler oyun hakkında?

  1. J. Rousseau’nun “Önce çocuğun duyu organları eğitilmelidir. Bu da ancak oyunla olur”, Eflatun’un, “Çocuk oyunla büyümelidir”, Groos’un “Oyun hayata hazırlıktır”, Einstein’ın “Hayat=İş oyun”, Goethe’nin “Çocuk oynayarak öğrenir, ciddiyet karşısında şaşırır” sözlerine de yer vererek oyunun önemi vurgulamıştır. Froebel’in “...Çocuk oyunları hayatın bir çekirdeğidir. Bütün insanlar orada gelişir, büyür ve oluşur. İnsanın en güzel ve en olumlu yetenekleri orada yükselir” sözleri ile oyunun “birey ”in yetiştirilmesinde ne derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Oyunlarda sosyal iletişim ve beceriler;

Önce ailelerde buluşur çocuklar, tanır komşunun yâda akrabasının çocuğunu, sonra iletişim başlar çocuğun dünyasında. Zamanla genişler bu çerçeve anaokulu, ilkokul, ortaokul derken büyür gider sosyal çevre.

Peki, ne öğrenir ve ne öğretir bu çevre sizce?

Arkadaşlığın ne olduğunu, nasıl davranacağını, konuşarak sağlıklı iletişim kurmayı, birlikte oyun kurmayı, problemlerini çözmeyi, birçok beceriyi özgürce arkadaşlarıyla oyunlar oynayarak öğrenir çocuklar. Keşif yapar, dener, gözlemler, büyümenin adımlarını çocukluğuyla öğrenmeye başlar.

Oyunlar ve oyuncaklar…

Çocuğun dünyasıdır, oyunlar ve oyuncaklar.  Bahsetmiştim eskisi gibi sokaklarda oyunlar oynayabilmek zor diye. İşte burada girdi devreye oyuncaklar. 

Küpler, bloklar

Tahta otomobil ve kamyonlar

Tahta veya plastik hayvanlar

Bebekler

Eklemeli oyuncaklar

Ocak, musluk, buzdolabı

Yemek ve cay takımları

Çocuk boyuna uygun masa ve sandalyeler

Sonuç olarak; oyuncaklarda tüm çocukların yaşına ve gelişim seviyesine uygun alındığında, çocuğun gelişimine yardımcı olan hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştirmesine destek olduğunu da göz ardı edemeyeceğimiz materyaller olarak yer alır çocuğun dünyasında.

Tüm dünyada ve ülkemizde sosyal izolasyona zorunlu kaldığımız pandemi sürecinde hem çocuklar hem yetişkinler, güvenli alan sağlayan sosyal çevrelerimizden uzakta kaldılar. Her birey kendi koşullarını daha verimli kullanır ve sosyal çevrelerde buluşmaya ayırabilirse daha az uzaklaşmış oluruz birbirimizden.

Oyunlar; Sokak oyunları artık unutuldu.

Çocuklarımızın kaybolan oyunları yakından öğrenebilmeleri ve bunları arkadaşları ile paylaşabilmeleri için sizleri birlikte oyun oynamaya çağırıyorum.

Bezirgânbaşı,  Yattı Kalktı,  Hacı Yatmaz vb. oyunlarla çocuklar çocukça oynasınlar…

Çatlak patlak oyunu

Oyuncular ellerini, biri üstte, diğeri altta kalacak şekilde birbirlerinin avuçlarına koyarlar. Her kelimede bir oyuncu yanındaki arkadaşının avucuna vurur ve şu şarkı söylenir:

“Çatlak patlak,
yusyuvarlak,
kremalı börek,
sütlü çörek,
çek dostum çek,
arabanı yoldan çek,
çek amca çek,
burnun kanca,
al sana bir bulmaca,
bulmaca kaç parça,
veriyorum 5 parça,
1, 2, 3, 4, 5”