SON DAKİKA
Hava Durumu

Geçmişten Günümüze 21.12.2019

Yazının Giriş Tarihi: 21.12.2019 17:23

 

Cemal 1931’de Erzincan'da dünyaya gelmiştir. İstanbul’da ilkokul eğitimine başlamıştır. İlkokul sıralarındayken bir dergi çıkarmaya karar vermiş ve içimdeki yazar aşkını ortaya çıkarmıştır.  Dergi çıkarırken maliyetlerinden dolayı çekinse de asla vazgeçmeyen Süreya yakın bir arkadaş ile dergiyi çıkarmıştır. kitap okumayı çok seven Cemal Süreya, küçük yaşta suç ve ceza kitabını okumuştur.

 Babası tekrar evlikil ypınca üvey anne elinde büyüyen Süreya, üvey annesinde oldukça çekmiştir.

Ortaokulda Cemalettin 100 metre koşu yarışına katıldı ve yarışmada birinci gelmiştir. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi - Maliye ve İktisat Bölümü’nde tamamlamıştır eğitim hayatını.

Maliye Bakanlığı’nda iş hayatına atılan Süreya,  şiirleri kalbinin aklını hep bir köşesindeydi.

Emekliliğinde yayınevlerinde danışmanlık ve ansiklopedilerde redaktörlükle çevirmenlik yapmıştır.

‘’ikinci yeni hareketi’’ ne katılan Cemal, kalemini burada netleştirmiştir.

Karşı çıktığı ne varsa kaleminde işlemiştir.  Hepimizin görüşlerini bildiğimi edebiyatta adını sıkça duyuran Süreya, özellikle şiire ve yazdıklarına anlam yüklemesiyle bilinmektedir.

Çok duygulu olan şair, aşk, insanlık duygu ve düşüncelerini kaleminden hiç bırakmamıştır.

Tomris Uyar ile aşkıyla bilinirlerdi, Tomris, Tamer ile evliyken Cemal Süreya’ya aşık olmuştur. Gerçekten de verimliydi aşkları, çünkü, Cemal Süreya en içli aşk şiirlerini yazıyordu Tomris için.

 

Cemal Süreya Şiiri

Aşk..

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.