SON DAKİKA
Hava Durumu

Geçmişten Günümüze 02.12.2019

Yazının Giriş Tarihi: 02.12.2019 08:01

 Türk Edebiyatının öncülerinden olan Namık Kemal  "Vatan Şairi" olarak ta bilinir. Asıl adı Mehmed Kemal'dir.  Yeni Osmanlılar Cemiyetiyle ortaya çıkan İttifak-ı Hamiyet derneğe katılmıştır.

Namık Kemal  Tasvir-i Efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazılmasından dolayı kapatılmıştır. İstanbul'dan için Erzurum'a vali muavini olarak atanmıştır.  Muhbir gazetesinde yazmaya başlayan Namık Kemal, Ali Suavi'yle anlaşamaması üzerine Muhbir de ki işinden ayrılmıştır.

Kemal, yine İstanbul'dan uzaklaştırılmak için Gelibolu mutasarrıflığına atanmış, önemli  eserleinde biri olan Vatan Yahut Silistire oyunu, sahnelendiğinde halkı arasında olaylara neden olmuştur.  Bu olay basında yerini aldığında Namık Kemal İstanbul'a geri dönmüş ancak olayın patlak vermesi üzerine arkadaşları ile tutuklanmıştır. Sürgünlerin ardından İstanbul'a dönen Namık Kemal, Anayasayı hazırlayan kurulda görev almıştır. Şiirlerini küçük yaşlardan itibaren yazmaya başlamıştır. Şiirlerinde tasavvuf etkileri görülmektedir. Tiyatroya özel bir önem veren Namık Kemal  altı oyun yazmıştır. Bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan Vatan Yahut Silistre oyunu  Avrupa'da da ilgi uyandırdı ve beş dile çevrilmiştir.İlk romanı "İntibah" 1876'da yayınlanmıştır. Namık Kemalin belirtmesi üzerine  ustası Şinasi'dir. Namık Kemal'in karakteristik şiir anlayışı ve tasavvufi şiirler yazması Şinasi'yi tanımasından sonra oluşmuştur. Türk şiirine hak,hukuk,vatan,millet , adalet gibi kavramları gerek şiirlerinde gerekse eserlerinde olsun yer vermiştir, ayrıca tük toplumuna vatan sevgisini oyunlarında ve eserlerinde belirtmiştir  Namık Kemal. Namık Kemal 'in  

En bilindik Şiirleri: Vaveylâ, Vatan Mersiyesi, , Hürriyet Kasidesi

Namık Kemal'in en çok eser verdiği tür, tiyatrodur. 6 tiyatro oyunun kaleme alan Kemal, yazığı oyunlarla Avrupa 'da  oldukça ses getiren oyunlar yazmıştır. 

Namık Kemal'in ikinci tiyatro eseri "Gülnihal " adlı eseri olmuştur.

 

VATAN MERSİYESİ                   

                                                      

Hayflar minnet eden insane!

Vatanı ateşe bizler yaktık,
Yandı da seyrine bizler baktık,
Fahr edip bir de nişanlar taktık…
Yakışır mıydı bu hiç merdâne
Çalışıp benzemeye şeytane!..

Vatanı düşmana teslim ettik.
Göz göre milleti tesmim ettik.
Sanki her vacibi tetmim ettik…
Çekelim bir nazar-ı im’ane:
Bu mudur lâyık olan imane?

Vatanı düşman elinde görmek,
Ademe küfre müşabihtir pek,
Bundan evvel ne şerefmiş ölmek!
Bu gidişle olacak puthane
Mescid ü Kâbemiz, ey divane!

Vatanı aldığı günler ecdad
Geri vermek mi içindi o cihad?
Yad edin kanlarını aşk ile yad!
Geldi toprakları da efgane,
Dadres yok mu diyor, nalâne?

Vatanı kana batırdı ağyar,
Ne çimen kaldı, ne bülbül, ne de hâr.
Yok mu hiç bendelerinde bir yâr?
Vakf-ı nefs ede fedakârane,
Kılıcın sallaya ahrarane?..

Vatanı gülşen iken kabr ettik,
Herkesi ölmeğe biz cebr ettik.
Akıbet öldü vatan sabr ettik..
Böyle mi yardım olur ihvane?
Dağ taş ağladı yane yane!..

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.